Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Saçma sapan bir yasa…

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi yine kendine yakışanı yapmış ve “Türkiye Hristiyan Kiliseleri Hesap Verme Yasası” diye bir yasa kabul etmiş.

Başka bir ülkeden yasayla hesap sormak… Nasıl oluyorsa… Sembolikmiş, yaptırımı yokmuş ama çıkarttılar. Şimdi Temsilciler Meclisi ve Senato’nun oyuna sunulacak. Oralardan geçmesi beklenmese de, canları çektiğinde gündem oluşturmak için kullanacakları kesin.
Maksadı, Türkiye ve KKTC’deki Hristiyan mülklerinin ABD Dışişleri Bakanı’nca takip edilmesi…
Hep kendi sorumsuzluğumuzdan söz ederiz ama gerçek öyle değil. İşte 40 yıl sonra da olsa Apostolos Andreas’ın restorasyonu, Lefkoşa’da yenile restore edilerek açılan Ermeni kilisesi, Rumların gelip ayin yaptığı kiliselerin durumu… Mezarlıklar dahi elden geldiğince belediyelerin koruması altında. En azından Vandallık yapılmıyor…
Tasarıyı Ermeni diasporası ileri götürmüş. Herhalde Yunan lobisinin de desteği ile… Tamamen politik. Bir kere Türkiye’de başka dinlerin mabetleri, bizdekinden de daha iyi korunuyor. Yasaları var, önlemleri var, korunması için fonları var. Devlet kendisi koruduğu gibi, Hristiyanların da, Musevilerin de Türkiye’deki mabetlerini korunması güvence altında…
Nitekim Demokrat Parti Virginia milletvekili Gerald Connolly, tasarının Türkiye’nin dini mülklerin korunmasına yönelik son dönemde attığı olumlu adımları görmezden geldiğini belirtmiş.
Bir başka milletvekili, Cumhuriyetçi Parti’den California milletvekili Dana Rohrabacher, Yunanistan’da ibadet yerleri sınırlı olan Müslüman toplumun da sorunlarına yönelik bir tasarının da ele alınmasını istemiş…
İşin siyasi boyutu burada zaten. Ne Yunanistan’da ne de Güney Kıbrıs’ta, bizim Hristiyan mülklerine gösterdiğimiz saygının binde biri yok.
Kapılar yeni açıldığında basından birçok arkadaş Güney’deki o yerleri bir bir gezmiş, görüntülemiştik. Ayakta kalan cami sayısı çok az. Birçoğu yerle bir edilmiş, izi bile yok. Ya mezarlıklar? Tümü talan edilmiş, çökmüş, birçoğu da buldozerle yok edilmiş…
Bunların hepsinin görüntüleri var. Ama biz çekimleri yapalı 10 sene geçti. Gerektiği gibi bir çalışma yapılsa, en azından belki Müslüman dünyasını arkamıza alarak ses getirebilirdik. Hatta şu son yasa hazırlıkları sürerken, Temsilciler Meclisi’nde dağıtılmaları sağlanabilirdi. Ama biz haklarımızı savunmayı hep “çözüm karşıtlığı” olarak nitelediğimizden, uzak durmayı tercih ederiz nedense.
Oysa dünyanın gerçeği bu…
Kim ne derse desin, Kıbrıs konusunu da, Türkiye’nin AB üyeliğini engellemek isteyen çevreler, her fırsatta olayı Müslüman-Hristiyan meselesine getirir, dünyadan haberi olmayan milletvekillerinin, senatörlerin oyunu almayı başarırlar.
Bugün de olan bu…
Çok da kafayı takmaya değmez ama insan biraz da karşılığı verilsin istiyor…

YERİN KULAĞI VAR
ARTIK SÖZ SEÇMENİN:
Aylardır onlar konuştu, söyleyeceklerini, projelerini anlattılar. Şimdi söz sırası seçmende. Verilen sözler, vaatler ve de birçoğu hayali onlarca proje… Kim, hangi aday ne kadar inandırıcı oldu yarın sandıklar açıldıktan sonra belli olacak. Ülke için, yaşadığımız kent için kim hayırlı olacaksa o kazansın diyoruz…

