Kıbrıs

Özgürgün: 5 aday da tek adresten yönetiliyor

ELEŞTİRİLER YERSİZ: Kendisine karşı aday olan 5 ismin hükümet kurulduktan ve bakan isimleri belli olduktan sonra eleştirilerini başlattığını anlatan Özgürgün, “Rahatsızlıkları bakan isimleri açıklandıktan sonra oldu. Daha önce bir eleştirileri olsaydı, şimdi kendilerini anlardım” dedi

NASIL UNUTTULAR: Özgürgün:  Üstel’i milletvekili adayı yapan, Çavuşoğlu’nu Genel Sekreterliğe getiren benim. Zorlu beyi parti meclisi istemiyordu, ben ikna ettim ve partiye döndü. Bu arkadaşların partideki geçmişi 3-4 seneliktir

NEYİ REVİZE EDECEKLER: Kurultayda kendisine karşı yarışan 5 adayın seçilmeleri durumunda CTP-UBP hükümetini revize edeceğini söylediklerine işaret eden Özgürgün, “Biz bu kararı Parti Meclisinden oy birliği ile aldık. Bu arkadaşların da oyu var” hatırlatmasında bulundu

Baykan GÜRSES ÖZDAĞ

Ulusal Birlik Partisi Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, 31 Ekim’de yapılacak parti kurultayında kendisine karşı aday olan 5 kişinin bir adresten yönetildiğini söyledi.
Özgürgün, bu kişilerin eleştirilerinin hükümet kurulduktan sonra, bakan isimlerinin açıklanmasından sonra başladığını hatırlattı.
Bu kişilerde “Özgürgün giderse sorunlar biter” anlayışının bulunduğunu söyleyen Özgürgün, “Bilinmiyor ki böyle yaparak partiye zarar verme hedefindedirler” dedi. Özgürgün, kurultay sürecinde kendisine yöneltilen eleştirileri ve daha fazlasını HAVADİS’e değerlendirdi.

Soru: Size karşı 5 adayla kurultaya gidiyorsunuz. Niye bu kadar çok adaylı bir yarışa gidildi?
Özgürgün:
Siyasi tarihimizde bir ilk. Son 2 yıllık dönemde, partinin 31 Ağustos 2013’de kurultaya tek adayla gidilmesi, genel, yerel ve cumhurbaşkanlığı seçimleri ve tüzük kurultayı, ardından da hükümete dahil oluşumuzda partide bir oy birliği var.
Bana yönelik tepkiler, bakan isimleri belli olduktan sonra başlıyor. Bir tek Zorlu Töre, CTP ile hükümete karşıyım dedi. Diğer kararlar oy birliği ile alındı hep. O zaman bugünkü eleştirilerin bakan isimleri açıklandıktan sonra başladığı sorgulanmalıdır.
Demokratik haktır, doğru. Ama ondan önce de büyük tepkiler ve eleştiriler olsaydı o zaman daha kabul görürdü. 2 yıl önce tek adayla kurultaya gidilmezse aday değilim dediğim bir dönem arkadaşlar sen tek aday olarak git başkan demişlerdir. 2 yıl önce tek aday olarak gitmek kaydı ile aday oldum. Daha önce hükümet meselesi dahil hiçbir eleştirinin olmamasının kanıtları da var.
Alınan kararlar var. Genel Başkanın yönlendirmediği, demokratik bir ortam var. Sürecin tamamında hükümet olayı gündeme geldiğinde de yönlendirme yapmadım, Sayın Talat’la görüştüm, aldıklarımı partimin yetkili organlarına götürdüm. Yetkili organlar hükümet için karar verdi.
Genel Başkan olarak ben hükümete girilmesine tek başıma karar vermedim.

