Elektrik Kurumu’nda reform yapılacaktı.
Verimlilik artırılacak, giderler azaltılacaktı…
Gelirler artırılacaktı.
Elektrik kesintileri azalacak, kara delikler kapatılacaktı…
Akıllı sayaca geçilecek, uzaktan erişimle kaçaklar önlenecekti.
Kamu kuruma olan borcunu ödeyecek, yeni borçlar yaratılmayacaktı.
Günün sonunda ne var elimizde?
“2009 mağduru CTP’lilerin istihdamı…”
Bu ne demek ya?
Hadi istihdam yapacaksın…
Bari, “Mağdur CTP’lileri istihdam ediyorum” deme.
O zaman senin ne farkın kalır, 360 kişiyi istihdam eden ve “Mağdur edilen UBP’lileri işe aldık” diyen İrsen Küçük hükümetinden…
Tek farkı sen onun 10’da biri kadar istihdam yaptın?
O kamunun geneline, sen sadece “reform yapacağım” dediğin Kıb-Tek’e…
Ayıptır… Yazıktır…
Bunu da hanenize “kocaman bir sıfır olarak eklemek” lazım…
Kıb-Tek’i ve ülkeyi yönetenlere bu laf…
Ha unutmadan…
Bir de “akıllı sayaç” ihalesi olacaktı…
Önce GSM şirketleri kavga etti ihale üzerinden…
Sonra hükümet değişti…
Siyah takımlılar, yanlarına “devlet ihalelerindeki taşeronları” da alarak aşındırdı Kıb-Tek koridorlarını…
Gözümle gördüm, Türkiye’de akıllı sayaç üreten bir firma…
KKTC’deki belediyelerin neredeyse tümüne “ön ödemeli su sayacı” satmış…
Türkiye geneline 13 milyon uzaktan erişimli elektrik sayacı satmış…
Hindistan’ın ülke genelindeki elektrik sayacı ihalesini alarak, kaçağı yüzde 70’lerden yüzde 5’e düşürmüş.
Tümü de şahitli ispatlı…
Diyor ki firma yetkilisi:
“KKTC’deki ihaleyle ilgilendik. Uzaktan erişimli. Üstelik GSM ile değil, direkt elektrik akımı üzerinden sayaç okuyacağız. Tüketici arada bir de GSM operatörlerine katkı ödemeyecek. Ancak, bizim 20 Euro’larda öngördüğümüz sayaç başı ücret, KKTC’de adrese teslim bir ihale ile neredeyse 70 Euro’ya çıkmış. Nitekim bu ihalenin sonuçlanamadığı bilgisine ulaştık…”
UBP haksız mı?
UBP’nin 360 haksız istihdam yaptığını söyleyen ve tümünü kamu dışına çıkarmak isteyen CTP- DP hükümeti, maalesef “kendi mağdurlarını” inkar etmedi.
Yani…
CTP’nin mağduru varsa…
DP’nin mağduru varsa…
UBP’nin de mağduru var, öyle mi?
Demek ki iktidar değişecek…
Bu kez de “UBP mağdurlarını kamuda işe almak için” zemin bulacak…
Öyle ya…
CTP’nin genel sekreteri, “2009 mağdurlarını işe aldık” demedi mi…
Oysa kamuya alınan her kişi binlerce mağdur yaratıyor.
Bir kere, “partilere yakın ol, işe giren” geçerli olan kural.
Öyle eğitim al, bilgi depola, yarış falan…
Yalan dolan…
“Bir dayı bul” yeterli…
O zaman, neden 360 kişinin işten durdurulmasını doğru buldum ki ben?
“Seçim döneminde ve sırf partili oldukları için istihdam edildiler” dedim ve defa defa yazı yazdım.
Ona nasıl karşıysam, buna da o kadar karşıyım.
***
“Hükümet devam edecek” mesajı
DP Genel Başkanı Serdar Denktaş, partide kendisi ile birlikte yer alan 8 milletvekili ile bir araya geldi.
Hüseyin Avkıran Alanlı…
Mustafa Arabacıoğlu…
Fikri Ataoğlu…
Ve tabii ki kendisi…
21 de CTP…
Etti mi 25…
Mesajını verirken isim de vermedi.
Hasan Taçoy…
Hakan Dinçyürek…
Özemir Berova…
Menteş Gündüz’ün de “şimdilik” istifa etmediğini varsayalım…
Dördüne yönelik bir mesaj verdi…
Ama isim vermedi.
“Bu partiden dört kişi daha ayrılsa, asla hükümeti bozmayacağım. TDP’yi de sürece dahil eder, seçim hükümeti kurar, erken seçimi zorlarım. Ama asla ve asla, sırf istifalar yüzünden hükümeti bozup, UBP ile hükümet kurmam. Kafasında böyle bir plan varsa, unutsun…”
Odada buz gibi bir hava eser…
Taçoy da…
Dinçyürek de…
Berova da…
“Başkan bizim için kritik olan nokta, Cumhurbaşkanlığı seçiminde Sayın Eroğlu’nun partimiz DP tarafından desteklenmesi. Parti Meclisimiz aldığı karar, bizim için herhangi bir pürüzü ortadan kaldı. Buna rağmen, ayrılmayı hiç düşünemedik. İcraata ve reformlara yönelik çalışıyoruz” mesajı verdi.
DP içinde son nokta bu…
Ayrılık- gayrılık yok…
Menteş Gündüz de, “Kamu Reformu çalışmaları bitene kadar istifamı askıya aldım. Gerisini sonra konuşacağız” dedi ya…
Hükümet aynen devam…
































