Göz açıp kapayıncaya kadar geçti 6 yıl.
Daha dün gibi.
Aldığımız karar, hummalı bir çalışmayla oluşturulan stüdyo, frekans sorunları nedeniyle art arda yapılan gergin toplantılar, her şeyin mükemmel olması için yaşadığımız stres, sadece uzaktan baktığımız ama hiçbir zaman yolumuzun düşmediği Selvili Tepe’nin adeta müdavimi oluşumuz ve dikilen anteni an be an izlemek ve ilk anons.
Gururla söylemeliyim ki Radyo Havadis’in ilk anonsunu ben yaptım.
“107.8, Radyo Havadistesiniz. Havadis gazetesinin artık bir kardeşi vardır. Sesimizi bu frekanstan işiteceksiniz…”
Politikacısıyla, sermayesiyle çıkar çetelerinin Havadis’i boğmaya çalıştıkları günlerdi.
Henüz üçüncü yılımızdı ve Kıbrıs Türkünün Havadis’i sahiplenmesinden müthiş ürkmüşler, korkmuşlar ve telaşa kapılmışlardı.
Havadis’e operasyon üstüne operasyon yapıyorlardı.
“Çıkar çetelerine verilecek en iyi cevap daha çok çalışmak ve üretmektir” demiştim.
Radyo Havadis için çok çalıştık.
En iyi üretimlerimizden birisi de Radyo Havadis’in ta kendisidir.
1 Haziran’da altıncı yılını geride bıraktı.
Bu ülkede adeta üvey evlat muamelesi gören radyoculuk sektörü içinde hak ettiği yere ulaştı.
***
Radyo Havadis’in altıncı kuruluş yıldönümü vesilesi ile altı yıllık gözlem ve deneyimlerimi paylaşmak istiyorum.
Birincisi şudur; Benim dahi sayısını bir çırpıda söyleyemeyeceğim çok sayıda özel radyo yayındadır.
Büyük çoğunluğunun yayıncısı genç ve yetenekli yatırımcılardır.
Dişlerinden ve tırnaklarından artırdıkları paralarla radyo yayıncılığı yapmaya çalışmaktadırlar.
Durum nedir bilir misiniz?
Geçmiş hükümetler ve mevcut hükümet bırakınız yardımcı olmayı bu sektörün farkında bile değildirler.
Devletin (BRT) ve ne üstlerine vazife ise GKK ile Sivil Savunma’nın radyolarına milyonlarca lira akıtılmaktadır da özel radyolar kimsenin umurunda bile değildir.
İkincisi; Finansal ve teknik olarak güçlü Rum radyoları karşısında direnen, çoğu zaman yayınlarını sürdürememe tehlikesi geçiren özel radyolar tamamen kaderine terk edilmiştir.
Selvili Tepe’de, devletin ve askerin radyoları klimalı ortamlarda ve çok güçlü frekanslarda yayın yaparken, özel radyolar toz-toprak içindeki bir hangarda sürekli kısıtlanan frekanslarda hayat-ı idameye zorlanmaktadırlar.
Ve üçüncüsü: Devlet, farkındalık yaratarak ve çok küçük bütçeler tahsis ederek özel radyoları çağdaş bir düzeye getirebilir.
Eğer öyle bir niyeti varsa…
***
Radyo Havadis’i Facebook canlı yayınlarıyla harmanlayarak yeni dönem yayıncılığın enteresan örneklerini veriyoruz.
Radyomuzun sorumlusu Serdar Şengül sabahın ilk saatleriyle birlikte dinleyicinin karşısına çıkıyor.
Mehmet Moreket, sabah 09:00 itibarıyla ülkenin en çok izlenen programında gündemin nabzını tutuyor, belediye başkan adaylarını konuk ediyor.
Sevgili Cenk Diler en erken bir zamanda Radyo Havadis’te başlayacak.
Sosyal içerikli ve eğlence programlarıyla Radyo Havadis gün 24 saat dinleyicinin haklı takdirini kazanıyor.
Bu vesile ile isim isim teşekkür etmek isterim.
Radyo Havadis’e gönül koyanlara;
İlk günden itibaren Mustafa Hamidi, Fatih Yılmaz ve Bilgin Özaltınok hem en zor zamanımızda yanımızda oldular hem de Radyo Havadis’i inşa etmekte emeklerini esirgemediler.
İlk anonsu yaparken yayını açan sevgili Gizem Günsay, ilk günden itibaren ilgisini esirgemeyen Seda Günsoy, Bakiye Lord, Burç Tuncer, Verda Palamut, İsmihan Yorgancı, Hasan Sarpten, Ali Bizden ve Radyo Havadis’in gelişmesinde değerli katkıları olan sevgili Baykan Gürses…
Radyo Havadis bu günlerdeyse onların sayesindedir…
































