Köşe Yazarları

Pandemi İnsan Haklarını da çökertti






İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin yıl dönümü 10 Aralık’ta kutlandı. Kurum ve kuruluşlar mesajlar yayınladı. Üzücüdür ki Dünya genelinde İnsan Hakları istenilen düzeye hala daha gelmedi. Üstüne üstlük bir de pandemi insan haklarını daha da geriletmiş durumda.

Otuz madde ile insanların haklarını garanti altına alan ‘İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ 10 Aralık 1948’de 46 ülke tarafından kabul edilmişti. Üzerinden yetmiş iki yıl geçti. Hala daha pek çok insan hakkının ihlal edilmiş olması ve Dünya genelinde yaşanılan problemler, insan haklarının yine garanti altına alınmadığını göstermektedir.

Dünya genlinde dijital eşitsizlik pandemi sürecinde özellikle yoksullar için insan haklarını daha da geriletmiş durumdadır. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), Eğitimin Geleceği İçin Uluslararası Komisyonu, ‘Covid Sonrası Dünya’da Eğitim: Kamusal Eylem İçin Dokuz Fikir’ raporunda, pandeminin yoksulluk yaşayan alt sosyal tabakayı daha çok etkilediğini istatistiklerle verdi*.

Afrika’daki dijital uçurum yaratan rakamlar; Sahra güneyindeki Afrika’da öğrencilerin sadece 11%’nin evinde bilgisayarı var ve sadece 18%’sinin evinde internet erişimi var. Dünya genelindeyse evlerinde bilgisayarı olan 50% ve internet erişimi olan 57% öğrenciler ile kıyaslandığında, Afrika’daki durumun daha da kötü olduğu ortaya çıkmakta*.

Pandemi sürecinde okulların kapanması nedeniyle Dünya genelinde 1.5 milyardan fazla öğrencinin eğitimi engellendi*. Eğitimi engellenen öğrenciler arasında en ciddi problem yaşayanların yukarıdaki yoksul Afrika’daki çocuklar ile onlarla aynı kaderi yaşayanlardır.

Dünya genelinde yoksulluk yaşayan çocuklar, var olan sistem içerisinde eğitimde fırsat eşitsizliğini zaten yaşıyorlardı. Örneğin yoksulluk yaşayan ailelerin çocuklarının üniversiteli olması hayli zordu. Çünkü üniversite eğitimi uzun bir zaman eğitim kurumlarında geçirmeyi gerektiriyor. Bu çocuklar ailelerine maddi katkı için erken yaşta (ki çoğu zaman çocuk işçi de olanlardır) iş yaşamına katılmak zorunda kalıyorlar, ne yazık ki. Ayrıca üniversite eğitiminin pahalı olması nedeniyle de üniversiteye gitme oranları çok düşüktür.

Tüm bu eşitsizliklere pandemi sürecinde uzaktan eğitim de eklendi. Evde bilgisayar ve internet erişimi olmayan yoksul çocuklar, insan hakkı olan eşit eğitim olanaklarından, orta ve üst tabaka ailelerinin çocukları gibi yararlanamıyorlar. Online eğitime erişimleri olmadığı için derslerdeki bilgileri edinemiyorlar. Ayrıca bilgi ihtiyacının karşılanmasında bazı sitlerin açık olmaması da onlar için ciddi bir olanaksızlık oldu. Sözü edilen eksiklikleri nedeniyle de üst düzeyde eğitim olanaklarına ulaşmada problemler yaşayacaklardır.

Raporda pandemi öncesi alınan önlemlerin de yıkılması tehlikesine de vurgu yapılıyor. Yoksulluk ve cinsiyet eşitliği konusunda dünya genelinde kaydedilen ilerlemenin zarar görmesi en büyük risk olarak değerlendirildi. Cinsiyet ayrımcılığı ve kadınların eğitim kazanımlarının büyük olasılıkla zarar görme tehlikesi ve daha da önemlisi Covid-19 sonrası okula dönmeme riski çok ciddi bir durum olarak kabul edildi.

İnsan Hakları Günü tüm bu problemleri bir kez daha dünyaya hatırlattı.  UNESCO raporda ülkelere insan hakları bağlamında, eğitimde fırsat eşitsizliği gibi durumların ortaya çıkmaması için acil önlemler alınmasını öneriyor.

Buralarda da bu açıdan ciddi önlemler alınmalıdır. KKTC eğitim sistemi de seçmeci-eleyici bir eğitim sistemidir. İlkokul sonunda kaliteli eğitim için ‘kolej’ sınavında, ortaokul sonrası fen lisesi giriş sınavında ve üniversiteye giriş sınavlarında ‘elenmemek’ lazım. Elenmemek için de iyi eğiti almış olma ve diğer öğrenciler arasından kontenjan sayısı içerisine girerek seçilmek, diğer bir deyişle elenmemek lazım.

Bu seçmece-eleyici eğitim sisteminde başarılı olmak için ailenin maddi gücü olması şart. Hem dershanelere hem de ‘özel dersler’ gitmek gerekli, yoksa çocuk seçilmeyip elenecektir.

Devlet okullarına devam eden ve yoksulluk yaşayan öğrencilerin seçilmesi çok zor. Çünkü ne dershane ne de özel dersleri karşılayacak olanakları yok. Çevrim içi eğitime de katılmakta zorluk yaşadıkları ve ailelerinin de onlara akademik anlamda katkı yapacak bilgi birikimleri olmadığı için bu çocuklar eğitimde fırsat eşitsizliğini pandemi süreci ve sonrasında daha derin yaşayacaklardır.

İnsan Hakları gününde akılları yorun problemler bunlar. Özellikle devletin bu çocuklara da eğitimde fırsat eşitliğini sunması için gerekli önlemlerin bir an önce alınması lazım. Devletin acil önceliği bu olmalı çünkü bu çocuklar da toplumda diğer sosyal tabaka çocukları ile birlikte yaşayacaklardır.

*https://unesdoc.unesco.org/ark:/48223/pf0000373717/PDF/373717eng.pdf.multi

 







Başa dön tuşu