Play-out oynamaz

18 Şubat 2018 Pazar | 12:30
Ahmet Özsoy

Başlıktaki ifade Küçük Kaymaklı için. Yeni Boğaziçi karşısında aldıkları 3-1’lik galibiyetle 31 puana ulaştılar ve bence bu galibiyet onları play-out’un dışında tutmaya yetecek. Puan cetveline baktığımızda liderin 9 puan, maç eksiği olan ikincinin 6 puan gerisindedir Kaymaklı ama kendileri de dahil bence bu hesabı yapmıyorlardır.

Takım güven vermiyor ne yazık ki. Bu takım ayrıca ligin en fazla galibiyet elde eden 4 takımından biri ve aynı zamanda en çok mağlup olan 7 takımından da biri. Gol averajı ise ekside olmayan takımlar arasında en kötü 3 takımdan biri.

Mehmet Ali Özgürgün göreve geldikten sonra oynadıkları 3 resmi maçta 3 galibiyet aldılar. Bunların biri kupada ikisi ligde. Ligde aldıkları iki galibiyet son sıradaki iki takım karşısında oldu ancak bunlar da rahat olmadı.

Kaymaklı’da dün sahaya sürülen 11’de dikkat çeken değişiklik Uğur’un sol kanatta değil de 9 numara mevkisinde oynatılması idi. Ve bir diğer değişiklik savunmanın her topu 70 metre ileriye vurarak oyuna sokmaması idi. Mehmet Ali hoca eldeki malzemeden en iyi verimi almaya çalışıyor ancak Mehmet Kaygısız’ın sakatlanarak 31’de oyundan çıkması, ardından yerine giren Yağış’ın sakatlanarak ikinci devreye başlayamaması planları bozdu kuşkusuz.

Maçın ilk 30 dakikasında Yeni Boğaziçi 2-0 öne geçebilirdi ancak başaramadılar. Bunu atlatan Kaymaklı ilk net pozisyonunda 38’de golü buldu, ikinci net pozisyonunda da 42’de skoru 2-0 yaptı.

Skor üstünlüğünü yakalayan Kaymaklı ikinci devrede baskı kurmayı başaramadığı gibi aksine Yeni Boğaziçi’nin baskısına direnmeye çalıştı. 79’da gelen gol ile fark bire inince Kaymaklı’da tribünden yedek kulübesine kadar herkes stres çekmeye başladı.

Yeni Boğaziçi’nin tam ümitlendiği anda Uğur’un sahneye çıkıp attığı gol Kaymaklı’yı rahatlattı ve galibiyeti getirdi.

Buna rağmen oyun disiplininden kopmadan oynayan Yeni Boğaziçi’nin dün puan veya puanlar alması mümkündü. Ancak hem yakaladıkları pozisyonlarda goller bulup öne geçme fırsatını değerlendirememeleri, hem de Kaymaklı’nın attığı ilk iki golün göbekte kaptırdıkları toplarla geldiğini düşündüğümüzde puanların böyle böyle hatalarla uçup gittiğini söylemek sanırım gerçekçi olur.