Robotlar dünyayı ele geçirir mi?

2 Mart 2017 Perşembe | 15:02
NASA’dan 1.90’lık insansı robot

Boston Dynamics’in ürettiği Handle dünyayı ayağa kaldırdı. Peki Matrix’i yaşama ihtimalimiz var mı? Başka Şeyler’de bugün robotların dünyaya ele geçirme ihtimalini ele aldık.

Boston Dynamics 1,2 metre sıçrayabilen yeni robotu Handle’ı tanıttı! Tanıtım videolarında görüldüğü kadarıyla Handle şu ana dek kamuoyunu etkilemeyi bu denli başaran ilk robot olabilir.

Boston Dynamics‘in kurucusu Marc Raibert bu ay başında yeni bir insansı robot geliştirdiklerini kısa bir tanıtımla göstermişti. Elektrikli ve hidrolik 10 farklı eklem noktasına sahip olan Handle, 24,1 km (15 mil) yol alabiliyor. Ani hızlanma ve frenleme yapabiliyor, rahatça merdiven inebiliyor. Karlı ve engebeli arazide seri bir şekilde yol alabiliyor. Hatta kendi etrafında dönmek gibi artistik hareketler yapabiliyor.

ʻʻ
Oyun değiştirici robot
Yaptığı hareketler öyle seri ve net ki, bunları zorlanmadan yapması insanı korkutuyor. Zira şu anda prototoip aşamasında olmasına karşın silah sanayisinde kullanılması akıllara geldiğinde, ‘oyun değiştirici’ olması pek mümkün.
Çağrı Develioğlu

Robotun, firmanın önceki ürünleri Big Dog ve Atlas’tan üstünlüğü iki ayağında tekerlek olması. Bu tekerlekler sayesinde son derecede ortaya son derece hareketli ve yetenekli bir robot çıkmış.

Handle çok dengeli ve robotik bacakları sayesinde, duvarın üzerinden atlamak gibi zorlu hareketleri de başarıyla yerine getiriyor. Saatte 14 kilometre hıza ulaşan Handle’ın en dikkat çeken özelliği üstün sıçrama yeteneği. Dikey olarak tam 1.2 metre zıplayabiliyor.

Tek şarjıyla 24 kilometre yol yapabilen Handle, 50 kilograma kadar olan yükleri taşırken bile dengesini kaybetmiyor.

 

Matrix gerçek olur mu?

İnsanların belki de en büyük korkusu gelecekte robotların dünyayı ele geçirme ihtimali. Peki 1999’da ilki çıkan ve daha sonra serinin geçmişini ve konteksini irdeleyen Animatrix’i hatırlıyor musunuz? Gelin İkinci Rönenans’a ve o hikayeye bir göz atalım:

Matrix’in geçmişinde neler yatıyor?
Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte insanlar, her türlü işlerini yaptırabilecekleri robotlar üretmeye başladılar. Bu robotlar, inşaatlardan ev işlerine, restoranlardan hastanelere kadar birçok yerde insanlara hizmet ediyorlardı. Yapay zekaya sahip robotlar, artık kendi kendilerine de yeni şeyler öğrenebiliyordu ve yaptıkları işlerin kalitesi bu oranda yükseliyordu. İş yükleri ortadan kalktığı ve istedikleri şeylere daha fazla vakit ayırabildikleri için insanlar da bu durumdan memnundu…

Öğrenmeye ve gelişmeye devam eden makineler, burada insanların yapabildiği üretimden çok daha iyisini yaparak son derece teknolojik ve kaliteli ürünleri çok ucuz fiyatlara satmaya başladılar. Şirketlerinin hisseleri borsada rekor seviyelere tırmandı. Bu sayede makineler, hem teknolojik, hem de ekonomik olarak insanlardan daha üstün bir duruma gelmiş oldu. Makinelerin gittikçe artan başarılarını kaygıyla izleyen dünya liderleri, en sonunda genel bir toplantı düzenleyerek bu konuda ne yapabileceklerini tartışmaya başladı. Bu sırada beklenmedik bir şey oldu; toplantıya davetsiz misafir olarak katılan iki robot, iyi niyet ve barışla geldiklerini, insanlarla bir anlaşma yaparak geleceğe doğru birlikte ilerlemek istediklerini söylediler. Elçileri çabucak ortadan kaldıran komite, ülkelerin güçlerini birleştirerek makinelere karşı büyük bir savaş başlatılması kararını aldı. Söz konusu savaş insanlar açısından oldukça kanlı ve yıkıcı geçti, zira insan vücudu savaş makinelerine kıyasla çok daha kırılgandı. Kayıpları gittikçe artan insan ırkı, komiteyi yeniden toplayarak bu konuda ne yapabileceklerini tartışmaya başladı.Ta ki, ev hizmetçisi olan bir robot efendilerini öldürene kadar. Bu olayı kabullenemeyen ve bir tehlike işareti olarak gören insanlar, genel bir akım başlatarak aralarında yaşayan bütün robotları ortadan kaldırmaya başladı. Makinelerin büyük bir kısmı yok edilerek toplu mezarlara veya denize atıldı. Kıyımdan kaçabilenler ise Afrika’da toplanarak kendi ülkelerini kurdular.

Bunun üzerine makineler, yeni bir enerji kaynağı arayışına giriştiler. Aradıkları cevabı ise insan vücudunda buldular. İnsan vücudunun yaydığı ısı ve sahip olduğu elektrik gücü, belli bir füzyonla birleştirilerek enerjiye dönüştürülebiliyordu. Bunu icat eden ve insan bedeninin yapısı hakkındaki araştırmalarını hızla ilerleten makineler, en sonunda dünya liderlerinin karşısına bir anlaşma ile çıktılar. Bu anlaşmaya göre insanlar robotlara teslim olma ve bedenlerinin enerji santrallerinde birer pil gibi kullanılmasına izin verme karşılığında, makineler tarafından yaratılan bir hayal dünyası (simülasyon) içerisinde eski dünyalarında yaşama şansını elde edebileceklerdi. Ve ettiler de…

Birçok şirket Boston Dynamics’in peşinde
Toyota Grup’un Boston Dynamics’i satın almaya çalıştığı ve hatta buna çok yaklaştığı haberleri gelmişti geçen yıl. Ancak ABD ordusu için robotlar üreten bu şirketin başka bir ülkeye ait bir şirkete satılmasına olasılık dahilinde bakılmıyor.

Komite üyelerinden biri makinelerin ana güç kaynağının güneş enerjisi olduğunu ve gökyüzünü karartıp güneş ışığını kesmeleri halinde makinelerin kısa sürede işlemez hale geleceğini ve savaşın sona ereceğini öne sürdü. Komitede kabul gören bu karar sonucu, birçok ülkeden yüzlerce uçak kalktı ve atmosfere sırf bu iş için geliştirilmiş bombalar bırakarak gökyüzünü siyah bulutlarla sonsuza dek kararttı.