Soru: 2 yıllık Genel Başkanlık döneminizi nasıl değerlendirirsiniz? UBP’nin son iki seçimde oy kaybına uğramasını özeleştirisini yaptınız mı? Bunda sizin payınız nedir?
Özgürgün:
Özeleştiri yapıldı. Parti yetkili organları değerlendirdi. Özgürgün, tek başına koskoca UBP’ye çöküp hükmedemez ki. Beni bilenler bilir 17 yıldır partinin milletvekiliyim, bütün görevlerinde bulundum. Hiç böyle bir tarzım da olmadı. Çöküp kalma tarzım yoktur.
Özeleştiri dediğinizi en iyi yapacak olan benim. 2006’da parti meclisi aksi karar almasına rağmen ben görevi bıraktım. Başkanın bu işte hatası yoktur demelerine rağmen istifa ettim. 40 yaşında bıraktım, şimdi 50 yaşındayım hayda hay bırakırım. Ancak özeleştirileri yaparken partinin Genel Başkanının göreve devam etmesinden yana olunduğunu gördüm.
Belediye başkan sayısı düştü ancak oy oranı yükseldi. Meclis üyesi sayısını artırdı. Cumhurbaşkanlığı seçimi ise farklıydı. Geçmiş dönemlerin kırgınlıkları mutlaka yansımıştır. Bizimle ilgili olmayan kırgınlıkların yansımaları vardı. Bütün bu süreçlerde bu değerlendirmeler yapıldı. Genel seçim olduktan sonra ancak Genel Başkan bir durumla değerlendirilir sonucuna vardık.
Ben bunu yokladım, parti meclisinde gündeme getirdim. Ben en ufak bir durum hissetseydim kendim bırakırdım. Şimdi bir de Özgürgün’e ikinci defa görevi veriyoruz, ilkinde bıraktı bu defa da bırakmasın deniliyor.

Soru: Demokratik, partiliyi kucaklayan bir başkan olabildiniz mi?
Özgürgün:
Öyle olduğuma inanıyorum. Hatta başkan çok demokrattır diye de eleştirilere maruz kaldım. Tersini yapsanız bu sefer de diktatör denir. Doğru bildiğim yolda deneyimlerle hareket ettim. Bende de bir yıpranma var. Bu kadar yıldır siyasette görev almak kolay değil. Siyasette sanırım bu kadar uzun süredir siyasete devam eden çok az kişi var.

Soru: Kurultaya giderken tüzük değişikliğine gittiniz. Çok eleştiri alıyorsunuz. Kurultaya giderken bu tüzük değişikliğinden dolayı içiniz rahat mı?
Özgürgün:
İçim çok rahat. Delege sistemi vardı, bu köhnemiş bir sistemdi. Bu sistem değişmeliydi. Çok daha demokratik olan üye sistemine geçmeye karar verdik. Sol partilerin çok daha fazla benimseyebileceği bir sistemdi.
Bir sağ parti olarak demokrasinin tabandan gelmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Diktatör diye eleştirenlere yanıtımdır ki bu sistem gelebilecek en demokratik yönetimdir. Uygulamada zorlukları var.
Bir genel seçimden sonra aday olmayacağımı da söyledim. İlk genel seçimde UBP birinci parti çıkmazsa olmayacağımı söyledim. Burada yapmak istediğim şey partinin daha demokratik bir yapıya kavuşmasını sağlamaktı.
Bunun da en doğru yolu üye sistemiydi. Toplamda 2 buçuk yılın üzerinde bir süre var genel seçimlere. Bu da demektir ki genel başkanın kendisine biçtiği süre maksimum 2 buçuk senenin biraz üzerinde. Daha önce erken seçim şartı da var ama hükümeti iyi giderse bu süre devam eder. O zaman birinci çıkaramazsam o arkadaşlara gelin biriniz yapın diyorum zaten.
Yeni üye sisteminin zorlukları var. Kolay değildir o kadar yıllık bir partiyi alıp tam demokratik bir sisteme geçirmek. Çünkü anlayışı değiştirmektir önemli olan. Bunda da birlik ve beraberlik gerekiyordu. Bu arkadaşlar oy birliği ile geçen tüzüğü bile eleştirmeye başladı. Yanlış olan burasıdır. Sistem tamam, destek vermezseniz yürümez. Bayram havasında geçmesi gereken bir kurultay şu anda maalesef sıkıntılarla geçiyor.
Destek verilseydi şahane bir şey olacaktı. Üye sayısını 3 bin beklerken 8 bine çıktı.

Soru: Eleştirildiğiniz noktalardan birisi de üye sayısındaki rakam… Bu niye rahatsızlık yaratıyor?
Özgürgün:
Müracaatlar geldi. İsteyen bu kişilere sorabilir.

