Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

POPÜLİZM BASKILARI…

Yenierenköy Belediyesi konusunda, Çalışma ve İçişleri Bakanı Asım Akansoy’un da, Mehmet Ali Talat’ın da tutumları şimdilik gayet güzel gidiyor…
Kendilerine emek edebiyatı üzerinden vurmaya çalışanlara yanıtı, “sistem kurmaya çalışıyoruz” diyerek veriyorlar…
Bugüne kadar alışılan, eline mikrofonu alanın, aynı teraneyle siyasilere baskı yapması, siyasilerin de o baskılara direnemeyerek, yerine göre partizanlık, yerine göre popülizmle tepkileri azaltmaya çalışmasıydı. Bugün iktidarda olan CTP kanadı da, sırasında bu tür taleplere destek verenler olarak, sonuçları da iyi biliyorlar…
Ne olmuştu daha önce, o çalışanların asla taviz vermediği, akıl yolunu seçmedikleri kurumlar işlevlerini yitirdiler, daha çok borç batağına girdiler, bir kısmının da kapılarına kilit vuruldu…
İşte Sanayi Holding, işte ETİ, işte yaldızlı harflerle KTHY ve işte Lefkoşa Belediyesi…
Eğer çöküş başladığında, çalışanlar sadece maaşlarının değil, kurumun kurtarılmasının peşinde olsalardı, bugün bu kurumlar ayakta olacaklardı. En somut örneği de KTHY, hala uçuyor olacaktı. Mesela, KTHY’de satış görevlisi olan biri bugün odacılık yapıyor olmayacaktı…
Ama bu öyle bir hezeyan, öyle bir kitle psikolojisi ki, doğrular görülemiyor.
Fedakarlık yapmak gerektiği zaten en baştan reddediliyor…
“Biz bugün bir adım geri atmazsak, bir süre sonra on adım geri gideceğiz” demiyor kimse. Halbuki bugün maaşlardan kesinti yapılmasını kabul etmezsen, yarın hiç maaş bulamayacağını göremiyor musun ki…
Tam bir akıl tutulması yaşanıyor…
Kısa vadede yapılacak fedakarlıkla, uzun vadeyi garantiye almak akla getirilmiyor.
LTB’de de aynen böyle oldu…
Zaten maaş alamayan insanlara doğruyu göstermesi gerekenler ise, -ki bunlar çoğu kez sendikalar, muhalefetteki siyasilerdir-, aksine provokasyonlarla, kışkırtmalarla, yanlış yapılmasına vesile oluyorlar.
İktidarda olanlar da, dediğim gibi sonuçta baskılara direnemediklerinden yanlışı onaylıyor, sonuçta batağa imza atıyorlar…
İşte onun için, şu anda Yenierenköy Belediyesi özelinde, Asım Akansoy ve Mehmet Ali Talat’ın duruşlarının devamını bekliyoruz…
“Bu hükümetin işi değil, sendikayla belediye’nin işi” sözlerine hiç takılmadan, ellerindeki yetkiyi kullanıp, toplum çıkarı neyse onu yapsınlar.
Batanların çetelesine bir çentik daha atılmasına izin vermesinler…
Ha, bir de unutmadan, Lefkoşa’da bir türlü ilerlemeyen yargı sürecinin, bu kez süratle devreye sokulması da şart. Kim hovardaca para harcamışsa, kim hovardaca istihdam yapmışsa, bunlar da çıksın ortaya. Belediyeler Yasası’nda ne diyor; “bütçe dışında harcama, sorumlusuna ödettirilir, ayrıca kovuşturma açılır”. Bunu denetleyen de İçişleri Bakanlığı. İşte Özay Öykün’ün Belediye’ye hem de 145 bin lira şahsi borcu olduğu ortaya çıktı. İşe buradan başlanabilir mesela… Ama süratle…
Umarız bu hükümet de geri adım atanlardan olmaz…

 

YERİN KULAĞI VAR
HAZİRAN’A ERTELEDİK:

Daha düne kadar Mart veya Nisan’da referandum deniyordu. Gördüler ki bu olacak iş değil, şimdi de Mart, Nisanda al-ver, Haziran’da çözüm demeye başladılar. Zaten 3 ay gibi kısa bir dönemde, hele de birçok konuda uzlaşı sağlanmamışken, Mart’ta nasıl referandum olurdu ki? Haziran’da olur mu bilemem ama, Mart gibi hayali bir tarihten iyidir diye düşünüyorum…

