Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Olaylar ve insanlar

Hasan Pulur üstadın köşesinin adıydı “Olaylar ve insanlar.” O, haftada bir paragraf paragraf dönemin olaylarını ve insanlarını ele alır kısa notlar halinde düşüncelerini aktarırdı. Bugün onun bu tarzını onun başlığı altında kullanmak istedim. Ülkemizde yaşanan bazı olayları irdelemek istedim. İzninizle başlıyorum:
Temel sağlık hizmetleri müdürü kıymetli meslektaşım Dr. Emine Güllüelli açıkladı. Kapalı alanlarda tütün ve tütün ürünlerinin içilmesi veya buna izin verilmesi halinde, bundan böyle o iş yerini veya mekanı kapatma cezası vereceklerini bildirdi. Dr. Güllüelli bu konuda inanılmaz efor sarf eden biri. Ama sade onun çabası da yetmiyor. Özellikle de ihbar hattının yeterli ve uygun kullanılmaması onu rahatsız ediyor. Sağda solda şikayet edenlerin bu hattan ihbara kalkışmamaları, kalkışsalar bile şikayetlerinin arkasında durmamaları onu ve mahiyetini üzüyor.
Konu sağlıktan açılmışken, duydunuz değil mi? Artık tahlil sonuçlarınızı Sağlık Bakanlığı’nın web sitesinden alabileceksiniz. Süleyman Mert dostumuzun, Bakanlık Basın Bürosu aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Çağımızın en önemli iletişim ve bilgi mecrası olan internet uygulamaları ile yurttaşların hayatının kolaylaştırılmasının hedeflendiği” belirtildi ve böylelikle bireylerin sağlık hizmetlerine daha hızlı ve daha çağdaş erişim sağlayacağı kaydedildi. Hemen size bu sayfadan söz konusu adresi vereyim: www.saglikbakanligi.com. Hadi kolaylar gelsin. Tahlilleriniz bir “tık”la elinizin altında artık.

Sertoğlu, adı gibi sert çıktı. Genel kurulda aldığı kararı, verdiği sürenin sonunda uygulamaya koydu. Çoğu insan bunu “sonun başlangıcı” olarak algıladı. Benim kanaatim ise “başlangıcın sonu” olduğu yönünde. Kıbrıs Türklerinin sportif kavgası esasen şimdi başlıyor. Bu nedenledir ki herkesin aklını başına toplayıp, stratejiyi iyi belirlemesi gerekmektedir. Sertoğlu yalnız bırakılmamalı, atılacak adımlarda gençliğimizin çıkarları ön planda tutulmalıdır. Çünkü gerçekten de esas mücadele şimdi başlıyor. Hem de “Futbol sadece futbol değildir” diye bağıra bağıra… Kanaatimce siyaset elini çekmeli bu olaydan. Herkes çok iyi biliyor ki, FIFA, futbolun özerk kalmasına, siyasi etkinin dışında kalmasına özen gösteriyor. Buna uyulmamasını ise en ağır şekilde cezalandırıyor. Hem de karşısındakinin kim olduğunun gözünün yaşına bakmaksızın. FIFA’nın bu hassasiyeti bizim kadar Rum tarafının da boynunda Demokles’in kılıcı gibi durmaktadır. Umarım Rum veya Türk Kıbrıslılar, FIFA’nın bu hassasiyetini farkındalık içinde davranış sergilerler.
Gemiler geri çekildiği haber ajanslarınca dünyaya duyuruldu. Karşılıklı Navtexlerin de geri alınması bekleniyor. Seçimler sonrasında görüşmelerin başlayacağına delalet ediyor bu süreç. Bu kez çözüm olacak mı? Doğu Akdeniz’de hava o kadar çabuk değişiyor ki, bu soruya cevap vermek güç. Ancak çözüm, altı ay öncesine göre sanki daha güçlü bir alternatif gibi duruyor. Sanki birileri bu kez işi sıkı tutacak. Bunu nerden mi çıkarıyorum. Rum tarafını bu kez sıkıştırılıyor. Masadan uzak kalıp uzlaşmazlık sergilemeleri halinde Kuzey Kıbrıs’a farklı statüler uygulanabileceği kulaklarına fısıldanıyor. Yaşanan ekonomik kriz ise bir başka faktör. Muhatabımız olan Rumlarda durum böyle iken bizde ki hava nasıl diye sorarsanız, cevabım şöyle olur: Biz zaten sıkıştırılacağımız kadar sıkıştırıldık ve onların yaşadığı krizi hep yaşadık derim.

Geçtiğimiz pazartesi, Kütüphane Haftası nedeniyle, kültür dairesinin düzenlediği etkinliğe katıldım. Çocuklara ve gençlere diğer dokuz yazarla birlikte kitaplarımızı imzaladık. Çok güzeldi. Okul yıllarıma götürdü o anlar beni. İlk kez düzenlenmişti bu etkinlik. İlk olması nedeniyle tabii ki çok önemliydi. Ama benim aklımdan geçen onuncusunun yapılıp yapılamayacağıydı. Zira ancak on yıl aralıksız tekrarlanan bir organizasyonun klasikleşip, benimseneceğine inanıyorum. Kültür Dairesi’nin başta müdürleri Sayın Nilay Tuncalp olmak üzere tüm çalışanlarını kutlarken, organizasyona nice yıllar diliyorum…

KÜTÜPHANE HAFTASI ETKİNLİĞİNDEN

 

***

VE ŞİİR…
Bu haftaki şiirimiz Filiz Naldöven’e ait. Onun son kitabı “Su Ağacı”ndan aldığım Suç Mahalli adlı şiiri sunuyorum.

Suç Mahalli

Suç mahalline dönüyorum
Yana söne bir deniz feneri
Seni öptüğüm bıraktığım koyda…
Mahfuzdur seni sevme hakkım
Orada kaldım büyümedim yendim
Gövdemi dalgalayan rıhtımı…
Bütün denizlere mektuplar yazdım
Sen karadaydın…
Nasıl saklanır nehrin bildiği denizlerden?
Evimsin, denizi gördüğüm yer…

ANLAYAMADIKLARIM
German Air uçağının Fransa üzerinde düşme nedeni, yardımcı pilota bağlandı. Yardımcı pilotun ruh hastası olduğu ortaya çıktı. Anlayamadım yahu hani bu Almanlar ciddi disiplinli milletti?.. Bizde böyle adama TIR şoförlüğü bile yaptırmazlar. Bu nasıl bir Avrupa Birliği’dir. Neyin kriteridir. Hiç anlamadım bu işi…