Fileleftheros Gazetesi’ne göre, bu yılın ilk yarısında komşularımızın KKTC bölgelerinde harcadıkları paranın toplamı (Türkiye de dahil) 3 milyon 700 bin Euro’yu bulmuş.
…
Türk tarafının ne kadar harcama yaptığına dair henüz bir bilgi olmamasına rağmen, bizim yaklaşık iki misli harcamada bulunduğumuz bilinir.
…
Bunu neden yazdım bilmiyorum.
Maruana denilen doğal bitkinin serbest bırakılmasının ekonomik yararları üzerinde durmayı düşünüyorduk, fakat başka haberler var.
…
DİSİ’nin Avrupa Parlamentosu üyelerinden Eleni Theoharus yaptığı bir konuşmada “Avrupa temelinde çözüm şansını ‘0’ olarak görüyorum” demiş.
Zaten Annan Planı’na da Kıbrıslı Türkler hayır demiş, evet diyenler Türkiye’den gelenlermiş.
…
Meseleyi sıfırladı yani!
…
Kültürel Miras Teknik Komitesi’nin Başkanı Takis Hacıdimitriu, Apostolos Andreas Manastırının restorasyonuna Eylül’de başlayacağını belirtti.
Otello Kalesinin önemine de işaret ederek, buranın barış sembolü haline geleceğini söyledi.
…
Tebrikler ve selamlar Takis…
…
Cumhurbaşkanı Eroğlu NTV’ye önemli bir açıklamada bulundu.
Eroğlu “Bizzat Sayın Anastasiadis’in bana ifadesidir. O da; Sayın Erdoğan güçlü bir liderdir. Yarın Cumhurbaşkanı seçilince istediklerimizi almamıza yardımcı olacak…” dediğini söyledi.
…
Anastasiadis sıfırlamadan habersiz mi konuştu?
…
Yani işler karmakarışık.
Herkes bir şey söylüyor.
Hayat devam ediyor.
Aşağıya mı, yukarıya mı yürüdüğümüz tekmil belirsiz.
…
Komşularımızın öteden beri Kıbrıslı Türklerin değil de Türkiye’nin ağzına baktıkları bilinmeyen bir şey değildir.
Onlar için bizim irademiz yoktur.
Kuzeyde, Türkiye ne isterse Kıbrıslı Türkler de onu yapmaktadır.
…
Aslında, omurgamızın olup olmadığı tartışılma konusudur!..
…
Komşularımız bu durumda pek haksız değiller.
Bırakın kuzeyde olup bitenleri gayet iyi bildiklerini, meseleyi biraz da kendilerinden biliyorlar.
…
300 yıl Osmanlı’nın egemenliği altında olan Rumlar, gelen giden padişahlara az mı yaranmak istemişlerdi?
İpini koparan Babıali’ye koşuyordu.
O kadar ki, Osmanlı’nın adaya gönderdiği Valileri bile şikayet ediyorlardı.
Çoğu zaman da padişahlar kendilerini haklı buluyorlardı.
…
Yani 300 yıl iradeden yoksun yaşamışlardı.
Onun bunun iradesi altında yaşıyorlardı.
Gelen ağam, giden paşamdı.
Tarihin hiçbir döneminde iradeleri olmamıştı.
300 yıl gibi bir sürede Osmanlı’yı yakından tanımışlardı.
…
1963’te irade sahibi olunca dengeler değişti…
…
Şimdi biraz da kendilerinden biliyorlar.
Bu tarafta Kıbrıslı Türklerin siyasi iradeleri yoktur.
Bizi Türkiye’nin egemenliği altında görüyorlar.
Deneyimleri böyle söylüyor…
…
Keşke bu algıyı, izlenimi silecek bir şeyler yapabilseydik.
Kıbrıs Türkleri olarak…
…
Bir başlangıç yapılsın.
Ahaliye sorulsun.
-Ezan Türkçe mi okunsun, Arapça mı?
(İster misiniz Elamcı’lara oy veren o Kıbrıslı Türk grup, Rumca okunmasından yana çıksın?)
…
Neticeyi görelim.
En azından omurgamızın olup olmadığını saptamış oluruz!..
































