Rumlar, AB İçinde Konfederal Çözüm’e Yönelebilir!

30 Ocak 2017 Pazartesi | 09:59
Necdet Ergün

Hayatın kendisi gibi Kıbrıs sorunu da statik değil, dinamik ilerliyor. Değişen içsel ve dışsal dinamikler haliyle Kıbrıs sorunu da dönüştürüyor ve etkiliyor. Geldiğimiz aşamada, gözlemlerime ve verilere baktığımda Kıbrıslı Rumların aşağıda anlatacağım sebeb-sonuç dinamiklerinin de etkileriyle Kıbrıs sorununda AB içinde KONFEDERAL bir çözüme evrilme eğiliminde olabileceğini görüyorum. Eskiden “ sıfır ” olan bu ihtimal en azından artık daha bir gerçekçi olasılık haline gelmeye başladı.

Nedenini izah etmeye çalışayım…

Anastasiadis ve genelde Kıbrıslı Rumların çoğunluğu, kendileri için acı bir çözüm modeli olsa da; önemli miktarda toprak – mülk iadesi ve Türkiye’nin garantörlüğünün kaldırılması karşılığında Kıbrıslı Türklerle devleti eşit bir şekilde federasyon çatısı altında birleştirmeye razıdır. Rumlar, bunu “ ikinci en iyi tercih ” olarak görüyorlar.

O yüzden, son dönemde müzakereler bu kadar ilerledi ve Cenevre aşamasına gelindi. Anastasiadis, rasyonel ve pragmatik bir siyasetçidir.Aslında, Türkiye’nin garantörlükte çok fazla esnemeyeceğini bilmesine rağmen, Güneyde arkasında farklı karakterlerde olan kitleleri bu beklenti ile sürükledi, toplum da haliyle bunu satın aldı.

Lakin gelinen aşamada, Anastasiadis ve etrafındaki bir grup akil Rum, gerek Kıbrıslı Türklerin, gerekse Türkiye’nin tavrından dolayı garantörlükte istediklerini elde edemeyeceklerini çok net olarak görmüş durumda. İşte bu noktada haliyle Anastasiadis değil ama etrafındaki güruhta farklı kaygılar ve arayışlar başladı.

Bir kere, Anastasiadis’in kesinlikle konfederal bir evrilmeye karşı olduğunu söyleyebilirim ama etrafındaki çemberde konfederal evrilme(daha gevşek bir federatif ilişki) başladığını düşünüyorum. Bunun bir sebebi de, Kıbrıs sorunun uluslararası kamuoyu nezdinde geldiği aşamada artık mutlaka bir kırılma yaşanacağının farkında olmalarıdır.

Yani, hiç bir açılım yapmadan eskisi gibi süreci yönetemeyeceklerinin farkındadırlar. Zaten bu yüzden konfederal evrimleşmeye doğru yeni bir dinamik çalışabilir…

Bunun başka bir sebebi de , eğer AB içerisinde konfederal bir birleşme olmazsa; Türkiye’nin Kuzey ile ilgili yeni adımlar atabileceği-oldu bittiler yaratabileceğinin de farkındadırlar. Böylesi bir açılımın da Kıbrıslı Rumlar için kabus –en kötü senaryo olduğunun farkındadırlar.

Çünkü,Kıbrıslı Rumların en büyük kabusu, Kuzeyde Türkiye ile direkt sınırının olmasıdır,yani Kuzey’de Kıbrıslı Türklerin siyasi olarak varlığını kaybettiği ve Türkiye sınırının askeri ve siyasi olarak Güney Kıbrıs’a direkt dokunmasıdır. Özetle, Kıbrıslı Rumların en büyük kabusu, Kuzey’in her ne formülle olursa-olsun  AB dışında kalması ve tamamen Türkiye’nin kontrolü altına geçmesidir…

Bu anlattıklarımı, şimdilerde Kıbrıslı Rumlar açısından destekleyecek bazı ekonomik argümanlar da güçlenmeye başladı ve bazı Rumlar aşağıdaki tespitlerden ciddi şekilde endişe duymaktadır. Bu görüşü destekleyen Kıbrıslı Rumların federal bir çözüme soğuk bakmaya başlamalarının ilave iki önemli sebebi de şöyledir;

  • Devleti eşit olarak paylaşacakları Kıbrıslı Türklerle macereya, riske girmek istemiyorlar.4O yıldır çalışan ve işleyen bir devlet mekanizmasını federasyon macerası ile riske atmak istemiyorlar. Hatta, bunu savunanların önemli bir kısmı Kıbrıslı Türklerin federasyonu isteyerek(yeniden ayrılma amaçlı) veya istemeyerek(beceriksizlik veya yetersizlik vs) kilitlemesi ihtimalinden de çekiniyor…
  • Genel olarak, Kuzey Kıbrıs ekonomisini-devletçiğini ve çözümü finanse etmek istemiyorlar…Bunu ciddi bir bedel olarak görüyorlar vs…

 

İşte bu analizlere göre, bazı akil Kıbrıslı Rumların, en kötü senaryonun gerçekleşmemesi  ve gelinen aşamada kaçacak yer bulamadıkları için, Kuzey Kıbrıs ile AB içerisinde birleşme hedefiyle daha gevşek bir federasyona veya konfederal bir çözüme evrimleşme yönündeki düşüncelerinin arttığını görüyorum.

Böylesine yeni bir kurgu başında da muhtemelen; temel bazı konularda makro al-verler(toprak,garanti,enerji,su..vs) ve konsensuslarla Kuzey’in AB entegrasyonunu ve finansmanını da AB’ ne yükleyerek daha az zahmet ve riskle konfederal bir çözüme evrilme eğilimine girebilirler.

Son tahlilde, henüz bu olasılık çok baskın değil ama eskiye göre daha fazla arttığını söyleyebilirim.Böylesi bir evrilme ortaya çıkması halinde, muhtemelen bu süreç Güney’deki seçim sonrasına sarkabilir.