Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

“Patrol gezerdi yaseminler”

Böyle bir arife günüydü.

Bayram hazırlıkları çoktan tamamlanmış olurdu…

Şimdi kim karyolasının başına ayakkabılarını asar ki…

Belediyenin “zibil” arabaları temizliklerini bir tamam yapardı.
Mütemadiyen yazılır lakin yalan değil,
Gerçekten şeher tekmil yasemin kokardı…

Çöp tenekelerine “zibil tenekesi,”
Belediyenin çöp arabalarına da “zibil arabası” dendiği yıllardı.
Ama hiçbir yerde zibillik yoktu şimdiki gibi.
Ve hiçbir yerde lağım kokuları yayılmazdı etrafa.
Yasemin, ful, feslikan, gece tütenleri girip çıkardı sokaklardan…

Hani o şarkıda “Patrol geziyor yaseminler” denmekteydi ya,
İşte o biçim; öyle bir şey…

Diyeceğim,
Bir tarafı yaseminse,
Bir tarafı gül damlalarıydı memleketin…

Yalanı yok bilen bilir,
Öyle zaman olurdu tekmil Lefkoşa feslikan kokardı…

Bayramlıklar önceden hazır olurdu ki,
Genellikle çocuklara ayakkabı alınırdı.
O ayakkabılar, bağcıklarından karyolaların ya ayak, ya da başuçlarına bağlanır,
Çocuklar, bayram hediyesine bakarak uyurlardı,
Ki sabah erkenden kalkacak o ayakkabıları giyeceklerdi…

Şeher Bayrama aydınlık, temiz ve güler yüzle uyanırdı.
Şimdiki gibi asık yüzle değil…

Neydi o zamanlar?
Herkesin keyfi çok mu yerinde idi?
Kıbrıs sorunu yok muydu?
Bayramdan sonra yine nöbet yerlerine, hisar diplerine, hendeklere, dağlardaki mevzilere koşmayacak mıydı millet?
Hasret yürekleri yakmaz mıydı yani?
Bir ayrılık, bir ölüm demek değil miydi o günler?

Öyleydi…

Lakin bir ferahlık, bir güzellik vardı sokaklarda.
Her şeye rağmen.
Bir anda unutulur gibiydi onca yaşanan kahır.
Bayram geldiğinde barut kokuları tez dağılırdı…

Kim kapısının önünü sular ki şimdi?

Kapıların önü sulanırdı.
Eğer mevsim böyle yaz günleri idiyse kimi zaman iki kere.
Bayram, kapıların önündeydi,
Hisarların üstündeydi,
Bahçelerdeydi,
Sinemalardaydı,
Parklardaydı.
Karyolaların başucundaydı Bayram.
Bazen bir uçurtmanın kuyruğunda,
Ya da,
İşte o karyolaya asılan ayakkabıda…

Sabah ezanında giyilirdi bayramlık ayakkabılar.
Ne bileyim,
Bayramı öyle hissederdi çocuklar.
Ceplerinde birkaç kuruş ve mendil,
Gözlerinde ıslak bir ışık,
Sırayla binerken salıncaklara,
Ne güzeldi o çocuklar,
Ne güzeldi o Bayramlar,
Yaseminler patrol gezerken sokaklarda…