Köşe Yazarları

PARASKOS’U DİNLERKEN






Çarşamba günü aile dostumuz Andreas Paraskos, Karpaz’ı ziyaret ederken, bizi de ziyaret etti. 2 saate yakın, güncel konuları Paraskos ile sohbet ettik.

Paraskos, Rum tarafında kayıp olarak bilinen birçok Rum’un gerçekten kayıp değil, 15-20 Temmuz aralığında Rumlar tarafından öldürülüp, Rum mezarlığına gömüldüğünü bulan gazetecidir.



Bu yılın başında, KATHİMERİNİ gazetesinin Genel Yayın yönetmeni iken, Rum tarafındaki ALTIN PASAPORT olayında, Anastasiadis ve çevresinin şahsi çıkar sağladığını yazdığı için,Paraskos, ÖZÜR DİLEMEYE zorlandı. Ancak özür dilemek yerine, istifa etmeyi seçti,

Konu konuyu açtı…

1978 yılında çözüm yönünde bir plan ortaya çıkınca, Rum Dışişleri Bakanı Rolandis ve Rum Meclis Başkanı Mihailidis, bu plana EVET denmesi gerektiğini savundular…

AKEL ‘in o dönemdeki efsanevi lideri Papayuannu da aynı görüşte idi.

Son günde,Rusya’nın KGB sinin lideri, Papayuannu’yu ziyaret ederek,o zamanki Plana ,Kıbrıs Cumhurbaşkanı Spiros Kipriyanu ile HAYIR denmesi baskısını yaptı.

Rum zenginleri de Larnaka ve Leymosun’da yeni turistik tesisler inşa ediyorlardı.

Amerika’nın desteklediği Plana göre,Maraş’ın Rumlara iadesi söz konusuydu.Bu ise Larnaka, Leymosun ve Baf ta otel inşa eden Rumların işine gelmedi.Bir grup iş adamı, Spiros Kipriyanu’yu HAYIR demesi konusunda ikna ettiler.

ROLANDİS, yazdığı kitapta bu konuları ayrıntıları ile açıklamıştı.

Paraskos’a göre, Kıbrıs’ta iki ayrı devlet görüşünün babası ANASTASİADİS’tir.

Altın Pasaport uygulaması ile Rum tarafına gelen paranın miktarı ON BİR BUÇUK MİLYAR Euro olmuştu.

Anastasiadis, çözüm olması durumunda, Kıbrıs Türk liderliğinin bu yasal olmayan ALTIN PASAPORT uygulamasına karşı çıkacağını düşünerek, Montana’da çözüm planına HAYIR dedi.

Maraş açılımına gelince…

Paraskos’a göre, mal tazmin  komisyonuna baş vuran Rumlar, komisyondan cevap alamadıkları için, konuyu yeniden İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE taşımaya hazırlanıyorlardı.

Türkiye’ye Maraş konusunda adım atması için tanınan son tarih, EKİM 2021  hızla yaklaşıyordu.

Erdoğan Maraş açılımı ile zaman kazanmaya çalışıyordu. Ancak, Maraş’ı Türk yönetimi altında açmayı hedeflediği için, ne İsa’ya ne de Musa’ya yaranamadı.

Paraskos’un anlattıklarından,Rum halkında çözüm yönünde bir eğilimin güçlendiğini, Rum partilerin bunu engellemede yetersiz kalacaklarını  düşünmeye başladım.

Türk tarafında ise, Maraş açılımını destekleyenlerin yanı sıra, bu açılımı SEVR ANTLAŞMASI’ndan daha kötü niteleyenler olduğu görülmüştür.

Bilindiği gibi SEVR antlaşması 1920 de Osmanlılar ve diğer tarafta galip ülkeler olan, İngiltere, Fransa, İtalya, Amerika, Japonya vb.. devletler tarafından imzalanmış ve Osmanlı toprakları bölünerek Yunanlılara, Ermenilere ve Kürtlere sunulmuştu.

Osmanlı Padişahı da bu antlaşmayı imzalamak zorunda bırakılmıştı.

Paraskos la yapılan sohbette ortaya çıkan görüş şudur

Kıbrıs ve bölgedeki güçler, yeniden mücadele ve yeni durumu oluşturmaya başladılar.

Kıbrıs Sorunu da bu mücadele içerisinde yeniden  şekillenip çözüm yolunda adımlar atılacaktır. Mevcut durumu korumak artık ne Rum tarafında ne de Türk tarafında mümkün değildir







Başa dön tuşu