Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Partilerin çıkarları mı, ülkenin çıkarları mı?..

 

CTP Genel Sekreteri Kutlay Erk, “UBP ile koalisyonu hazmedemem” diyor.
Dün bir TV programında, CTP Kurultayı’ndan sonra yeni hükümet kurma çalışmalarında ilk olarak DP ile şans deneyeceklerini, ancak DP’nin “Talat’ın dediği gibi” ciğerlerini sökmeye kalkması halinde, içine sindirmese de, UBP ile koalisyona gidebileceklerini belirtiyor.
Erk’in bu söylemleri yeni değil. Geçtiğimiz yıl da, “Eğer ‘Alo ben Beşir’ olayı yaşanmamış olsaydı, 2013’te UBP ile koalisyona gidebilirdik” demişti. Ama o gün de, bunu kendisinin içine sindirmediğini ifade etmişti…
Yine bu söyleşisinde, DP’nin kendilerini esir almaya çalıştığını da kaydetmişti…
Nitekim hemen arkasından, DP’ye verilen bakanlık sayısı ile Serdar Denktaş’ın uhdesinde topladığı bakanlık sayısı tartışılmıştı…
Bir buçuk yıllık iktidarlarında, hükümet bir kaç kez bozulma noktasına geldi. Hatta, 2014 yerel seçimleri öncesinde yine Kutlay Erk, “DP, UBP ile ittifaka giderse, hükümet devam edemez” de demişti… DP’nin, UBP ile işbirliği yaparak, CTP’yi geriletmeye çalıştığını da söylemişti…
İpler kopma noktasına geldiğinde, CTP Parti Meclisi toplanmış ve hükümet programındaki konuları takvimleme kararı almıştı. Kutlay Erk bu kararı açıklarken de “Bunu uygulayamazsak, bu ortakla hükümete devam etmenin çok fazla bir anlamı yok” yorumunu yapmıştı.
O hükümet ne programını takvimledi, ne de müthiş icraatlar yaptı ama devam etti ve bugünlere geldi…
Bugün DP Genel Başkanı, icraat yapamadıklarından şikayetle istifa etmiş durumda. Başbakan bir ay sonra yok…
Şimdi ben Sayın Erk’e sorarım, sizce bu ayak sürüyen, günden güne içi boşalan hükümet başarılı mıdır ki yeni versiyonunu deneyeceksiniz..? Ne değişecek..? Bence Hakkı-Atun-Özker Özgür hükümetlerinin kurulup bozulması, Ferdi Sabit Soyer- Serdar Denktaş hükümetlerinin, aynı şekilde bir kaç kez kurulup bozulmasının sebepleri ortada duruyor. Ve bu nedenle de ülke duruyor, yıllar kaybediliyor…
Artık kişisel hazım sorunlarını bir kenara bırakıp, ülke çoğunluğunu ve Meclis çoğunluğunu temsil eden gerçek anlamda iş yapacak bir formüle ihtiyaç var. Bu formülün hiç denenmemiş olmasında da büyük yarar var…
İki büyük partinin birbirine şantaj yapacak durumu olmayacak. Birbirlerini en ciddi şekilde denetleyecekler, hatta belki de icraat için yarışacaklar.
UBP, bugünkü haliyle benim açımdan da uğruna ölünecek Leyla değil. Ancak Eroğlu’nun vesayetinden kurtulan bir UBP’nin oluşmasına katkı koymak, ülke siyaseti için kötü bir şey midir..?
Bence her iki taraf da “Bizi yok ederler, bizi geriletirler” gibi korkularını ve ön yargılarını ülke menfaati için bir kenara bırakmalılar.
Meseleye partilerin çıkarları değil, ülkenin çıkarları olarak bakmakta fayda var…

Bir görevden alınma hikayesi…

Birkaç gün önce gazetelerde bir görevden alma haberi çıktı. Milli Eğitim Bakanlığı Özel Kalem Müdürü Fatma Anıl Öder görevden alındı diye. Birçoğumuzun pek dikkatini çekmedi çünkü, hükümet ortakları giderayak bolca görevden alma ve atama yapıyor. Hatta bazen, görevini en iyi şekilde yapanlar da gönderildi. Çoğu kez nedenlerini anlayamadık.
Ancak Milli Eğitim Bakanlığı’ndaki bu görevden alma konusunun altında başka şeylerin yattığı bilgisi geldi kulağımıza.
İddiaya göre 2 yıldır bu görevi sürdüren Öder, DP’li Mustafa Arabacıoğlu’nun kardeşinin kızı. Fatma Hanım’ın eşinin Türkiye’de çalışmaya başlaması ailenin bölünmesine neden olacaktı…
Bunun üzerine Fatma Hanım da, ya kendisine de yurt dışında görev verilmesini, ya da görevden alınıp “müşavir” yapılmasını talep etmiş. Hatta iddia o ki, bu konuda aracılığı da, Sayın Arabacıoğlu yapmış. Hani ülkedeki siyasi kirlilikten usandığını ve bir daha aday olmayacağını söyleyen; Milli Eğitim Bakanlığı koltuğunu, eğitimdeki sorunlara çare bulunmadığını söyleyerek bırakan Arabacıoğlu…
Belki de ilk kez bir müdür, kendisini görevden almaları talebinde bulundu. Şimdi artık o bir müşavir ve gönül rahatlığıyla eşiyle birlikte yurt dışına gidebilecek. Nasıl olmasa müşavirlik maaşı her ay yatacak… Dediğim gibi, bunların tümü iddia ancak, eğer bu iddialar doğruysa, ülkede siyasete ve siyasetçiye niye güvenilmediğinin kanıtı olacak…

