KıbrısManşet

Özant:Panik halinde çareler düşünülüyor


Kıbrıs Türk Diş Tabipleri Odası Başkanı Dr.Ahmet Özant yaptığı açıklamada Pandemi döneminde hükümetin aldığı kararları değerlendirdi. Özant’ın yaptığı açıklama şöyle;

Salgının başlamasıyle birlikte  başta yapılması gereken; kapanma ve izole olma adımını çok iyi uygulayan  Hükümet, Sağlık örgütlerinin tavsiyelerini dikkate almış ve kapanmıştık. Ancak devamında atılması gereken doğru adımlar atılmamış iyi organize olamamış, sürekli kararlar değiştirerek kriz yönetilmeye çalışılmıştır. Güneydeki rakamlarla karşılaştırdığımız zaman ancak onda biri kadar hastayla ilk dalgayı atlattık. Ne var ki bu güne kadar geçen 5 aylık sürede açılımlarla birlikte başlayacağı kesin olarak bilinen ve beklenen ikinci dalgaya hazır olamadık. Temmuz ayı itibarı ile pozitif vakalar gelmeye başladı. Bu süreçte yapılması gereken ve  sürekli tekrarlanan;  gerekli cihazların ve  yatak sayımızın artırılması idi. Sağlık Bakanlığı ise, yeterli solunum cihazı ve yatak  olduğunu,  bu amaçla ayaktan tanı merkezinin üst katında bulunan odaların alt yapılarının hazır olduğunu  ve gerektiğinde cihazların bağlanıp kullanılabileceğini ifade etti. Peki soruyoruz, Ayaktan tanı merkezinin üst katı Covid-19 hastaları için aylar öncesinden düzenlenirken alt katta hizmet veren servisler ne olacaktı hiç düşünmediniz mi? Geçen bu kadar zamanda nasıl çözümler planladınız? Oradaki servisler nereye gidecek ?Nerede hizmet verecek? Maalesef hiç bir hazırlık yapılmadı. Şimdi Hastanedeki Covid servislerinin yatakları dolunca Ayaktan Tanı merkezinin tamamının kullanımı akla geldi. Bunedenle alt kattaki servislerin taşınması ve binanın tamamının Covid-19 koğuşu olması kararlaştırıldı. Alelacele kararlarla yine panik halinde çareler düşünülüyor. Peki, çok fonksiyonel olan ve planlı bir şekilde yapılıp hizmet veren Ayaktan Tanı Merkezindeki, Kolonoskobi, gastroskobi, Emzirme polikliniği, odyometri , göğüs hastalıkları, Kalp cerrahisi, Efor testi ünitesi, Echo, uyku laboratuvarı ve Diş Hekimliği ve Çene Cerrahisi operasyonlarının yapıldığı polikliniklerin durumu ne olacak?

Geçen hafta Sağlık Bakanlığının aldığı karar doğrultusunda; 10 Ağustos itibarı ile  Ayaktan Tanı Merkezinde bulunan Diş hekimliği servisinin Hastane dışında Özel bir Fakültenin kliniklerine ait binaya taşınacaktı.  Beş sağlık örgütü olarak bu karara karşı basında açıklamalarımız ve endişelerimiz dile getirildiği halde bugün yeniden  Dişhekimliği servisinin yarın (13 Ağustos’da) taşınması talimatı sözlü olarak sorumlu hekim arkadaşa iletilmiştir. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Hastane bünyesinde hizmet veren Dişhekimliği Servisi;  yatılı servislerden gelen konsültasyonlar, Sedasyonla yapılan tedaviler, genel Anastezi a ltında yapılan Cerrahi operasyonlar, diğer sağlık merkezlerinden sevk edilen komplikasyonlu tedaviler ve kliniğe sedye ile gelen hastaların tedavilerini yapmaktadır.Bütün bu Mültidisipliner tedavilerin, ve özellikle uzak yerlerden gelip aynı gün içerisinde birden fazla muayene randevusu alan hastaların tedavilerinde çok büyük aksaklıklara neden olacaktır. Devletin, hiçbir ücret talep etmeyen Özel Sağlık Kurumlarına ait kliniklerinde bu hizmeti vermeyi kabul etmesi ,hele de hiçbir protokol yapılmadan bunun gerçekleşmesi çok ciddi kaygılara neden olmakla beraber yasalara aykırı ve Ciddi Devlet Yönetimi anlayışına da ters düşmektedir.

Ekonomik gücümüz yeni bir Pandemi Hastanesinin inşası için yeterliyseydi ve bu güne kadar yapılabilirdi. İleride de başka amaçlar için kullanılabilirdi. Ancak hiçbirşey yapılmadı. Aslında sıfırdan yeni bir hastane yapılması da şart değildi. Salgının boyutunun ne olacağı kestirilemediği için eldeki maddi imkanların tedaviye yönelik olarak: araç gereç ve ilaçlar ile koruyucu ekipmanların ve en önemlisi test kitlerinin tedariki için kullanılması daha öncelikliydi. Ancak bunlar bile arzu edilen düzeyde  olmadı. Yeni bir Pandemi Hastanesi inşa etmek yerine,pek çok alternatif yer söylenmiştir. Daha az maliyet ve süratle adının ne olacağının önemli olmadığı yeni bir yer hazırlanabilirdi.

Biraz geçmişe giderek değerlendirme yapacak olursak; yeni bir Devlet Hastanesi yapılması kararı alınmış, yeri belirlenmiş ve hatta 14 Mart’ta Temel atma töreni de düzenlenecekti. Bu ülkenin yeni bir hastaneye ihtiyacı olduğu herkes tarafından bilinmektedir. Hem sağlık çalışanlarının hem de sağlık hizmeti alacak vatandaşlarımızın çok daha iyi koşullarda ve olanaklarda sağlık hizmeti alabilmesi için bir yeni hastaneye ihtiyaç vardır. Peki, biz bu Hastaneyi bu geçmiş 3-4 yıl içinde başlamış ve bugüne bitirmiş olsaydık şimdi ne olacaktı? Kısaca, var olan Nalbantoğlu Devlet Hastanemizin büyük bir kısmını Covid-19 Koğuşu veya tamamını Pandemi Hastanesi yaparak yeterli yatak sayısıyla çok kısa bir sürede gerekli altyapısını oluşturarak salgında kullanabilecektik. Yeni Hastanemizde ise hiç kimseyi mağdur etmeden, Vatandaşlar olarak Anayasanın 45. Maddesi olan “Sağlık Hakkı”’mızı ve Devletin de Bu hizmetleri sağlamakla yükümlü olduğu Sağlık Hizmetlerimizi kesintisiz almaya devam edebilecektik. Uyarmaktan bıkmadık bıkmayacağız, ta ki doğruları yapana kadar devam edeceğiz. Doğru yapılanları alkışlar yanınızda oluruz, yanlışları da söyler eleştirir karşınızda dururuz. Darılmaca yok yanlış yapıyorsunuz.”

 



Başa dön tuşu