Köşe Yazarları

Öyle bir yıldı işte…


Yılbaşı günü, adettendir, geçen yılın değerlendirmesi yapılır…

Bence hiç tartışmasız yılın olayı, Türkiye’den gelen suyun bize ulaşmasıydı.

Belki de 1974’den sonraki en önemli gelişmeydi bu…

Aradaki gelişmeler olmasa da, bir şekilde devam ederdik ama, suyun gelişi coğrafyaya kafa tutarak, büyük paralar ve emek harcanarak, adanın makus talihini yenmekti…

Büyük bir vizyondu, kararlılıktı…

Her türlü olumsuzluğa rağmen, sürdürüldü ve mutlu sona ulaştı…

Şimdi on yıllardır kuruyan Lapta Başpınar’ın yeniden geldiğini görmek bile yetiyor insana…

Diğer taraftan hala işletmesi belli değil, hala daha tarımda kullanılmıyor, kısaca ekonomiye katamadık suyu… Ortada bir planlama yok… Borudan geçip geliyor biz tüketiyoruz, o kadar…

Hükümet değişti bir de bu yıl…

Yılda bir, bazen iki hükümet değişikliği yaşamaya  alıştık artık…

Var mı olumlu bir farklılık hayatınızda? Ne yazık ki yok… Hatta iki ortağın uyumu, cüretkar, pervasız bir çok icraata neden oldu. Zaten morali bozuk olan vatandaşa demir leblebi çiğnetti…

Grevler, eylemler hiç bitmedi bu yıl da…

Ha bir küçük umut, sivil toplum daha çok sesini duyurdu…

Yapılan yanlışlar, mahkemelere götürüldü ve bir çoğu durduruldu…

Dünyada yıla damgasını vuran olaysa, Suriye’de yaşanan savaş…

Haberler cenazelerle açıldı, cenazelerle kapandı…

Büyük acılar yaşandı coğrafyamızda… Filler tepişti, çimenler ezildi yine… Önümüzdeki yıl da böyle devam edeceği anlaşılıyor…

Etrafımızda yangın sürerken, bir umut bu kez anlaşma olur mu diye umut bağlıyoruz…

Hani bölgeye de dünyaya da bir uzlaşma mesajı verir mi?

Orada da fazla bir ışık görünmüyor.

Kısaca 2016’da, işte öylesine bir yıldı…

Ne bir adım ileri gittik, ne kalkındık, ne bir tek kurumumuzu çağdaşlaştırdık…

Bunda 2016’nın ne suçu var?

İnsanlar hakettikleri yaşama kavuşamadıkları halde, ortak bir akılla değişime karar vermedikleri sürece, adaletsizlikler, kötü yönetimler, kaçaklar, peşkeşler, trafik kazalarında nice can kayıpları sürer ve böyle daha çok yıllar gelir geçer…

Büyük şirketlerin süsleyip, püsleyip, Amerikan vatandaşlarına kabul ettirdiği Donald Trump’ın seçilmesi gibi, bizler de kaderimizi bir tiyatro oyununa terkeder, devam ederiz…

Uluslararası güç paylaşımında kutuplaşmalar daha da netleşir, Çin ve Rusya denklemin belirleyicileri haline gelirken, 2017’den umut beklemek de zor görünüyor…

Benim 2016’ya dönüp baktığımda gördüğüm bu, ya sizinki?

 

 

 

YERİN KULAĞI VAR

KABULLER İLGİNÇ AMA GİZLİ:

Önce Sibel Siber’in, ardından Tahsin Ertuğruloğlu’nun, son olarak da Başbakan Özgürgün’ün Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesi ve tüm bunların bir hafta içinde arka arkaya gerçekleşmesi, vatandaşın ilgisini çekmiş. Yolda sokakta gören, “ne düşünüyorsun” diyor. İkilem şu; şahinleri ikna mı, yoksa “B” Planı hazırlıkları mı… Açıklama yapılmadığı için ne olduğunu bilemiyor insanlar. Bir tek Başbakan’ın ‘protokolun gözden geçirileceği’ sözlerinden, iki kez yapılan yazılı uyarının bu defa yüzyüze yapıldığını anlıyoruz…

 

