Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Partizanca endişeler yıllarımızı yemekte…

Türkiye ile KKTC arasında Ocak 2017’de imzalanan kredi kullanımına ilişkin protokolun metni, Meclis Genel Kurulu’na gönderildi.

Protokolun içinde, bizim kısaca ekonomik işbirliği protokolu dediğimiz 2016-2018 İktisadi ve Mali İşbirliği Anlaşmasına bağlı hibe ve kredi olarak, geçen yıldan kalanlarla birlikte  toplam 1 milyon 858 bin 586 TL kaynak ayrıldığı vurgulanıyor…

Ancak, kaynakların tek bir şartı var,

Adam gibi projeler ve…

Ekonomik protokolda detayları, takvimi, uygulaması, detaylarıyla yeralan reformlar…

Hibelerde, altyapı, reel sektör ve teşvik kredileri toplamı, 746 milyon TL civarında… Bunun 365 milyon TL’si, geçen yıldan yapılmayan projelerin parası… Düşünebiliyor musunuz, ne korkunç bir para…

Bu paranın doğru dürüst, kalkınma amaçlı projelerle KKTC piyasasına piyasasına girdiğini bir düşünsenize…

Kredilerde de aynı durum…

255 milyon 980 bin TL, reformlar yapılmadığı için serbest bırakılmamış…

Bu yıl ne olacak..?

Sanırsınız ki, sürekli olarak imzalar atan, taahhütler yapan, vaadler veren hükümet, bir hızla proje yapacak, ya da reformları yerine getirecek…

Yok böyle bir şey…

Aradan 9 ay geçti, öngörülen reformlardan sadece kozmetik olanları yerine getiriliyor. Biri fonlarla ilgili olanı, diğeri mesai saatleri düzenlemesi… Ötekilerden tık yok…

En önemli partizanlık kaynağı tarımda, gereken reform yapılmadığı, mevcut durum aynen devam ettirildiği için ödenekler serbest bırakılmıyordu bunu biliyorduk…

Şimdi de turizm için aynı durum söz konusu. Kıbrıs Postası, Turizm Bakanlığının yaklaşık 5 aydır güncellemediği “Teşvik Mevzuatı” nedeniyle, turizme mali protokolle aktarılacak bu yılki kaynağın da tehlikede olduğunu yazıyor.

Reformlar, siyasi iş…

Yapmıyorlar, yapacakları da yok…

Ama lütfen biri çıksın ve söylesin, bu ülkenin alt yapıya ihtiyacı yok mu..?

Vaar, hem de nasıl. Ama proje yok!

Reel sektör kan ağlıyor. Teşviğe ihtiyacı yok mu? Var tabii… Ama yine proje yok!

Teşvik kredileri de aynı…

Demek ki, para orada hazır da olsa, kamunun proje üretme kabiliyeti yok…

Kooperatif Merkez Bankası’na ne idüğü belirsiz hizmet alımı yapacaklarına, projeler için kamuya hizmet alsalar keşke…

Esnafı, yatırımcısı buna neden ses çıkartmaz, ya da meslek örgütleri proje hazırlanmasına neden öncülük etmez ben de bunu anlamam…

Geçmişte protokollar, krediler, hibeler ve bunlar için Türkiye’nin koyduğu koşullara ideolojik olarak bakılır, imzayı atanlar da bunun arkasına saklanır, uygulamamak için bahane bulurdu.

Ama bu defa durum farklı…

Artık kimse o protokollerde öngörülenlerin  mantığına itiraz etmiyor. Aksine KKTC’nin doğru dürüst yönetilmesi, kalkınabilmesi için bu reformların şart olduğuna inanılıyor.

Buna karşın uygulamamakta direnenler de, partizanlık zihniyetiyle bir kez daha damgalanıyor…

Ve, olan da KKTC’ye ve halkına oluyor…

Bu ayak sürüme, KKTC’ye onlarca yıl kaybettiriyor….


YERİN KULAĞI VAR

ANASTASİADİS BİLDİĞİNİZ GİBİ:

Rum lider Anastasiadis’ten enosis kararını kınaması beklenirken, o tahminlerin ötesinde bir pişkinlikle sahip çıktı. “Tarihi olguya basit bir atıf” diyerek, olayı basitleştirmeye kalktı. Yetmedi, “20 Temmuz kutlamları da bizim için kışkırtıcıdır” demagojisine yattı. Cumhurbaşkanı Akıncı müzakerelere devam konusunda Anastasiadis’in tavrını bekliyordu, şimdi ne yapacak, merakla bekliyoruz… Meclis’in deklarasyonu yetmez… BM’ye AB’ye ve tüm muhataplara, bu yapılanın güveni yokettiğini en anlaşılır dille ve en sert şekilde anlatmak gerekiyor…

 

ANLAT DA AÇILIN:

