Artık paradan para kazanılmıyor. Kazanıldığı dönem olan 1999-2001 yılları devri 2003 yılından sonra neredeyse kapandı. 2001 yılına kadar yıllık % 150-180 arası brüt getiri elde eden para artık % 7-8 ile en zayıf getiri aracı haline geldi.
Finansal yatırım araçlarının çoğu son 10-12 yılda vasat bir getiri sağlıyor. Milli gelirin bile altına inmiş durumda.
Ufak bir araştırmayla son yıllarda finansal yatırım araçlarının getirisini, gayrimenkuldeki artışın ne olduğunu Milli gelirde ki artışla sonuç üretmeye çalıştım.
• 2008 yılı küresel krizde faizler son yılların en düşük dönemine girdi. Dünya da faizler düşmüş Türkiye’de ki faizler neredeyse eksiye gelmiş KKTC’deki faizler ise reel olarak % 2-4 arası. 10 yıl önce reel faiz % 25 iken 2013 yılı reel faiz % 2’ye indi.
• Dolar, Euro ve Sterlin aynı dönem itibariyle TÜFE enflasyonunun altında kaldı.
• Altın yatırım aracı olarak son 10 yılda %95’lik, reel bir kazanç sağlamışsa bile KKTC halkının bu enstrümana pek ilgisi yok.
• En riskli yatırım aracı olan İstanbul Borsası hisse senetleri iyi performans sergileyemedi ve getirisi hazine faizinin altında kaldı.
Gerek Türkiye piyasasına gerekse KKTC piyasasına yapılan yatırımdan para kazanılamıyor. Bu sadece finansal yatırım araçlarının getiri düşüklüğünden kaynaklanmıyor, aynı zamanda reel ekonomik faaliyetlerin getiri yüksekliğinden de görülüyor.
Son 10 yılda milli gelirimizdeki artış ile finansal enstrümanların getirisi hemen hemen aynı gibi.
Konut fiyatındaki son üç yılda (daha geriye gitme olanağı olmadı) % 10 reel (kira geliri dahil) artış, konuta yatırımın kazandırma potansiyelinin diğer tüm yatırım aracı enstrümanlarından daha yüksek olduğunu gösteriyor.
Yaptığım analizde paranın artık reel ekonomik faaliyetlerden kazanıldığını gösteriyor. İşte bu yüzdendir ki gerek KKTC’de gerekse TC’de konut yapımı tüm hızıyla devam ederken talepte aynı hızla devam ediyor. Faizlerin düşürülmesi durumunda talebin artması korku yaratırken balon oluşumundan şüphe duyuyorum.
































