K-Pet 1. Lig’de 2014-2015 futbol sezonuna Süper Lig iddiasıyla giren Türk Ocağı ve Dumlupınar takımları, dün Girne 20 Temmuz Stadı’nda karşı karşıya geldi.
Zorlu geçmesi beklenen bu müsabakada gülen taraf, 6-2’lik skorla Türk Ocağı oldu.
Her iki takım da karşılaşmaya tempolu başladı. Ancak, genç ve mücadele gücü yüksek oyunculardan kurulu enerjik, ancak organize oyundan uzak Dumlupınar’da, topu öne doğru taşıyacak ve oyunu yönlendirecek isim yok gibi. Sahasına çekilen ve orta alanı kalabalık tutarak kontra ataklarla hızlı çıkışlar yapma düşünceleri de, ceza alanı civarında 3. bölgeye gol yolları üretmede çekilen sıkıntı nedeniyle pozisyon bulmalarını önledi. Neticede Dumlupınar, çakılı geri dörtlüsünde, orta alanında ve hücum hattında dağınık, telaşlı ve plansız bir tepki oyunu oynadı. Kazanamazlardı, çünkü, Ocak’tan galibiyet almaları için, standartlarının üstünde oynamaları gerekiyordu. Oynayamadılar.
Buna mukabil bugün özellikle ilk devrede, rakibe baskı kuran, önde basan, Ayker ve Nurcan’ın yanı sıra Aksel ile sürekli arayış içinde olan ve soldan Şenol, sağdan da Hakan Altın ile günün adamı Özgür’e çeşitli pozisyonlar yaratan bir Ocak vardı. Ocak; enerjisi, özgüveni ve yerleşik hücum ve müdafaa anlayışı ile farklı kazandı. Sadece, ikinci devrenin başında yedikleri ve şanssız yorumdan kaynaklanan penaltı sonrasında çok kısa bir müddet panikledi. Sonra yine sazı aldı ve hem çaldı hem de oynadı. Genel olarak başarılı bir maç çıkartan Ocak’ta, başta Özgür ve Şenol olmak üzere iyiler, iyi oldukları kadar da pozisyon şanssızlığı yaşayanlar ve sadece işine odaklanıp, meziyetlerinin yanı sıra gerçek performanslarını bu haftalık satışa sunamamış olanlar vardı.
Hakeme gelince; Süper Lig hedefi olan her iki takımın ağır maç yükünü ve ortaya çıkan yüksek gerilimi kaldırması için, mental olarak kendini çok geliştirmesi gerekir düşüncesindeyim.
