Rum Ulusal Konseyi, tepkilerimizi “bilinçli çarpıtma” olarak nitelemiş. Siz iki faşistin arkasına takılıp böyle bir karara imza atacaksınız sonrada çıkıp, konuyu saptırdığımızı söyleyeceksiniz.  Hani utanmasalar bu karar için bizi suçlayacaklar…

 

İSTEDİĞİNİZ OLDU:

Dünkü müzakereciler toplantısı iptal edildi. Yarınki Akıncı-Anastasiades buluşmasının da yapılmayacağı konuşuluyor. Yapılsa bile, konu enosis kararı olacak… Bu muydu Anastasiadis’in istediği. Eğer buysaydı istediği oldu sonunda…

 

NASIL OLACAK:

İngiltere Muhafazakâr parti milletvekili Teresa Villiers, Kıbrıs’ta garantilerin artık kaldırılması zamanının geldiğini vurgulamış. İyi de karşımızdakiler hala enosis hayalleri kurarken Kıbrıs Türkünü kim koruyacak söyler misiniz? Karşımızdakilerin iyi niyetli olduğuna inansak, bu dediğiniz olur ama, gerçekler apaçık ortada dururken bu önerinin hayata geçmesi biraz zor…

 

ARI KOVANINA ÇOMAK MI:

Müteahhitlerin araştırma talebinden sonra, Serdar Denktaş, Güzelyurt Hastane ihalesiyle ilgili kamuoyuna düşen tartışmalar konusunda Meclis araştırma önergesi verdi ve çıkacak sonucun, İhale Yasası’nda yapılacak düzenleme açısından önem taşıdığını belirtti. Olay ciddidir. İhaleler öncesi başvuranların aralarında anlaştıkları konusunda iddialar çoktandır yüksek sesle konuşulur durumda. Umarız Serdar Denktaş’ınki, bu son olaya kızgınlık değil,  gerçekten sonuç almaya yönelik bir çıkıştır…

 

KEŞKE:

Türk-Sen hükümetin uygulamaya koyduğu mesai saatlerini reddettiklerini açıkladı. İyi de özelde insanlar, hiçbir güvencesi olmadan  günde 10-12 saat çalışırken sesiniz pek çıkmıyor. Hani diyorum keşke asgari ücret belirlenirken de bu kadar güçlü bir ses çıkarabilseydiniz Sayın Başkan. İşçi sendikası olduğunuzu söylüyorsunuz ama sizin çabanız, çalışma saatleri yasanın altına indirilen memurun hakkını korumaktan öteye geçmiyor…

 

TARİKATLAR MESKEN TUTTU: 

Biz sustukça tarikatlar ülkede fink atmaya, dilediğini yapmaya devam ediyor. Geçen gün İskeleden bir okur arayıp şikayette bulundu. İskele bölgesinde araçlarla dolaşan tarikat mensuplarının hoparlörlerden dualar okuyarak vatandaşa davet yaptıkları hakkında. İnsanları semazen gösterisi ve şehitlere mevlit okutulacak, zengin hediyeler verilecek bahanesiyle davet ediyor sonra da kendi tarikatlarının propagandasını yapıyorlar. Bizim yöneticiler ise “aman bulaşmayalım” diyerek adeta bu tarikatlara yol veriyorlar…

 


ZİRVEDEKİLER

KKTC’den Ortak Ses: Rum Meclisi’nin enosis plebisitini kutlama ve okullarda öğretme kararı, KKTC’de ilk kez toplu bir tepkiye neden oldu. Meclis’in oy birliğiyle yayınlanan deklarasyonundan sonra, Meclis dışından Halkın Partisi ve Yeni Kıbrıs Partisi tepkilerini ortaya koydu. YKP, Kıbrıs Yeşiller ve Vatandaşlar İttifakı ile yapılacak güvenlik ve garantiler konulu toplantıya katılmayacağını, bu gruplarla bundan sonra işbirliği yapmayacağını açıkladı. KTÖS de, kararın “Kıbrıs Cumhuriyeti” Anayasası’na aykırı olduğunu ve dava açacaklarını duyurdu… KKTC’den çıkan bu ortak tepki, olayın geçiştirilemeyecek kadar vahim olduğunu göstermeye yetti aslında. Baksanıza Rum basını “şaşırdıklarını” yazıyor…

 


DİPTEKİLER

Nikos Anastasiadis: “Bir kutlama kararı var diye çözüm çabalarımız yok sayılamaz… İşgalin sona ermesi ve vatanımızın birleşmesi hedefimiz olmaya devam ediyor… Enosis kutlaması için o kadar hassasiyet gösteriyorsan 20 Temmuz kutlamalarını iptal et…Bir kutlama kararıyla Rum liderliğinin çözüm istenci sorgulanamaz”… Enosis ve 20 Temmuz’u aynı kefeye koyan zihniyete söyleyecek söz bulamıyorum…