MERAK EDİYORUM:
28 belediyenin birçoğunda sonuçlar neredeyse belli gibi. Örneğin Girne, Lefkoşa, Gönyeli, Güzelyurt, İskele ve Lapta gibi. Yarınki seçim sonuçlarıyla ilgili en çok merak ettiğim yer Mağusa. Çünkü sonuçları önemli… Orada kıran kırana bir yarış yaşanacak. Son gün Eroğlu’nun da katkısıyla İsmail Arter arayı kapatıp öne geçebilir mi, merak ediyorum. Bir de Lefke’de 3 adayın at başı gittiği bir seçim yaşanacak gibi geliyor bana. Mağusa ve Lefke’yi izlemekte fayda var…

SEVİYEYİ DÜŞÜRMEYELİM:
Yaklaşık bir aydır ev ev gezen, mitingler düzenleyen adaylar, artık son kozlarını oynuyorlar. Ancak son günlerde telaşa düşen bazı adayların, biraz da kaybetme telaşı ile diğer adaylar hakkında imzasız birtakım iddialar içeren broşürler dağıttığı, oy uğruna bazı evlere klima takıldığı yönünde haberler duyuyoruz. Bugüne kadar düzeyli giden propaganda döneminin son gününde bu tür yollara tevessül etmenin kimseye fayda getirmeyeceği aksine, ters tepki yaratacağını unutmamak gerek…

PROJE MÜHİM:
DP-UG’deki son istifalarda, gerek istifa edenlerin, gerekse genel merkezin açıklamalarında bir ortak nokta dikkati çekiyor; “Çıkar” meselesi… Herkes diğerini çıkarcılıkla suçluyor. Yakın geçmişte UBP’yi karpuz gibi bölen “kader”, ne yazık ki şimdi DP’yi parçalıyor. Herhalde bir bildikleri var…

DP’LİLER TASVİYE EDİLİYOR:
DP-UG Genel Başkanı Serdar Denktaş’ın Lefkoşa ve Gönyeli’de UBP adaylarına açık destek vermesinin ardından, parti içi huzursuzluklar istifaları da beraberinde getirdi. Dün havayı koklayalım dedik, çoğunluk DP-UG’deki olayları “DP kanadının UG tarafından tasfiye edilmesi” şeklinde yorumluyor. DP kanadının partiden istifasının seçim sonrası daha da hız kazanacağı gelen iddialar arasında…

İNANDIRICI MI:
Sivil toplum örgütleri arka arkaya görüş açıklıyor. Kimisi “Evet diyeceğiz” diyor, kimisi “Bizim oyumuz hayır” diye ilan ediyor. Oysa böyle bir konuda sivil toplum örgütlerinin tabanlarını yönlendirme kabiliyetleri olduğuna ben inanmıyorum. Şu anda siyasi partilerin tabanlarında bile, ortak bir görüş yok. Keşke örgütler, tavır alacaklarına görevlerini yapsalar, Anayasa değişikliğinin içeriği hakkında tabanlarına aydınlatıcı, tarafsız toplantılar düzenleselerdi…

 

ZİRVEDEKİLER
Tüm Adaylar: Termometrelerin 40 dereceyi gösterdiği bu günlerde, sokakları arşınlayan, seçmenin bitmek bilmeyen isteklerini sabırla dinleyip, yüzündeki gülümsemeyi bozmayan tüm adaylarımızı kutlamak istiyorum. Çok zor bir süreci başarıyla atlattılar. Sonuçta bu yarışın bir kazananı olacak. Pazartesinden sonra da kazanan kim olursa olsun, hepimiz çıkan sonuçlara saygılı olmayı bilmeliyiz…

DİPTEKİLER
Cinnet Hali: Son bir haftalık gazetelerimizi dıştan bir sosyolog, ya da psikolog incelese, “Kıbrıs’ın kuzeyinde bir cinnet hali yaşanıyor” diyecek. Çifter çifter cinayetler, karışık ilişkiler, siyasette kavgalar, saldırılar, yapıcı değil, yıkıcı tavırlar… Sıcaklardan mı acaba? Yoksa genelde bir öfke fırtınasına mı tutulduk… Sanırım her şeyden önce ülkenin iç barışa ve sosyo-ekonomik açıdan huzura ihtiyacı var…

Foto Gündem …  

   Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Barış Gücü Operasyonlarından Sorumlu Başkan Yardımcısı Herve Ladsous Lefkoşa’da Lokmacı kapısı civarındaki ara bölgeyi ziyaret etti.