Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
KıbrısManşet

Olguner: Lefke halkının huzurunu bozan bu tartışmanın sona ermesi için elimizden geleni yapmaya hazırız

Mimarlar Odası Başkanı Onur Olguner, bir süredir ülke gündeminde olan Lefke Gazi Lisesi binası ilgili Havadis’e açıklamalarda bulundu. Olguner’in açıklaması şöyle;

“Bildiğiniz üzere Lefke Gazi Lisesi (LGL) bir süredir ülkenin gündemini meşgul etmektedir. Bu bağlamda Mimarlar Odası Başkanı olarak bilgi kirliliğini ortadan kaldırmak için yaşanan süreci ve durumu anlatmayı önemli görüyorum.

Lefke Gazi Lisesi Binası, 5 Eylül 2024 tarihinde resmi gazetede listelenerek koruma altına alınmıştır. Bu karar itham edildiği gibi “alel acele” veya “bilinçsizce” verilen bir dilekçe doğrultusunda değil, koruma ve mimari konusunda uzman üyelerimizin istişareleri sonucunda hazırlanan bir dilekçe ve Mimarlar Odası Başkanı olarak şahsımın imzası ile gündeme alınmıştır. Mimari bir binanın tarihi ve kültürel değerini belirleme konusunda bu dilekçeyi Mimarlar Odası’nın vermesinden daha ulvi bir durum olabileceğini düşünemiyorum.

Bu dilekçenin ardından Mimarlar Odası olarak elimizi taşın altına koymamız gerektiğine inandığımız için tüm restorasyon projelendirmesini karşılayacağımızı açıkladık. Ve projelendirme maliyetini odamızın bütçesinden yapmaya karar verdik.

25 Mart 2025 tarihinde Başbakanlığa Bağlı Deprem Denetim Komitesi’ne davet edildik. Bu toplantıda projelendirmeyi üstlendiğimizi başbakanlığa bildirdik ve binanın restorasyon (ve güçlendirme) inşaatı için tüm bütçenin hazır olduğunun bilgisini aldık.

Odamız altında ivedilikle bir LGL Teknik Komitesi kurarak çalışmalara başladık.

Bu komitede Eğitim Bakanlığından gelen bir mühendis, İnşaat Mühendisleri Odası temsilcisi, Anıtlar Yüksek Kurulunda görev yapan üyelerimiz ve tarihi kültürel miras konusunda uzman üyelerimizden oluşuyordu.  

LGL Teknik Komitemiz yapmış olduğu araştırmalarda binanın orijinal mimari ve statik projeleri bulunmuş; bina yerine gidilerek birçok kez gözlemlenmiş ve ilerleyen toplantılarda restorasyon çalışması için ön projelendirme süreci tamamlamıştır. Bu çalışmaların ardından odamız mimari uygulama projesini tamamlamak üzere üyeleri arasında hizmet alımı duyurusu yapmış, teklifleri toplamış ve süreçte son aşamaya gelinmiştir.

Gelinen son aşamada, 26 Ağustos 2025 tarihinden itibaren Başbakanlığa Bağlı Deprem Denetim Komitesi’nden, önümüzde hazırlanan, hemfikir olduğumuz ve bize sunumu yapılan inşaat mühendisliği projesinin teknik çizimini talep etmekteyiz. Bu çalışma elimizde ulaştığı andan itibaren 1 ay gibi kısa bir süre içerisinde Planlama Onayı, Anıtlar Yüksek Kurulu Onayı ve Mimari Vize süreçlerini tamamlamayı öngörüyoruz.

Maalesef 3 aydır inşaat mühendisliği projesi tarafımıza iletilmediğinden dolayı, tüm çalışmalarını yaptığımız ve hem binayı güvenli kılacak hem de binanın restorasyon standartlarına uyacak projeyi tamamlayamıyoruz. Önümüze açılarak sunulan ve hem inşaat mühendisleri hem de Anıtlar Yüksek Kurulu’nda görev yapan mimar üyelerimiz tarafından kabul edilen bu çalışmanın neden aniden çekilerek çalışmanın durdurulduğu konusunda şaşkınız.  Peki ne yapılabilir ?

Öncelikle bu soruya yanıt vermek için Anıtlar Yüksek Kurulu’nun yapısını iyi anlamak gerekiyor.

Bu kurul bir devlet dairesi değil, çok paydaşlı, bilimsel ve uzman bir kuruldur. Bu kurulun içerisinde Eski Eserler Dairesi Müdürü, Eski Eserler Dairesi Uzmanı, Mimarlar Odası Temsilcisi, Şehir Plancıları Odası Temsilcisi, Arkeolog, Belediyeler Birliği Temsilcisi, Üniversitelerden konuda uzman temsilci, Şehir Planlama Dairesi temsilcisi ve diğer uzmanlar bulunmaktadır.

Anıtlar Yüksek Kurulu bir tüzük ile değil, doğrudan Eski Eserler Yasası ile tanımlanmıştır. Bu çok paydaşlı kurul 30 yıla aşkın bir süredir bu ülkedeki tarihi kültürel mirasın korunma mücadelesindeki en önemli kalkan olmuştur. Bu kurulun aldığı kararlar kesindir ve yasal olarak bağlayıcıdır. İlgili kurulun kararına aykırı olarak yapılan bir yıkım veya zarar ise yasada 8 yıllık hapis cezası ile tanımlanıyor.

Turizm Bakanlığı tarafından çalışılan bir öneri bölge örgütleri tarafından bizlere iletilmiştir. Listelenen binanın yanında bulunan ve 90’lı yıllarda yapılmış olan diğer tehlikeli bina ivedilikle yıkılabilir. Bu alan ve arazide kalan geriye kalan alanlarkullanılarak bölgedeki öğrencilerin ihtiyacını karşılayacak büyük bir okul hızla inşa edilir. Listelenmiş olan Lefke Gazi Lisesi binası ise etrafı tellenerek güçlendirme çalışmalarını tamamlar ve sonrasında okul kompleksine katılabilir. Bu öneriye sıcak bakıyoruz.

Bir diğer öneri ise bölgede farklı bir araziye okul yapmaktır. Bu seçeneği okul aile birliğinin tercih etmediği bilgisi bize gelmiştir, buna mimarlar olarak saygı duyuyoruz.

Her iki seçenekte de Mimarlar Odası olarak Lefke halkının huzurunu bozan bu tartışmanın sona ermesi için elimizden gelen tüm teknik desteği ve çalışmayı vermeye hazırız.

Bir kesim “o mu, bu mu” gibi bir söylemle kolaya kaçmak istese de hem çocuklarımızın hayatını güvende tutacak hem de kültürümüzü koruyacak bir adım mümkündür. İkisi arasında seçim yapmak zorunda değiliz, bizler ikisini de birlikte başarabiliriz.