YERİN KULAĞI VAR
CİĞERİNİ SÖKTÜ: CTP Genel Sekreteri Kutlay Erk, “CTP-UBP koalisyonunu hazmedemem” değerlendirmesinde bulundu. CTP’nin 14 Haziran’da yapılacak kurultay sonrası bu görevde kalıp kalmayacağı belli olmayan Sayın Erk’in, partisini bağlayan bu sözleri pek hoş karşılanmadı ve olası bir ortaklığın önünü kesme amaçlı olduğu yorumu yapıldı. Erk, Talat’ın koalisyon görüşmeleri sırasında, “CTP’nin ciğerini söker” dediği DP ile ortaklıktan çok memnun anlaşılan…

UBP MİLLETVEKİLLERİ İLGİNÇ:
Dün Meclis kürsüsünden iki UBP milletvekilinin konuşmalarını izledim. İzlem Gürçağ ve Erdal Özcenk. Gürçağ, bizzat kendi hükümetleri döneminde çıkan Girne’deki 10 katlı bina izinlerinin kenti nasıl yok ettiğini örneklerle anlattı. Hükümetten bu kararın değiştirilmesi için anlayış istedi. Erdal Özcenk ise DAÜ’nün kıyak çekilen arazisinden, üniversite için daha fazla yurt inşa edilmek suretiyle Gazimağusa halkına verilen zarardan ve DAÜ’deki bazı yöneticilere ait şirketlerin, üniversite içinde iş yapmalarından şikayetçi oldu. Oysa DAÜ Vakıf Yönetim Kurulu Başkanı, UBP’nin adamıydı. Her ikisini de dinledikten sonra, acaba dedim, UBP kendi içinde bir özeleştiriye gidiyor ve geçmişiyle yüzleşiyor mu? Eğer bunlar sadece kendilerini bağlayan kişisel görüşleri değil de, genel bir tutumsa, umut verici…

GÜZEL BAŞLANGIÇ:
Dün Akıncı ve Anastasiadis’in ortak açıklamasıyla duyurulan Güven Yaratıcı Önlemler, iyi bir başlangıç. Gerçekten de gündelik yaşamı kolaylaştıracak, iyileştirecek cinsten. Rum basınının özellikle Derinya konusunu askerin adını karıştırarak yaptığı spekülasyonların boş çıktığını görmeleri lazım. Ancak işler komitelere havale ediliyor. Ayrıca hiç bir madde için bir takvimleme yok. Umarım “dursun-kalsın”a havale edilmez. Niyetlerinde samimi iseler, aşılmayacak zorluk yok…

KİM TEPKİ GÖSTERMİŞ:
Yurttaşlıkla ilgili yasal düzenlemelere getirilmek istenen yeni kriterler, KKTC’de yaşayan ve vatandaşlık bekleyen birçok kişinin tepkisine neden olmuş. Olur tabii, çünkü artık her seçim dönemi hiçbir kritere bakılmadan gollifa gibi dağıtılan vatandaşlıklar olmayacak. Yıllardır, “nasıl olmasa birgün bir siyasetçi bulur, vatandaşlığı kaparım” diye ülkede kaçak olarak yaşayanların bu rüyaları bitecek. Tepki koyanlar tepkilerini sürdürsün varsın, bu önlemler için geç bile kalındı…

KAPTAN’A EMANET:
DP Genel Başkanı Serdar Denktaş’tan boşalan Başbakan Yardımcılığı ve 3 bakanlık koltuğuna Menteş Gündüz atanıyor. Yani artık dümen kaptanın elinde. Uzun yıllar gemi kaptanlığı da yapan Gündüz’ün, batmak üzere olan gemiyi, 15-20 günde güvenli bir limana yanaştırıp yanaştıramayacağını ise hep birlikte göreceğiz…

GREV KALKAR AMA:
KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil, Şehit Ertuğrul İlkokulu’nda haftalardır devam eden grevin kalkması için Milli Eğitim Bakanlığı’ndan, yeni dönemde okul müdürünün bir başka okula nakledileceği sözü vermesini istedi. Ancak KTÖS’ün bu önerisinin bakanlık tarafından kabul edilmediği öğrenildi. Yani yıl sonuna geldiğimiz bu günlerde, sendika ve bakanlığın inadı, çocukların karne almasını bile tehlikeye attı…

ZİRVEDEKİLER
Yılmaz Nasiboğlu: Gazetelerde bir haber, “Kıb-Tek’te siyasiler, hakkı olmayan birisini, diğerlerinin hakkını yiyerek terfi ettirmeye çalışıyorlar. DP kanadından kuruma asbaşkan olan Yılmaz Nasipoğlu’na Ozan Erenay’ın şube amiri olması için baskı yapıldı. Bu baskılara dayanamayan Yılmaz Bey istifa etti”… Az da olsa ülkede hala daha sırf koltukta oturmak için, onurunu kaybetmeyen insanların olması ne güzel…

DİPTEKİLER
Maşallah Bürokrasimize: Önceki günkü Bakanlar Kurulu’nda alınan kararlar arasında, motorlu araçlarda yolcu ve eşya taşınmasını düzenleyen tüzüğün onaylandığı da vardı. İlgili yasa, 2012’de değişmiş, içinde de “En geç 6 ay içinde Tüzük hazırlanır” maddesi var. Arada kaç tane Ulaştırma Bakanı değişmiş, bir Tüzük çıkamamış. Biz buralardan, defalarca, minibüs, taksi, kamyon denetimlerini eleştirip duruyoruz. Meğerse, denetimi yapacak Tüzük ortada yokmuş… Yasayı siyasiler yapıyor da, tüzükler bürokratların işi. Tam 3 yıl sürmüş. Maşallah… Bakanlara göre de bürokratları…