Köşe Yazarları

Rum ortodoks kilisesi







       Tarih, yaşayan bir dinamiktir. Tarihi anlamadan, günlük olayları doğru bir şekilde analiz etmek mümkün değildir.




       1821 de Yunanlıların başlattığı Mora isyanı ve bu isyanın yansımaları, hala Türkiye ve Rum ile Yunanlıları derinden etkilemektedir.



Yunanlıların Mora isyanından önce, Osmanlı’ya karşı nasıl bir tavır takınılacağı, uzun tartışmalara neden olmuş ve bu tartışmalarda SİLAHLI MÜCADELE taraftarları galip çıkınca, silahlı çatışmalar ve ayaklanmalar ön plana geçmişti.

Venedik döneminde Ortodokslar baskı altındaydı. Venedikliler, Ortodoks kiliselerine atla girerek halkın yaptığı ayinlerle alay ediyorlar ve halkı zorla Katolikleştirmeye çalışıyorlardı. Sonunda  Kıbrıs adasında, Ortodoks Kilisesi’nin yerini Katolik Kilisesi aldı.

  Osmanlı yönetimi,  Kıbrıs’ı fethedince , Kıbrıs’ın Ortodoks Hıristiyan halkına, 300 yıldır Latin Katolik baskısı altına konmuş bulunan Ortodoks Kilisesi’ne sahip çıkma hakkını tanıdı.

Bu dönemde, Ortodoks Başpiskoposluğu, Katolik baskısından kurtarılıp, bütün hakları iade edildi ve böylece Lüzinyanlarla Venedikliler dönemlerinde yerli halkın elinden alınan dinsel özgürlükler geri verildi.

1571den 1821 e kadar, Kıbrıs’taki en büyük Osmanlı işbirlikçisi Ortodoks kilisesi oldu.

1820lerden itibaren Kıbrıs Ortodoks kilisesinin, Yunanlıların ayaklanma çağrısına uymasıyla birlikte, Rum halkının Osmanlıya ve daha sonra Türk’e karşı mücadelesi başladı.

Başpiskopos Kipriyanu’nun Sarayönünde asılmasından sonra, Kıbrıslıların Yunanistan’a  bağlanma hayalleri, Kıbrıs’ı günümüze kadar olan trajik sürece itti.

1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti’ni yaşatmak yerine, Papazlar ,Yunanistan’a bağlanma hayalinedevam ettiler.

1963’te Kıbrıs Türkleri Cumhuriyetten atıldı…

1964-1974 döneminde Ortodoks kilisesi ve bağnaz milliyetçiler ENOSİS hayallerinden vaz geçmediler.

15 Temmuz 1974 Yunanistan darbesi Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlayamadı. Ancak bu darbe, Türkiye’yi adaya getirdi.

1974’ten günümüze kadar, Kıbrıs’ı yeniden birleştirme çabaları, Rum Ortodoks kilisesinin gücü ve hayalleri yüzünden gerçekleşemedi.

Lute’nin referans şartlarını berraklaştırma çalışmalarında ilerlemeler kaydedilir ve görüşmeler başlarsa, yine Rum Ortodoks kilisesinin oyun bozan tavırlarıyla kesinlikle karşılaşacağız.

Rum siyasi liderlikleri, Kıbrıs Ortodoks kilisesinin çizdiği yoldan ayrılmadıkça, Kıbrıs’ta çözüm zor  gerçekleşecektir.

Kıbrıs Rum kilisesini hizaya getirebilecek ana güç, onları paraya boğmaktır.

Kıbrıs sorunu çözümlenirken, Rum kilisesi avantajlar kazanacağını hissederse, en büyük çözümcü güç haline getirilebilir.

Oluşturulacak olan  yeni çözüm planında, Ortodoks kilisesinin, Kuzey’de ve Güney’deki mal varlığına dokunulmazsa, kurulacak olan yeni işletmelerde, kiliseye pay verilirse, Rum kilisesi, bozguncu tavrını değiştirip,  çözüm yönünde etkili olabilir.

Ancak  kilisenin ekonomik gücünü arttıracak bir çözüm, ne kadar yaşayabilir. Bu da ayrı bir sorun olacaktır.

 









Başa dön tuşu