Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

ÖZGÜRGÜN BAŞKA HAVADA…

Dördüncü aynı dolduran UBP-DP hükümeti, geniş katılımlı bir toplantı ile basının önüne çıktı. Tüm kabinenin hazır bulunduğu dünkü toplantıya, bakanların dışında üst düzey yöneticilerin de tam kadro katılması gözlerden kaçmadı. Başbakan Özgürgün, 21 sayfalık metinle başladığı konuşmasında, toplantının “sohbet ve soru cevap” şeklinde geçmesini isteyerek, metnin dışına çıktı.  Gazetecilerin sorduğu sorulara ilgili bakanların cevap vermesi ise toplantının, bir başka ilginç yanıydı. Toplantı boyunca soru sorulmayan ve konuşmayan sadece 3 bakan vardı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ersan Saner, Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu ile İçişleri Bakanı Kutlu Evren. Evren, vatandaşlıkla ilgili sorulan soruya cevap vermek yerine, hazırladığı bilgiyi Başbakan’a uzatıp, onun cevaplamasına imkan verdi…ANA YAZIYA GİRECEK (1)

Toplantıda, aradan geçen 4 aylık sürede hükümet icraatlarından çok, son günlerde vatandaşın da gündemini teşkil eden, vatandaşlık, emirnameler, kuran kursları ve ağırlıklı olarak da, Cumhurbaşkanı Akıncı ile hükümet arasındaki müzakere süreciyle ilgili yaşanan kriz konuşuldu. Hemen belirtmekte fayda var, hükümetin toplumda eleştirilen, tepki gösterilen tüm icraatlarından geri adım atma niyeti yok. Diğer yandan, Akıncı arasındaki kriz, anladığım kadarıyla daha da sürecek. Her ne kadar hükümet, “bizim sayın Akıncı ile aramızda bir kriz yok” dese de, özellikle hükümeti temsilen bir temsilcinin, görüşme masasında olması konusunda ikili arasındaki krizin, eğer ortak bir yol bulunmzsa daha da büyüyeceğini söyleyebiliriz…

İşte dünkü basın toplantısında öne çıkan başlıklar;

Emirnameler konusunda Bakan Ataoğlu, ilgili belediyeler ve vatandaş insiyatifleri ile görüşüp, onların da görüş ve düşüncelerini aldıktan sonra bu konudaki nihai kararlarını vereceklerini söylemekle yetindi… Bazı yatırımcıların, hükümeti rencide edici açıklamalarının sorulması üzerine ise, “bu tür söylemlere hükümet olarak anında gereken cevabı veriyoruz” denildi…

Koordinasyon Ofisiyle ilgili tepkilerin sorulması üzerine Başbakan, “ bugüne kadar bütün spor kulüp ve örgütlerinin yanısıra, yaklaşık 800 sporcunun elini sıkıp görüşlerini aldım, kimseden bir itiraz duymadım. Ofise karşı çıkan diğer gençlerin, sporla alakalarının ne olduğunu, niye karşı çıktıklarını ise bilmiyorum. Meclisin açılmasıyla birlikte bu konuyu bir sonuca bağlayacağız” cevabını verdi…

Lefke’nin İlçe Olması İçin Gereken Çalışmalara Başladık…

Ve son günlerin bir başka tartışma konusu olan Lefke’nin İlçe olması konusunda Başbakan kararlı. Bunu şu sözlerle izah etti; “Lefke İngiliz döneminden beridir tüm altyapısı ile ilçe olmaya hazır bir kentimiz. Ne yazık ki yıllardır ihmal edildi. Hastahanesi, mahkeme binaları, polis merkezi, üniversitesi ve diğer devlet kurumlarıyle İlçe olmaya hazır bir kentimiz. Lefke’deki sorunlar, ilçe olmaktan çıkmasıyle birlikte başladı. Hükümet olarak Lefke’nin yeniden ilçe olması için çalışmalara başladık. Meclis’in açılmasıyla birlikte, muhalefetle de görüşüp, Lefke’nin yeniden İlçe olması için ne gerekiyorsa yapacağız. Lefke için bunları düşünürken, orada yeni bir maden izni verilmesiyle ilgili olarak da, yeni bir maden izni verilmesi söz konusu olamaz…”.

Vatandaşlık Konusunda Gereken Neyse Yapılacak…   

Bir başka tartışma konusu olan vatandaşlıklar konusuna da değinen Özgürgün, nüfus politikalarının, bu ülkede doğmuş ancak çeşitli nedenlere vatandaşlık alamayanlarla, ailelerin birleştirilmesi ve yasal süreyi dolduranların mağduriyetini önlemek olduğunu söyledi. 1960’da adada 3/1 olan Rum-Türk oranının bugün 4/1 olduğunu ve Güney’deki bu artışın nedeninin, doğurganlık değil, çok miktarda vatandaş yapmalarından olduğu savunması yaptı, “Yasal kriterlere uyanların vatandaş yapılması bizim hükümet olarak hedefimizdir” dedi…

Kabine Değişikliği Şuan Gündemimizde Yok…

Kabinede değişiklik yapılacağı iddialarına ise Başbakan Özürgün; “henüz 4 aylık bir hükümetiz ve arkadaşların belli bir süreye ihtiyaçları var. Bağımsız arkadaşlarımız hariç, tüm vekillerimiz bu görevleri yapacak bilgi ve beceriye sahiptirler. Kabine değişikliği gibi bir durum ortaya çıkarsa değerlendirilir. Ancak şu an için öyle bir durum yok” demekle yetindi…

Görüşme Heyetinde Bir Temsilcimiz Olmalıdır…

Kıbrıs konusunda Cumhurbaşkanı Akıncı ile farklı düşünce içerisinde olmalarını Ankara ile uyum içinde olmadıkları şeklinde yorumlamanın yanlış olduğuna dikkat çeken Özgürgün, “hükümet olarak biz de Ankara ile tam bir görüşbirliği içindeyiz… Cumhurbaşkanı’nın, Türkiye’yle uyumu yanında, bizimle olan uyumu da önemli” derken, Cumhurbaşkanı ile 11 Şubat belgesini farklı yorumladıklarını, her iki tarafın da kabul edeceği bir anlaşmayı desteklemenin ayrı bir şey, nasıl olursa olsun bir çözüm olsun demenin ayrı bir şey olduğunu vurguladı. “Görüşme masasıyla ilgili, zamanında ve yeterli bilgi almakta zorlanıyoruz. Bu nedenle de görüşme heyetinde, hükümeti temsilen sayın Akıncı’nın da kabul edeceği bir ismin olmasını istiyoruz. Bu arkadaşımız, görüşmelerle ilgili masada konuşulanları anında bize aktarıp, bilgi verecektir. Son 5 görüşme bizim için çok önemlidir. Bu arkadaşın da bu süreçte heyete dahil olmasında ısrarcıyız. Nelerin olup bittiğini bilmek isteriz. Bu konuda Sayın cumhurbaşkanından da bunu istiyor ve bekliyoruz”…

Sonuçta, hükümetin gündemiyle vatandaşın gündeminin farklı olduğunu, hükümetin kendi havasında, son derece mutlu olduğunu gözlemledik. Söyledikleri bunlar… Yorumunu sizlere bırakıyorum…

 

 

YERİN KULAĞI VAR

ARABACIOĞLU YA DA DIŞİŞLERİ MÜSTEŞARI:20723

Hükümet görüşme masasına temsilci koymakta ısrarlı. Akıllarında iki isim var. İsimler sözlü olarak Cumhurbaşkanı’na sunulmuş, ancak kabul görmemiş. Bugün bu talep yazılı olarak da bildirilecek. Bize gelen bilgilere göre hükümet, Mustafa Arabacıoğlu veya Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı’nın masada yer almasını istiyor…

LA HAVLE:

Başbakan  basın toplantısında “Koordinasyon Ofisi’ne karşı çıkan gençlerin sporla ne kadar alakası vardır onu bilemiyorum” dedi. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın mantığı. Sporla alakası olmayan sussun, eğitimci olmayan sussun, sanatçı olmayan sussun. Herkes kendi konusunda konuşsun öyle mi? Demokrasi böyle bir şey midir? Konu ne isterse olsun, insanlar ülkelerinin geleceğinden endişe duyarlar. Gelecek nesillerin başka bir kültürle yetiştirilmelerine karşı çıkarlar. Et fiyatlarını konuşabilmek için kasap olmak mı zorundayız..?

