Köşe Yazarları

Okumuşların şerrinden…


Gezi olaylarında kızlı erkekli gençler meydanları doldurmuşlardı.

Günlerce süren olaylarda gençler kara mizah ustalarına taş çıkartacak kadar sloganlar, sözler üretmişler,

Düşünce zenginliği yaratmışlar,

Tüm dünyayı etkilemişlerdi…

15 Temmuz’da da kalkışma üstüne kalkışma oldu.

İmamın ordusuna karşı, diğer imamın ordusu.

Biri tankla, topla, uçakla,

Diğeri pala, bıçak, kemer, sopa, ezan ve sela’yla…

Hangisini nereye koysan şaşarsın…

Geziciler meydanlarda bale, tango ve halay gibi danslar yapıyorken,

İmamın ordusu zikir yapıyordu…

Kızlı erkekli okumuş çocuklar ellerinde tuttukları yaftalarda “Nasıl baş edeceklerini bilmedikleri tek şey şiddet dışı eylemler ve mizahtır” derken,

Şeriatçılar bellerinde bıçakları ve sopaları ile “idam istiyoruz” diye meydanları çınlatıyordu…

Kızlı erkekli gençler çapulcu olurken,

Şalvarlı, çember sakallı, takkeli, kelle kesen, kan akıtan topluluklar demokrasiye sahip çıkan “halk” oluyorlardı.

Geziciler  “Everday I’m Çapuling” diye kendilerine yakıştırılan sıfatı büyük bir alçak gönüllükle kabul ederken,

Yobazlar cihat istiyordu…

Gezicilerle imamların kalkışması arasındaki çarpıcı bir farkı Bekir Coşkun’dan okuyalım:

“Niçin birbirinizi kovalıyorsunuz, anlayamadık…
Kimisi uçakta kaçmak ile inmek arasında havada turalıyor… Kimisi gizli gizli tüyüyor… Kimisi helikopterle kaçıyor… Kimisi ormanda gizleniyor… Kimisi Yunanistan’da…
Ya o kaçıyor, ya bu kaçıyor…
Bizde kaçmak yok…
“Duran adam” vardır…

Gezicilere Taksim ve Kızılay Meydanları yasaktı,

İmamın kalkışmasında meydanlar tekkeye dönüştü.

Atatürk’ün heykeli önünde her gece zikir yapılıyor, tekbir sesleri yükseliyor…

Ve ampul kafa, meclisteki parti grubundaki toplantıyı,

Mevlit okur gibi açtı:

“Esirgeyen, bağışlayan…”

Ağaç, dal, yaprak, kuş, böcek, çim ve çiçek adına yapılan çapulcu kalkışmasında şöyle deniyordu:

“Biz normal insanlardık!

Baret takmayı, gaz maskesi takmayı, gaz lambasından sonra süte Talcid karıştırıp yüzümüze sıkmayı sizden öğrendik!

Biz bunları değil,

Özgürlük istiyoruz.”

Son olarak,

İmamların birbirlerine karşı kalkışmasından sonra henüz ilk cenaze töreninde,

Bütün protokolün önünde,

Mikrofondan yükselen duasında Hoca,

Okumuşların şerrinden bizi muhafaza eyle Ya Rabbi!” derken,

Devlet zevatı ve cemaat bu dua karşısında tüm kalpleriyle “amin” diyordu…

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı