Köşe Yazarları

RAKAMLARLA BU CEBERUT DÜZEN






Ekonomik öngörü ve analizlerine güvendiğim, mesleki dürüstlüğünden zerre kadar şüphe duymadığım bankacı bir dostum sabah sabah aradı ve sitem etti. Sitemi, Havadisin manşetinde yer alan “Borç Batağı” başlıklı haberle ilgiliydi.

Havadis Haber Merkezi’nin KKTC Merkez Bankası’nın resmi verilerine göre yaptığı haberde şirketlerin ve şahısların 2020’de bankalara 27 milyar 523 milyon lira borcu vardı, bu borç 2021 yılında 35 milyar 456 milyona yükseldi. Basit bir ifadeyle vatandaşın ve şirketlerin borçları bu zor dönemde yaklaşık 8 milyar lira arttı. Haberin konu ile ilgili başlıkları şöyle idi: “KKTC Merkez Bankası’nın verilerine göre şahıslar ve şirketlerin Haziran 2020’de bankalara olan toplam borcu 27 milyar 523 milyon 929 bin 776 TL iken, Haziran 2021 itibarıyla bu rakam 35 milyar 456 milyon 467 bin 126 TL oldu. KKTC Merkez Bankası verilerine göre, Haziran 2021 sonu itibari ile yasal takibe alınan kredi miktarı 2 milyar 221 milyon 236 bin 564 TL’ye ulaştı.



İstatistiklere göre geçen yıl Haziran ayı sonu itibari ile bu rakam 2 milyar 115 milyon 801 bin 224 TL olarak kayıtlara geçmişti.” Bankacı dostum, bu haberin bankalarla ilgili negatif bir algı yaratabileceğini söyledi. Zaten faizler indirilsin, borçlar silinsin diye bir lobi çalışması var, bu rakamların da bunu kışkırtabileceğini iddia etti. Kendisine de söyledim, bence yersiz bir endişe. Esas sorun faiz indirme veya borç silme değil ki. Paranın sahibi olan Türkiye’deki AKP rejimi zaten faizle-dövizle oynuyor ve biz de her oynadığında daha da fakirleşiyoruz. Merkez Bankası’nı bile kontrol edemeyen bizim hükümetlerin Türk Lirası’nı veya banka faizlerini veya para hareketlerini kontrol edecek bir durumu şüphesiz yoktur. Bu borç rakamları aslıda vatandaşın ve özellikle küçük ölçekli işletmelerin acıklı durumunu gözler önüne sermektedir.

Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası sık sık küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin durumuyla ilgili raporlar yayınlar. Son yayınladığı rapora göre ülkede 10 bini aşkın küçük işletme kepenk kapattı. Birçoğu da kepenk kapatmak üzeredir. Bence bankalardaki borç rakamları bu acı gerçeğe denk düşmektedir. Ve en acısı da şudur; Hükümet ve dahi Türkiye küçük ve orta ölçekli işletmeler için hiçbir şey yapmamaktadır. Türkiye’de bu kesimler için onlarca milyar liralık hibe programları açıklandı. Avrupa Birliği üye ülkeler nezdinde 100 milyar Euroluk hibe programını yürürlüğe koydu. Güney Kıbrıs bu hibe programından 2 milyar Euro aldı.

Peki bizde durum nedir? Kıbrıslı Türk küçük ve orta büyüklükteki işletmeler iflasa ve açlığa terk edilmişlerdir. Adını tumturaklı bir şekilde değiştiren Yardım Heyeti’nin pandemiden dolayı dağıttığı hibe yardımları bile biat eden işletmelere verilmektedir. Durum budur. Sevgili bankacı dostum, dolayısı ile bu ceberut düzen sizin eseriniz değildir ve üstünüze almaya da gerek yoktur. Bırakınız sahipleri düşünsün…







Başa dön tuşu