Osmanlı adayı fethettikten sonra fetihle ilgili olayların yazılması istendi.
Piri Efendi tarafından yazılan Kıbrıs’ın fethi, iyi anlatılmadığı gerekçesi ile tekrar yazıldı.
Yenisi Kıbrıs Mevlevihanesi Şeyhi Mehmet Arif Dede tarafından kaleme alındı ve değerli hocamız Harid Fedai tarafından günümüz dilinde yinelenerek yayınlandı.
Kitabın adı Fethiyye-i Cezire-i Kıbrıs.
…
Kıbrıs’ın fethi çeşitli yabancı yazarlar tarafından da kaleme alınmıştır.
Bunlar arasında o günleri yaşayanlar da var.
Fetih sırasında olup bitenler yabancı kalemlerden okunduğunda, yapılan onca gaddarlığın abartı olduğu kanısına varır insan.
Kulak, ayak, bacak, kol ve kelle kesmeler,
Genç, çoluk, çocuk, kadın, ihtiyar demeden binlerce insanı meydanlarda yakmalar,
Mezarları dağıtıp cenazelerin kemiklerini savurmalar.
Bütün bunlar abartılmış gelir insana…
…
Piri Efendi ve Mehmet Arif Dede tarafından resmi olarak kaleme alınan kısa fetih tarihi, o yabancıların yazdıklarını teyit eder mahiyettedir.
…
Söz konusu kitapta Mağusa Kalesi komutanı Venedikli Bragadino’ya yapılanlar aktarılıyor.
Bir tarih bilinci ile…
…
Bragadino ile ilgili bölümden bir alıntı yapalım:
“…o kaptan olacak lanet herife at uşaklığı verip, hendeğe varıncaya dek yayan yürüttüler; sonra da hayvan misali arkasına çuval koyup hendek dışarı bol miktarda toprak taşıttılar… lanet kaptana kale yakınından iskeleye dek kürek çektirerek gelip demir attıklarında, geminin direğine baş aşağı astırılıp dünyasını kararttılar, pis canından usandırdılar… amansız cellatlar siyaset meydanında o mağrur köpeğin derisini yüzüp yürek parçalayan yarası üzerine tuz bastıklarında, bin kez ağlayıp inlemelerle tükenip pis canı cehennemi boyladı…sonra, getirip Ak Kuledeki dar ağacına asıp gölgeliğini yine başı üzerine koydular…sonra, top gibi havaya atılıp bir yöntemle yere indirilirken hak ettiği cezalardan dolayı ağlayıp inleyen o sapık kafirin dinsiz pis ruhu, cehenneme yollandı…”
…
Bragadino’ya bu işkenceleri yapanlardan biri de kim biliyor musunuz?
Bir Rus!
Bu Rus Mağusa’da oturuyormuş.
Önce Müslüman olmuş sonra tekrar dönmüş.
Kendileri cellat olurdu…
…
Mehmet Arif Dede Rus cellat hakkında şunları yazar:
“…Mağusa’da oturan Rus kafirlerinden bir mel’un vardı; Müslüman olmuş ve tekrar dönmüş idi. Cellatlık ilmindeki hünerlerinden ötürü, gerek İslam, gerekse lanet bir kafir olsun, idamı gerektiğinde bu uğursuza havale edilirmiş…”
…
Bragadino da bu cellada havale edilmişti…
…
Durup dururken bunları niye yazıyorsunuz derseniz,
Haklısınız.
Sizin için yazmadık zaten!
Ruslarla Yeni Osmanlılar için yazdık!..
































