Köşe Yazarları

OTEL SALONLARINDA ZAMAN KAYBEDİYORUZ…







Başbakan Faiz Sucuoğlu, eminim o hayal ettiği makama bugün gelmiş olmaktan bin pişmandır.




Pişman değilse bile, isyan etmektedir. ‘Neden şimdi, neden böyle bir dönemde’ falan diye…



Memleket yangın yeri. Ama en az onun kadar önemlisi de önünde bir seçim var. Çok zorlu… Onca kavga gürültüden sonra, partisini seçime götürecek yeni bir başkan…

Bakıyorum, bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ama en son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim; zaman kaybediyor…

Şu anda, hatta göreve geldiği ilk günden itibaren, “ne yapabiliriz, acilen neyi harekete geçirmeliyiz” diye çalışıyor olmalıydı hem Başbakan, hem bakanları, hem bürokratları. Gece gündüz harıl harıl.

Hatta şu geçen 15 günde radikal kararlar alınmış olmalıydı…

Diyor ki, konuşmaya başlamışlar… Birikmiş sorunlar, yapısal bozukluklar varmış. Tespit tamam da yaraya merhem değil ki… Olağanüstü zaman olağanüstü kararlar ister.

Otel salonlarında çalıştay yapılacak zaman mıdır? Çalışılması gereken, Başbakanlık salonu olmalıydı. Eskiden “Bir işin olmasını istemezsen, komiteye havale et” denirdi. Şimdi bunu, “Çalıştay yap” diye söylemek lazım…

Planlama toplantıları uzun vadeler için olur.

Ülkenin adam gibi planlaması olmayınca böyle tuhaf arayışlara gidiliyor.

Acil durum, siyasetçinin elini taşın altına koyacağı zamandır.

Koymazsa, önceliğinin ülke çıkarı olduğundan şüphe ederim. Aynen Saner’den ettiğim gibi.

Bu ortamda ‘kim ne diyor’ diye uğraşamazsın. Doğru bellidir, kaynağın ne olduğu bellidir, siyasi iradeni koyar, doğruyu acilen yaparsın…

Doğrusu, Başbakan’ın, kararı bürokratlarıyla alıp sektörlere tebliğ etmesiydi. Ha, o arada uzmanlardan görüş alacaksa alsın. Ama siyasi irade önceliklidir, önemlidir ve tek şarttır.

Neden mi? Şu anda bu ülkenin acı reçetelere ihtiyacı var…

Peki, sektörler acı reçetelere onay verir mi? KKTC’de sermaye, spekülasyona ve ranta dayalıdır. Sermaye para hareketiyle, stokçuluktan kazandığı için çok da umurları olmaz. Çalışanın alım gücü düştüğünde kime ne satacaklar onu bile düşünmezler.

Toplantılarda emekçinin temsilcisi bile yok. Niye sadece sermaye? Konumuz onların çıkarı mı? Kriz sadece onları mı vurmuş? Çıkış yolunu bir tek onlar mı biliyor?

İşte onun için siyasi irade şart…

Sonra ciddiyeti de şüpheli. Göstermelik gibi. Böyle bir toplantıda Ekonomi Bakanı yok. Daha önce de yazdım, özel kalem değiştireceğinize, Ekonomi Bakanlığı’ndaki bürokratları değiştirseydiniz. Bugün o masada güvendiğiniz bir Ekonomi Müsteşarı olabilirdi. Antalya’daki enerji toplantısı ülkenin acil durumundan daha mı önemliydi?

Görüyorum ki, bu kısa ömürlü hükümetin de gailesi seçim. Eğer ‘onu küstürmeyim, bunu kırmayım’ hesabına girilirse, bilinsin ki tam ters etki yapacaktır. Yapanı da bitirir. Ben bakarım, kim kayırılmış, kim kaale alınmış, o kadar…

Seçim ekonomisinden şaşmayacaklar, suya sabuna dokunmayacaklar ve göreceksiniz sadece ağlayacaklar ki bizden beter.

Algıyla karın doymaz. Onun için de bu çalışmalar bir işe yaramayacak. Acil olan, ülkenin ve halkın genelinin çektiği sıkıntıları ele alacak kararları siyasi risk alarak verebilmek. Gerisi boş…

 

YERİN KULAĞIVAR

BAŞKALARININ ACILARI ÜSTÜNDE TEPİNİLMEZ:

Sanat dediğin, toplumun genelde etik ilkelerine uyumlu olur. Aykırı olması bilinçli bir seçimse de eleştirilir, yerden yere vurulur. İşte şu Maraş’ta çekilen klip. Ersin Tatar akıl almaz bir şekilde destek vermiş. Aslında kendi açısından mantığı tutarlı. O acı dolu bölgeyi turizme açanın, böyle bir klibe itirazı olmaması normal.  “Ortaya koyduğumuz yeni siyaset, gün geçtikçe kök salıyor ve toplum tarafından daha da kabul görüyor”muş… Doğru, bir şehri 47 yılda nasıl harabeye çevirip insanlığa kazandırdığımızı dünya görüyor. Yaptığınız da, kliplerle bunu duymayan duyurmak.

 

TAŞ OCAKLARI VE SANTRALLERİ DE GÖSTERİN:

Turizm Bakanlığı dijital pazarlama vizyonu çerçevesinde bazı sosyal medya fenomenlerinin özellikle turizme yönelik olarak KKTC’nin tanıtımı için kullanılması için çalışma başlatmış. Buna göre öncelikle belirlenen sosyal medya fenomenleri ülkemize davet edilerek ağırlanacakmış. Ülke turizmi ve tanıtımı için kullanılacak bu arkadaşlara Beşparmak dağlarını yok eden taş ocaklarını, Alagadi ve Kalecik’teki santrallerin doğayı ve bölge halkını nasıl zehirlediğini, çevreye atılan pisikleri de gösterecekler mi acaba?

 

ÖLÜMÜ GÖSTERİP SITMAYA RAZI ETTİLER:

Hani bir laf var, “ölümü gösterip, sıtmaya razı etmek” diye. Yani bir kimseye, çok büyük bir tehlikeye ya da zarara uğrayacağını sezdirip küçük bir zararı kabul ettirmek. Son günlerde yaşadıklarımız da aynen bu. Önce tüp gaz, ardından akaryakıt ve son olarak da süt piyasadan kalktı. Ardından hem tüp gaz, hem akaryakıt, hem de süt ürünlerine okkalı zamlar geldi. Adeta planlanmış bir adım. Millet “aman bulayım da her kaça olursa olsun” moduna sokularak, sezdirmeden bu ürünlere zam geldi. Ahmağız ya…

 

TATAR’LA GÖRÜŞMEYECEKLER:

Bugün KKTC’ye gelecek olan CHP’li 11 büyük şehir belediye başkanının programındaki bir ayrıntı dikkatlerden kaçmadı. Görüşecekleri arasında Meclis’te temsil edilen siyasi partiler ile Başbakan ve Meclis Başkanı yer alırken Ersin Tatar ile bir görüşme yok. Acaba Ersin bey tümü CHP’li olan başkanlarıyla görüşüp, birilerini kızdırmak mı istemedi. İlk ziyaretlerini Denktaş’ın mezarına yapacak olan heyetin Tatar’la görüşmemeleri gerçekten ilginç bir ayrıntı…

 

ERCAN’DA TEHLİKE BÜYÜK:

Geçtiğimiz günlerde sendikalar gündeme getirmişlerdi. Meğer işletme devri yapılan sözleşmede Ercan’daki Sivil Havacılığın eksiklerini Taşyapı’nın karşılaması varmış. Oysa sandalyeden, en önemli cihaza kadar hepsi atıl durumdaymış. Geçen akşam, ‘localizer‘ denilen bir alet çalışmamış. Adana’dan gelen uçak tam 29 kez inmeye çalışmış. Ayrıca gece inişlerini kolaylaştıran sistem de arızalıymış. Taşyapı’ya gücünüz yetmiyor anladık da en azından bunları denetleyebilseydik. İnsanların canı bu kadar mı ucuz…

 

SEBEBİ BELLİ:

Bulaşıcı Hastalıklar Üst Kurulu yeni kararlar alıyor. Denetim yapılacakmış. Benim bildiğim o denetim kararı alınalı neredeyse üç ay oluyor. Ayıp değil mi? Eğer alındığı günden itibaren denetlenseydi, bugün bu durumda olmazdık. Yine de iyi bir gelişme var, Ercan’da test saçmalığı kalkmış. Adam o saat negatif çıkıyor, 3 gün sonra pozitife dönüyor. Herkes de son bir aydır yaşanan artışın bundan kaynaklandığını çok iyi biliyor…









Başa dön tuşu