Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Polis umurunuzda mı?

Bir polis daha intihar etti.

Aynı gün bir başka polis, “araba kaçakçılığına karıştı” diye, dört yıl hapse gönderildi.
Bir polis, kısa süre önce bankaya ait 3 milyon TL’yi soymak için “dahice bir plan” yaptı…
Şimdi yurt dışında para yiyor…
Sirkate karışan polis de var…
Vatandaşın ödediği trafik cezalarını zimmetine geçirdi diye tutuklanırken bir polis, amiri Lefkoşa’ya terfi ile ödüllendirildi mesela…
Şiddete karışan polisin haddi hesabı yok.
• Eşinden boşanan polisin sayısını bilen var mı?
• Nakil Tüzüğü nedeniyle mesela, kaç polis ailesi dağıldı?..
• Kaç polis bet ofislerine olan borcu nedeniyle batakta?
• Kaçı bankalara olan borcunu ödeyemedi?
• Kaç polis, karakollarda ayrımcılığa uğruyor?
• Polis içerisinde uygulanan mobbnig hangi düzeydedir?
• Polislerin kendisi, “polis içerisinde adalet vardır” cümlesine, hangi oranda inanıyor?
Aklıma daha çok soru geliyor ama…
Maalesef Polis Genel Müdürlüğü içerisinde ciddi bir otorite boşluğu var.

“Otorite boşluğu” yaratıldı
Polis Genel Müdürü bir türlü atanamadı.
Pervin Gürler üzerinden yapılan “Başbakan-Cumhurbaşkanı” kavgası, maalesef Pervin Gürler’i olumsuz etkiledi.
“Başbakan Pervin Gürler’i istemiyor” iması, polis içerisinde Pervin Gürler’in otoritesini sarstı.
Ne polis müdürü olarak atandı, ne de alternatif yaratıldı.
Böyle bir ortamda, “Polis Genel Müdürü” gibi davranmasını beklememiz mümkün müydü?
“İstifa etmesi gerekirdi” diyenler de var…
Hepsi tartışılabilir.
Ancak, ortada duran tek bir gerçek var…
Polis Genel Müdürlüğü üzerinden başlayan tartışmalar, teşkilatın bütününde otorite boşluğu yarattı.
Yaratılan bu boşluk yönetimde zafiyet olarak ortaya çıktı.
Durum ortada, gelinen konakta tablo bulanık: 
Mutsuz ve disiplinsi bir polis teşkilatı…

Daha sosyal polis teşkilatı
Polis teşkilatı, kendi polisi ile daha fazla ilgilenmeli…
O katı, bildik tutumun fayda etmediğini görüyoruz…
Ne yapıyor bu damlar?
Neden suç işliyor?
Polis alımında, seçmede mi bir problem var?
Yoksa, teşkilat içerisindeki şartlar polisi suça teşvik mi ediyor?
Mesela bir polisin bet ofislerinde olması doğru mu?
Kumar oynaması?
Ya da ikinci iş olarak, örneğin etik olmayacak bir iş ilişkisi içerisine girmesi?
Polis teşkilatının, polislerle daha yakın olacak bir sistemi kurması gerekiyor…
“Cebine daha fazla para koy” demiyorum elbette…
Ancak böyle devam etmeyeceği muhakkak…
Aşikar…
Net…
Ancak, onlarca polis, boyunu aşan bir batağın içerisinde…
Aileler dağılıyor…
Borç batağına giriliyor…

Herhangi bir meslek değil
“Polis” dediğin, ciddi iştir…
Adalet dağıtması gerekiyor…
Yetmedi, adaleti sağlaması gerekiyor…
“Adaletsizliğe” uğrayan bir kesimin, adaleti sağlamasını beklemek…
O da cabası…
Maalesef, üniforması gururla taşınan bu meslek, şimdi ciddi güven erozyonuna uğramış durumda.
Polis teşkilatının topyekun bir imaj çalışmasına ihtiyacı var.
Bunu sadece suçluları erken yakalayarak, yapamazsınız…
Toplumun gözünde kaybolan güvenin tesis edilmesi gerekiyor…
“Polis mi?
Sorusuna…
“Rüşvetçi…”
Polis mi?”
Sorusuna…
“Kaçakçı…”
“Polis mi?”
Sorusuna…
“Betçi…”
“Polis mi?”
Sorusuna…
“Dayakçı… İşkenceci”
Maalesef bunlar konuşulmakta…
Konuşulmakla kalmıyor, imaj olarak polisin, teşkilatın üzerine yapışıyor…
İşte bu tabloda…
Yeni bir Polis Genel Müdürü atanacak…
Allah yardımcısı olsun…
Projesi ile gelmeyen, tek tek polisin sorunları ile ilgilenmeyen Polis Genel Müdürü’nün başarılı olma şansı da yoktur…