Dünya büyük bir krizden geçiyor. Pandemi krizi hem iktisadi hem de sosyal olarak büyük bir kriz yarattı. Pandemi süreci yaratılan bu krizin reel kesim ve kamu kesimi iktisadi sistemlerini ciddi şekilde etkilemiş ve bu etkileşim sistemleri güçlendirmiştir. Yani kriz aynı zamanda sistemlerin güçlenmesi için fırsat yaratmıştır.
Pandemi süreci ülke ekonomilerinde büyük bir çöküntüye neden oldu. Ekonomilerin büyümesi durdu daha da ötesi negatif büyüme oldu. Hane halkında harcanabilecek kaynak kalmadı iç talepte daralmalar yaşanıyor. Devletler ekonomiye müdahale ederek etkili olmaya çalışıyor. Ekonomide devleten ön plana çıktı. İşletmelere yapılan maddi katkılar ve verilen teşvikler aslında kısmende olsa devletçi ekonomik rejimin önemini bir kez daha ortaya çıkardı. Herkes her birey her işletmede işletme de devletten bir şeyler bekledi ve devletin bu süreçte öncü rol almasına ve kontrolü elinde tutmasını istedi. Yani bir derecede devletin ekonomiden elını ayağını çekmesi gerektiğini savunanlar yani tamamiyle liberalleşmeyi savunanlar bu süreçte devletçi bir ekonomik politikayı konuşmaya başladılar. Ekonomilerinin çökmemesi için devletin rolünün ön plana çıktığı bir sürece girildi.
Esas nokta liberalizasyonda piyasanın eskı halıne gelmesı ve hatta bu krizi bir fırsat bilerek piyasanın güçlenebilmesi için devletlerin üstlemesi gereken rolün ve ekonomi adına yapılması gerekenlerin ne olduğu noktasına yoğunlaşmak.
Burada önemli olan bir nokta var eğer AB ülkelerinin bu süreçte ortaya koydukları çalışmalara bakarsak ekonomiyi daha güçlü kılabilmek için kaynak kanalize edilmekte ve sistemsel değişikliklere gidilmekte böylece pandemi sonrasında ekonomilerinin kırılganlığının azaltılacağı bir yapıyı ortaya çıkarmaya çalışmaktadırlar. Yani ekonomilerinin kırılganlığını azaltacak ekonomik verimliliği daha çok artıracak bir yapıyı yaratmaya çalışıyorlar. Pandemi krizini avantaja döndürmek tek gaye. Bu süreçte bu ülkeler ekonomilerini eskisinden daha güçlü bir düzeye çıkarıyorlar.
Dünya bunları yaparken bizler yani Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak ne yapıyoruz? Ekonomimizin ayağa kalkması ve pandemi öncesi sürece hatta daha iyi bir sürece girmesi için yapısal neler yapıyoruz? Eski normale dönmek bile bana çok vahim geliyor. Hep yazdık, söyledik yapısal reformlarda bahsettik sürdürülebilir bir ekonomik yapı dedik. Bu pandemi süreci bizim ekonomik yapımızın sürdürülebilir olmadığını bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Kamunun kendini sorgulaması ekonomik fonksiyonlarını düzenlemesi ve denetleme konusunda öne çıkması ekonomiye şekil vermesi gerekmektedir. Bizim bu süreçte neler yapmamız gerektiği konusunda ciddi uyarılar var. Ekonomik uyarılar var. Bizim ekonomimiz çökmüş, dibe vurmuştur. Eski normal zaten bizim doğrumuz değildi.
Kıbrıs Türk Ekonomisi ayakta duramayan sistem dışına çıkmış finansal yapısıyla tamamen kayıt dışı bir yapıda. Kamu kendi yükümlülüklerini yerine getiremeyen bir sisteme bürünmüştür. Pandemi süreci ekonomik yapılanmanın ve ekonomimizin yapısal reformlarını yapmanın sağlayacağı bir avantaj olmalıydı. Halkın bu konuda fedakarlık yapma potansiyeli mevcuttu. Bunu da heba ettik maalesef. Birlikte yeniden ekonomiyi inşa edecek bir durum ortaya çıkacaktı, olmadı. Daha da vahim olan şudur ki; mevcut iktidar partilerinden böyle bir vizyonu ve çalışmayı göremedik. İktidara gelmek isteyen diğer mualif partilerden de bir vizyon çalışması ve önerisini göremedik.
Siyaset bu konuda bir kez daha sınıfta kaldı maalesef. İktidarıyla muhalefetiyle.
































