Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

POPÜLİZM YAPMAYACAĞIM ! EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET ÜZERİNDEN YAZACAĞIM…

KARL MARX bugün mezarından kalkıp KKTC’ye baksa ve artı değer teorisinin tersine döndüğünü görse küçük dilini yutardı herhalde. Bu yazım sonrası bir çok kamudaki işçinin bana saldıracağını biliyorum ama ben solcu bir insan olarak ve her daim her solcu gibi emek sömürüsüne karşı olup insanların ürettiği değer üzerinden bir ücret alması gerektiğini savunan bir birey olarak bunu yazmayı bir toplumsal sorumluluk olarak görüyorum.

Lütfen bu yazımı da bu çerçevede okumanızı rica ediyorum.

Bugün UBP-HP Hükümeti neden geçici işçi alıyor biliyor musunuz ?
Gelin bunu birlikte inceleyelim.

Bugün kamuya yapılan istihdamlar GEÇİCİ İŞÇİ statüsündedir.
2011 sonrası kamuya istihdam edilen Geçici İşçi istihdamları da diğer kadrolu kamu görevlileri gibi GÖÇ YASASINA tabiidirler.
Bu çerçevede tüm hesaplamalar da GÖÇ YASASI Barem Tablosuna göre yapılmıştır.
BU ARADA KOL VE BEDENEN ÇALIŞAN İŞÇİLERE EN UFAK AMA EN UFAK BİR SÖZÜM YOKTUR, KİMSENİN DE OLAMAZ.

Ama düşünün bu istihdamlar kadrolu istihdam edilen bir mahkeme memuru bir kitabet memuru, bir Hukukçu, bir Bilgisayar Mühendisi, bir Sanayi Memuru, bir İnşaat Mühendisi, bir Şehir Plancı vb. kadrolu çalışanlar ile Anayasa ve Yasalara aykırı bir şekilde aynı görevi ifa edip kol ve bedenen çalışmamakta olmasına karşın kamudan emekliye çıkınca ikramiyeleri toplamı, kadrolu kamu görevlisinden kat ve kat daha fazla olmaktadır.

Bildiğiniz üzere 40 yıllık uygulamaya göre kadrolu kamu görevlilerinin hiç bir zaman kıdem tazminatı hakkı olmamıştır.

2008 sonrası istihdam edilen kamu görevlileri kamudan ayrılırken sadece ihtiyat sandığı birikimini, öncesi istihdam edilenler ise sadece Maliye Bakanlığı’ndan Emekli İkramiyelerini alma hakkına sahiptir.

Tüm bu bilgiler ışığında durum şudur sevgili okuyucular.

 

2011 sonrası Geçici olarak işe alınıp kol ve bedenen çalışmayıp geçici işçilik yapan bir işçinin, 25 yılın sonunda bugünkü barem tablosuna göre hiçbir faiz kapitalizesi yapılmaksızın, İHTİYAT SANDIĞI BİRİKİMİ 192.227 TL OLURKEN KIDEM TAZMİNATI OLARAK DA ŞU AN 198.324 TL almaya hak sahibi olup emekli çıkarken TOPLAM 390.551 TL toplu para eline geçmektedir.

 

Lise Mezuniyeti kadrosunda, daha üst baremde çalışan ve torpil ile değil sınav ile kamuya kadrolu giren bir kamu görevlisi ise 25 yılın sonunda sadece 168.589 TL ikramiye almaya hak sahibi oluyor.

Bu hak ediş ise Üniversite Mezuniyeti kadrolarında çalışan kadrolu kamu görevlileri için ise 213.257 TL’dir.

Pratisyen Tabip olarak işe başlayıp 25 yıl çalışan bir tabip ise İhtiyat sandığından 25 yıl sonra 376.416 TL ikramiye almaya hak sahibi oluyor bugünkü barem tablosuna göre.

Özetle torpil ile işe girip kol ve bedenen çalışmayıp kadrolu memurlar ile mevzuata aykırı bir şekilde aynı işi yapan ama kol ve bedenen çalışan işçilerin tüm haklarına sahip olan bir geçici işçi 25 yılın sonunda, Lise Mezuniyeti kadrosunda aynı görevi ifa ettiği bir kamu görevlisin ikramiyesinden %131.66, Üniversite Mezuniyeti kadrosunda göre ifa eden bir kamu görevlisinin ikramiyesinden %83.13, Pratisyen Tabip bir kamu görevlisinin ikramiyesinden ise %3.76 daha fazla ikramiye almaya hak sahibi olmaktadır.
Buna bir de İhtiyat Sandığı’ndaki birikimlere 25 yıl uygulanacak faizi de ekledik mi bu yüzdelik fark çok daha fazla artmaktadır.

Bu çerçevede çözüm basittir.

Kol ve Bedenen çalışan tüm işçilere dediğim gibi sözüm yoktur, kimsenin de olamaz. Bu sebepledir ki kol ve bedenen çalışanlara aynen tüm haklar devam etmelidir.
Kol ve bedenen çalışmayıp memurluk işi yapanlara ise tercih sunulmalı, bu hakları almak istiyorlarsa kamuda bugün yüzlerce hizmet alımı yapılan ve kol ve bedenen çalıştırılan yerlere kaydırılıp işçilik görevi verilmeli ve böylece kamuda da planlı bir istihdam uygulamasına geçilmelidir. Bunu tercih etmeyenlere ise memurluk işi yapmalarına yönelik yasal düzenleme yapılarak ona göre maddi ve özlük hakları düzenlenmeli ve buna binaen kamudaki tüm çalışanların ayrımsız ihtiyat sandığı prim oranları %10’a çıkarılmalıdır.

Takdir okuyucunundur.