KADRO TAMAM:

Ocak ayında Cenevrede yapılacak zirveye KKTC tam kadro katılıyor. Akıncı’nın Meclis’te temsil edilen siyasi partilere yaptığı davete CTP, TDP ve DP’den sonra UBP’den de olumlu yanıt geldi. Olması gereken de buydu. Hep beraber oturur tartışırlar, itirazlarını söylerler, en önemlisi Akıncı’nın elini de rahatlatmış olurlar. Ne diyelim, hayırlısı olur inşallah…

 

SUÇLU OTOMASYON:

Yeni yıl öncesi elektrik fiyatlarına yapılan ve toplumda tepkiye neden olan okkalı zammın faili bulundu. Başbakan Özgürgün, akaryakıt fiyatlarında olduğu gibi, elektrikte de benzer bir uygulamaya gidildiğini ve elektrik fiyatlarının da 30 günde bir otomatik olarak değişeceğini açıkladı. Ama ne tuhaftır ki, bu otomasyon yalnız artışları tesbit ediyor da ucuzluk, vatandaşa yansıtılmıyor, bütçeye kar olarak yazılıyor…

 

ONLAR BAŞARIYOR:

Baf, 2017 yılı Avrupa Kültür Başkenti oluyormuş. Bu nedenle 28 Ocak’ta tören düzenlenecek. İnsan bunu duyunca hayıflanıyor. Bir Mağusa veya Girne niye böyle bir başarıya imza atamıyor diye. Adamlar kültülerine, tarihi mirsalarına sahip çıkarken biz, olanı talan edip yok ediyoruz. Kimse “bizi tanımıyorlar, AB’de değil” bahenesine sığınmasın. Keşke onlar kadar tarihimize ve kültürel değerlerimize sahip çıkabilseydik de yine tanınmasaydık…

 

YA OLMAZSA:  

Başbakan Hüseyin Özgürgün, asgari ücretin 2 bin TL’nin üzerinde olması için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın çalışma yaptığını açıkladı. Keşke işçiye umut vermeseydi. Yarın bu rakamın altında bir ücret kabul edilirse ne olacak. Ama herhalde bir bildiği vardır Sayın Başbakanın…

 

LOGOYLA KALKINMA:

Keşke logo değiştirmekle, sürdürülebilir kalkınma gerçekleşseydi. Kalkınma bankası “sürdürülebilir kalkınmaya uygun olarak” logosunu değiştirmiş… Alacaklarının yüzde 50’sini, yani yarısını tahsil edemeyen bir bankanın sürdürülebilirliği nedir, kalkınmayla bağlantısı nedir acaba. Siz geri dönüşü riskli taleplere “dur” mu dediniz? Siyasi baskıları ret mi ettiniz? Yok! Aynı hamam aynı tas devam ettiğini biliyoruz. Hatta öylesine baskılar var ki, banka ne kadar direnecek bilemeyiz…

 

 

 

ZİRVEDEKİLER

Tufan Erhürman: Gündemdeki ajanda tartışmasını değerlendiren CTP Genel Başkanı Erhürman,“Şu andaki tartışmanın doğru zaman ve zeminde ve doğru üslupla başladığı ve yapıldığı kanaatini taşımıyorum ve Cenevre öncesinde, herkesin bir an önce siyasi eşitlik temelinde kapsamlı çözüme ulaşılması için gecesini gündüzüne katması gereken bir dönemde, böyle bir gündemin peşine takılmayı doğru bulmuyorum” dedi…

 

DİPTEKİLER

Çaresizliğimiz: Bir işimizde neredeyse yoluna giriyordu. Tarımsal denetimden söz ediyorum. Sevinmiştik. Çok sürmedi. Akla hayale gelmeyen oldu, Devlet Laboratuvarı yandı, denetimler durdu. Türkiye’den isteniyormuş şimdi denetimler. Bakanlığı var, Tarım Dairesi var, Gıda  Güvenliği Risk Kurulu bile var ama, laboratuvarı bir yangından korunamadığı için yok… Çaresiziz, alternatiflerimiz yok, tedbirlerimiz yok, öngörülerimiz yok, tesadüfen yaşıyoruz, bu kadar basit…

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı