Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Pulya ve egemenlik

Galler Prensi Charles’ın kulağına kadar gitti.

Gerçi biz sıyırdık!
Prensin hedefinde Rumlar vardı.

Başımızı görüşmelere gömmüşken, Prens bomba gibi bir konu ile Anastasiadis’e mektup yazdı.
Mesele, pulya katliamı.

Meğer, Rum kardeşlerimiz İngiliz üs bölgelerinde pulyalara tuzak kuruyorlar ve avlıyorlarmış!

Ama Prens ne bilsin?
Kıbrıslı pulyadan, garavolliden, ayrelliden, nergisten vazgeçemez.
Bir de güvercinleri yediğimizi bilse!

Rum lider kafayı Eroğlu’na takmışken, postacıdan bir mektup aldı.
İmza, Galler Prensi Charles.
Mektubun içeriğinde şunlar var:
Suç örgütleri, pulyalara tuzak kuruyor.
Tuzaklar yasadışı.
Kaçak avcılarınız var.
Katliam yapılıyor.
Örgütlü suç işleniyor.

Bu kuşlar göçmen kuştur diyor Prens.
Ama ne bilsin bizde göçmen çok!
Güneyde de kuzeyde de.
Göçmenler kendi dertlerine mi yansın, göçmen kuşlara mı yansın?

Resmen sıyırdık!
Belli ki, Prens kuzeyi bilmiyor.
Eroğlu’na böyle bir mektup gelmediğine göre…

Kimbilir eli kulağındadır.
Bize de gelebilir.
Ve denebilir ki,
Eşekleri aç susuz bırakıyorsunuz.
Erken saatlerde kalkıp garavollileri mahvediyorsunuz.
Örgütleniyor ve örgütlü halde nergis söküp haksız kazanç elde ediyorsunuz.
Katliam yapıyorsunuz.
Beşparmakların nesi kaldı?
Altı parmağını da koparıyorsunuz…

Derse?
Derse yeridir…

Anastasiadis,
Haklısınız, gereği yapılacak demiş…

Görüşmecimiz konuyu ele almalı ve Anastasiadis’e baskı yapmalıdır.
Ve bizim Pulya Festivali yaptığımızı örnek göstererek gerekirse Prens Charls’ı Yeniboğaziçi Pulya Festivali’ne davet etmelidir…
O yapmazsa, festival yöneticileri yapmalıdır…

Dünya Pulya’dan anlar.
Egemenlikten değil!

Pulya barış vesilesidir,
Egemenlik kavga!.