VERMEYE ALIŞTIK:
Cumhurbaşkanı Akıncı, Rum tarafının adım atmamasının üzücü olduğunu söyleyerek, “attığımız adımlara karşılık beklerdik” siteminde bulundu. Niye sitem ediyor ki, biz toplum olarak, hep almadan vermeye alıştırıldık. Bir adım önde olma sevdasıyla da verdikçe veriyoruz. Birgün geriye baktığımızda verecek birşeyin kalmadığını görmeyiz inşallah…

ŞAŞIRTIN BİZİ:
LTB eski Başkanı Kutlay Erk, belediyenin neden bu duruma düştüğünü ortaya çıkarabilmek için yolsuzluk veya suistimal ve ihmal iddialarının yargıya götürülmesi gerektiğini söyleyerek, bugünkü CTP-UBP hükümetinin bunu yapamayacağını iddia etti. Fakirin ekmeği umut, bizi şaşırtsınlar diye bekliyoruz…

SUÇLU AYAĞA KALK:
Yenierenköy Belediyesi çalışanlarının Meclis önünde başlattıkları çadır eylemine destek vermeye giden siyasilerin ve sendikaların söylediklerini duyunca inanın bir tuhaf oluyorum. Daha düne kadar iktidar koltuğunda oturanlar, belediyelerin batmasına seyirci kalan siyasiler, memleketi yöneteceklerinden dem vuran sendikacılar. Bugün Yenierenköy Belediyesi emekçilerinin başına gelenlerden sizin de sorumlu olduğunuzu neden görmek istemiyorsunuz? Sahi, bu konuda neden DP’den ses yok?

BOŞLUĞU DOLDURMUŞ:
Toparlanıyoruz Hareketi, Deniz Dana’nın Turizm Bakanlığı Müsteşarlığı’na atanma şekline tepki göstererek, “Cumhurbaşkanı Akıncı’nın liyakat unsurunu, ülkenin iyi yönetilmesi bağlamında olmazsa olmaz değil, duruma göre ‘gerekirse’ rafa kalkabilecek bir ilke olarak algıladığı düşüncesini pekiştirmektedir”değerlendirmesinde bulundu. Niye eleştiriyorsunuz ki, Sayın Akıncı ilkelerinden ödün vermediğini, sadece “boşluğu doldurmak” için bu atamayı yaptığını açıklamıştı…

YA ÖDENİRSE:
Bugünlerde herkesin umut bağladığı 13. maaşlarla ilgili olarak,  DPUG Genel Sekreteri Hasan Taçoy katıldığı bir tv programında son noktayı koydu. Taçoy, "13. maaşın ödenemeyeceği aşikar" değerlendirmesinde bulundu. Taçoy’un bu kanaata nasıl vardı bilemem ama, yarın obürgün 13. maaşlar ödenirse nasıl bir savunma yapacak merak ederim…

 

ZİRVEDEKİLER
Yorgo Vassiliou: Güney Kıbrıs eski Başkanı Vassiliou’nun itirafı, malumun ilanı olsa da, bir gerçeklik. Diyor ki, “Annan Planı’na ‘hayır’ diyeceğimizi söyleseydik, AB’ye alınmazdık”. İşte bu kadar… Sadece bizi değil, AB’yi de kandırdıklarının itirafı. “Kopenhag’da imzalamadığımız için alındılar” hikayeleri de böylece yalanlanmış oluyor. Görmek isteyenlere…

DİPTEKİLER
Denetim Evlere Şenlik: Sayıştay'ın Loto, Toto, piyango gelirlerinin harcanmasına ilişkin raporu, Meclis Komitesi'nce onaylanmış. Hangi dönem biliyor musunuz, sıkı durun; 1993'e ait… Suç unsuru tesbit edilmemiş, ancak yetkisiz harcamalar görülmüş. Meclis Komitesi de, Kamu İhale Yasa Tasarısı’nın bir an önce görüşülerek yasalaşması için görüş bildirme kararı almış. Tam 22 yıl sonra. Yani 22 yıl, bu tür usulsüzlükler yapılmış, durmuş. Ne diyeceğimi bilemedim…