Soru: Tüzükte üye sayısıyla ilgili sınırlama var mı?
Özgürgün:
Hayır. Genel sınırlamada % 20 var. Ama % 20 dediğiniz sınırlama 35 bine gelir. Yani toplam ülke seçmeninin % 20’sidir sınırlama. Tüzük sınırlaması odur ama biz 6 Haziran’dan sonra tüzükte 180 gün önce üye kayıtlarının duracağı vardır.
O süre 31 Ekim’de yoktu. 31 Ekim için 15 Ağustos kararı verildi. Geçici bir maddeyle bunu koyduk. Parti meclisi de oturup üye yazılımlarının hangi gün duracağına baktı. 8 bin üyenin kurultay hazırlıkları, ilçe ve örgüt kongrelerini yapabilmek için bir hazırlık sürecine ihtiyaç var. Bu süreçte arkadaşlar çok ciddi kurulan bir sistemle çalıştı. Yüksek Seçim Kurulu ile bağlantılı üye kayıtlarında sıkıntı olmasın diye bir sistem kuruldu. Biz bir de itiraz süresi vermiştik. Bu sürenin sonunda liste 8 bine çıktı.

Soru: Üye listeleri neye göre hazırlandı. İddialar çoğu partilinin liste dışında kaldığı yönünde… Demokratik ve adil bir üyelik yazılımı oldu mu?
Özgürgün:
Kesinlikle… Tüzük açık. İsteyen kişinin başvurması lazım. İkincisi bu başvuruyu örgütüne yapabilir, ilçeye ya da genel merkeze yapabilir. Arkadaşların gözden kaçırdığı bir şey var. Bu üyeler şu ya da bu şekilde isimleri de gazetelerde yayınlandı. Açıktır.
Kimse gizli bir şey yapmıyor. Genel Merkeze yapılan başvuru bu 8 binin içinde 200 ya da 300’ü geçmez. % 5’i bulmaz. Bütün gelen kayıtlar, ilçelerden, örgütlerden, belediyelerden ve milletvekillerinden gelenlerdir.

Soru:  üye yazılımlarını kendi lehinize kullanmak için yazdınız mı?
Özgürgün:
Kimin yazıldığını ne açıp sordum ne de biliyorum.

Soru: Milletvekillerinden üyelik formlarını gizlediğiniz doğru mu?
Özgürgün:
Benim söylediğim sıkıntılar bunlardı. Binlerce üyelik formu bastık. Yüklenme olmuştu, süre de kısaydı. Destek lazımdı. 2 yıldır Genel Başkanım, üçüncü kurultay ve ikinci seçimi geçiriyoruz. Bir parti ve genel başkan bunlarla ne kadar boğuşabilecek. Üyelik formları eksildi, doğrudur.
Zamanında gönderemedik, bu da doğru. Ama siz kayıtları alın biz formları size göndereceğiz, imzalatırsınız dedik. Üye kaydı ve formu olmamış kimse yoktur. Ama bu iyi niyet gerektirir.
Bölgelere göre de üyelik dağılımları adil yapıldı. Dengeler korundu. Koordineli bir çalışma yapıldı.

Soru: Kurultay tarihini erteleme talebi geldi mi size?
Özgürgün:
Geldi ama 2-3 ay gibi geldi. Tüzük zaten 6 ay öncesinden duracağını söylüyor. Bu açılırsa 6 aydan sonrasına açılması lazım. Bir erteleme yapılacaksaydı da tüzüğe göre 6 ay sonra yapılması elverişli olabilir. Ya da tüzüğü değiştirmek tüzük kurultayı yapmak lazımdı.

Soru: Çok adaylı bu kurultay partinize zarar verecek mi?
Özgürgün:
Tabi ki.

Soru: Amaçlanan bu mu?
Özgürgün:
Amaç bu olmadığını düşünmek istiyorum. Çünkü çok ciddi zarar verecek. 2 adaylı olan kurultaylar bile çok ciddi zarar verir. Bu şekilde olmaz.

Soru: Niye şimdi size karşı 5 aday çıktı? Bu isimler bir adresin yönlendirmesiyle mi hareket ediyor?
Özgürgün:
Öyle gözüküyor. Bir kumpas kuruldu.

Soru: Niye size karşı bu birleşme?
Özgürgün:
Milliyetçilerin Rum tarafında kiliseyi gördüğü tehlike gibi görülüyorum belli ki. Bu tamam değil. Ortada yaptığım bir şey yok. Yapılan eleştiriler keşke öncesinde de yapılsaydı. O zaman ben de gerçekten bu arkadaşlar beni yıllardır eleştiriyor diyebilseydim.
Bu kadar birleşme ve hırs tamam değil. Yönlendirildikleri görülüyor. O yönlendirme de tamam değil. Partiyi bitirme noktasında bir hırsla geliniyor. Görünen köy kılavuz istemez. Olay belli, açıktır. Hedef Özgürgün gibi görünüyor ama değil. Özgürgün’e parti tabanından , belediye başkanlarından ve milletvekillerinden ciddi destek verenler var. Hedef bensem onlardır da aynı zamanda…
Ben kendi başıma değilim. Ben bugün aday değilim desem aday sayısı 9’a çıkacak. Ben bir denge olarak duruyorum onun da farkında değiller. Özgürgün çekilirse bugün bu 5 aday sanıyorsa ki kendileriyle gidilir kurultaya yanılıyorlar. Bu sayı 9’a çıkar. Bu dengeyi de koruduğumun farkında değiller.