GİRNE TÜMÜYLE 6 KAT:

Girne Emirname değişikliği konusunda gelen bir duyum, hayal kırıklığı yaratacak cinsten. Güya Girne Belediye Başkanı, hükümetten, tüm Girne’ye 6 kat izni verilmesini talep etmiş. Bu noktada Başkan’ın bir açıklama yapması gerekecek. Böyle bir talebi oldu mu, olmadı mı? Esentepe’den Lapta’ya diğer başkanlar da açık ve net konuşmuyorlar. Hükümetse, kesin kararlı yapacak. Eğer başkanlar da duruşlarını açık ve net ortaya koymazlarsa, siyaseten sonuçlarına katlanacaklar. Aynen hükümetin katlanacağı gibi…

FIRSATÇILAR KAÇAK KATLARI ÇIKIYOR:

Hükümetin kararlılığını gören, yasa, izin tanımadan kaçak kat çıkmaya başladı. Kuzey sahillerinin neredeyse tamamında bugünlerde hummalı bir hareket var. Nasıl olsa Emirname değişecek, kaçaklar yasal olacak. Vatandaş da toplantı üstüne toplantı yapıp, canını yerken, hükümet bu eylemlerle resmen dalga geçiyor. Bu ülkede demokrasi de bu, bilime ve doğaya saygı da bu…

İZMİR NİYE YOK:

Turizmdeki düşüşler üzerine, alel acele planlamalar yapılmaya çalışılıyor. Bunlar arasında, THY’nin Türkiye’nin bazı illerinden Ercan’a yeni seferler koyacağı haberleri de var. Diyarbakır’dan sonra Ordu, Konya, Eskişehir ve Trabzon’dan seferler planlanıyor. Oysa yurt dışı seferler için en çok tercih edilen, en yoğun destinasyonlardan biri olan İzmir’den KKTC’ye THY seferi yok. Bence Ordu’dan da Eskişehir’den de öncelikli olmalıydı ama kimsenin aklına gelmiyor…

FETÖCÜ YOK:ozgurgun-takdir-cumhurbaskaninin-319466

Başbakan Özgürgün, Türkiye’deki darbe kalkışması sonrası FETÖ’nün KKTC’de de terör kapsamına alındığını ve bu nedenle yapılan en küçük ihbarın bile değerlendirildiğini söyleyerek, “şu an için burada herhangi bir bağlantıya rastlamadık” dedi. Başbakan’ın bu açıklaması,  bazı gazetecileri “FETÖCÜ” diye suçlayanlara kapak oldu sanırım…

ZİRVEDEKİLER

Birikim Özgür: “Eşel mobil ile kamu çalışanları enflasyona karşı korunacak, maliyenin giderleri artacak yani hesapları şaşacak doğru ancak ‘biçare’ özel sektör çalışanları alabildiğine fakirleşecek… Oluşan açığı kapatabilmek için hükümet mecburen dolaylı vergilere yeni zamları gündeme getirecek. Şu veya bu biçimde kamudan çek almayıp da bu ülkede yaşama tutunma derdinde olan sessiz çoğunluk ise ekmeğini bölüp yemek durumda kalacak…”.

 

 

DİPTEKİLER

Hükümetin Keyif Zammı: Hükümetin elinin değdiğine fon adı altında dolaylı vergi yüklemesi, vatandaşın, “Bunlara Türkiye para vermedi galiba” değerlendirmesine yol açtı. Oysa Türkiye’nin katkısının kuruşu kuruşuna nereye harcanacağı belli. Efendiler cevizcinin çuvalından harcamalar yaptıkları için, ekstra gelir bulmaları gerekiyor. Mesele bu… Vatandaş da bu iktidar keyfinin faturasını ödemeye mecbur ediliyor…