Soru: Derviş Eroğlu’nun bu kurultayda bir müdahalesi var mı?
Özgürgün:
Onu Derviş Beye sormak lazım.

Soru: Hissettiğiniz bir müdahale var mı?
Özgürgün:
Yorum yapmak istemiyorum

Soru: 5 aday hükümetin geleceğini revize edeceğini söylüyor. Sizin tavrınız ne olur?
Özgürgün:
Hayır. Bunu Parti Meclisinden oy birliği ile aldık. Hükümetle ilgili kararı kendi başıma almadım, parti kararı var. Diğer arkadaşların da oyu var. Bir tek Zorlu Bey hükümetin geneline karşıydı. Neyini değiştirecek, revize edeceksiniz. Söyleyemedikleriniz var, söyleyemediğiniz için bunları koyuyorsunuz öne…
Bu da mutlaka bir yerlerden destek alıyor belli ki söylemek için. Kendilerinin de oy verdiği bir durum var ortada. Ya budur ya da girmemektir dedim. Onlar da kabul etti mevcut şekline…

Soru: Kazanamazsanız, diğer 5 adaydan biri seçimi kazanırsa UBP’ de ne yaşanır?
Özgürgün:
Umarım ki tamam olur. Çünkü ben gerçekten kendi arkadaşlarımı zor tutuyorum. Bu 5 arkadaşımız sanıyor ki Özgürgün tek başınadır. Benim ekiplerim var. Herkesi temsil ederim. Birisi kazandı da her şey süt liman olmaz. Onu görseydim zaten hemen çekilirdim.

Soru: Şahsınıza yapılan eleştirilerin fazla acımasız olduğunu düşünüyor musunuz?
Özgürgün:
Bazen ben neymişim diye düşünüyorum. Diğer arkadaşların partideki toplam çalışma süresi benden kısadır. Bunu söyleyenlere gülüyorum. İsim veriyorum. Ünal Üstel. 2006’da partide milletvekili adayı yapan benim. UBP’nin hiçbir yerinde Ünal Üstel yoktu. Seçimi kaybetti, yine destek çıktım.
2009’da Derviş Beye adaylığı için ben rica ettim. Şimdi bunları konuşmaya başlarsam. Nazım Çavuşoğlu’nu 2006’da Genel Sekreter olarak alan benim. Yeni milletvekiliydi, yürüyebilmesi için genel sekreter olmasını isteyen bendim. Ki 2006…Benim Genel Başkanlığımda bu arkadaşların çoğu ne partideydi ne de herhangi bir görev alacak durumdaydı.
Şimdi bu eleştirileri yapanlara ondan gülüyorum. Diğerleri hiç meydanda yoktu. Diğerleri UBP’ye çok sonra geldi. Her biri 3-4 seneliktir. Zorlu Beyi bütün Parti Meclisi karşı olmasına rağmen DP’den artık ortada kalmış durumdayken elimi masaya vurarak aldırdım. Evet diktatörlük orada oldu. Bana şimdi diktatör oldu diyeni partiye gelmesi için parti meclisine baskı yaptım ve ikna oldular. Çünkü parti meclisi Zorlu Beyi kabul etmiyordu. Daha 1 seneki olay. Ve bu arkadaşlar şimdi beni eleştiriyor. Gülüyorum. Hiç konuşmak istemediklerimi şimdi konuşmak zorunda kalıyorum.

Soru: CTP-UBP hükümetinin geldiği aşamayı nasıl değerlendirirsiniz.
Özgürgün:
Ben ümitliyim. Siyasette her şeyi bir anda değiştirmek, yıldırım hızıyla iş yapmak kolay değildir. Bu hükümet kurulalı birkaç ay oldu. Bu sürede Meclis de kapalı. Biraz zaman vermek lazım. Bana göre iyi gidiyor.

 

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı