EğitimKöşe Yazarları

Okullar istenilen çevre değil!


Öğrenmede en etkili faktörlerden bir tanesi bireysel farklılıklardır. Bireysel farklılık kalıtımsal olarak doğuştan getirilenlerle, içine doğulan çevreden edinilenlerin toplamıdır. Beyin ve zeka ile ilgili araştırmalar çevresel faktörlerin, bireylerin hem beyinlerinin hem de beynin fonksiyonlarının değişmesine neden olduğunu göstermektedir (Eagleman, 2019; Brizendine, 2010, Brizendine, 2015).

Ayrıca beynin anatomik yapısı sürekli değiştiği için bireylerin kişilikleri de sürekli değişmektedir. Sonuç olarak bireylerin içinde doğdukları çevre çok önemlidir; hem beynin yapısı ve işlevi hem de kişilik üzerinde. Kalıtımsal olarak bireyin doğuştan getirdiği nitelikler değiştirilemeyeceğine göre elde kalan ‘içine doğulan çevre’dir.

Eğer bireyin içine doğduğu ve hem beyni hem de kişiliğini belirlemede çok etkili olan çevre istenilen biçimde değiştirilirse, bireylerin her açıdan başarılı olması sağlanabilir. Ancak buralarda öğrenciler için çok önemli olan ‘çevre’ 1974’ten beridir hemen hemen hiç değişmedi.

Buralarda da eskiye oranla her şey değişti; evlerdeki mutfaklar, oturma odaları, tuvaletler, banyolar, çocuk ve genç odaları. Evlerin içerisindeki teknolojik araçların tamamı neredeyse tamamen değişti. Çok değil 50 yıl önce birisini dondurup, günümüzde bir evde yaşamak için normale döndürsek, başaramaz bocalardı.

Büyük olasılıkla kendisini uzay evinde hissederdi. Yemek yapmak için fırını çalıştıramaz, mikro dalga fırın onunla dalga geçirdi. Bulaşık ve çamaşır makinesi anlamsız olurdu. Buzluğu bile açamazdı. Asla televizyonu açamazdı. Televizyonu açsa bile sonrasında hangi uyduya bağlanacak ve çalıştıracak problem yaşardı. En başta ‘kumanda aleti’ kendisine çok yabancı gelecekti. Duvardaki klima nedir ne işe yarar bir anlam veremez ve çalıştırmazdı.

İnsanları saran bütün çevre değişti. Arabalar, sokaklar, toplu taşıma araçları, uçaklar, restorantlar, kafeler (kahveler), pastaneler ve daha birçok şey.

Değişmeyenler nelerdir? Neden değişmemiş çok önemlidir aslında. Buraların eğitim sisteminde değişmeyen eğitim sisteminin kurumu olan ‘okul’lardır. Okular eski okullardan çok mu farklı acaba? Hayır değil.

Öğrencilerin evlerindeki değişime ne kadar uyum sağlamış okullar? Aynı zamanda okullar değişerek çağı ne kadar yakalamış?

Okulların bina ve donanımlarında çok büyük değişiklikler yok. Yine öğrenciler sıralarda oturuyor, karşılarında bir öğretmen masası, ısınmak için odun sobasının yerini klima almış (o da şanslı olan okullar için). Bir de karatahta gitti yerine beyaz tahta gelmiş.

Hala daha pek çok okulda internet ulaşımı yok. İnternet öğrencilerin araştırma veya projeler için kullanımına sunulmadı. Pek çok okulda sadece yönetimin kullanımına açık. Özellikle köylerde öğrenciler ve aileler, ödev ve projeler için başka yollara başvurmak zorunda kalıyor. Evinde interneti olmayan aileler köylerdeki bakkallar veya kahvehanelerden internet sağlamak zorunda kalıyor.

On yıl sonra okul yaşantısını tamamlayıp meslek ve sosyal hayata aktif olarak katılacak olan şimdiki öğrenciler, geleceğin beyin ve kişilik yapısını oluşturacak bir okul çevresine sahip değil. Okullarda teknolojik donanım yok. Öğrencilerin yaparak-yaşayarak öğrenmesini sağlayacak donanım okullarda yok.

Ders araç –gereçleri 1974 yılından farklı değil. Öğrenciler hala daha ders kitabına mahkum. Bilgileri edinmek için tek araç okuldaki ders kitabı. İnternet de olmayınca bilgiye ulaşmanın tek yolu ders kitabı oluyor. Ders kitabındaki bilgileri de öğretmen kendi alanı olduğu için çok iyi bildiğinden, sadece bilgileri ders kitabından aktarmak için çaba sarf ediyor. Bu nedenle de öğretmen sınıftaki tek ‘otorite’ olarak kalıyor.

Okullar eski okullar. Yani 1974 yılının felsefesi ile yoluna devam edecek donana sahip. Okul çevresi öğrencilerin beyin anatomisini ve kişiliklerini istenilen yönde değiştirecek bir donanıma sahip değil.

Bu durum da öğrencilerin okula gitmelerinde isteksizlik yaratıyor. İsteksizlik de uygun olmayan çevre niteliklerinden kaynaklanıyor. Öğrencilerin üst düzey düşünme becerilerini edinecek beyinsel yapılar oluşturmaları için gerekenler, okul çevresinde ne yazık ki yok. O nedenle buralarda hep eski insan niteliklerine bezenmiş, fabrika modeli aynı düşünme biçimlerine sahip bireyler yetiştirilmesi gayet normal. Normal olmayan 21. yüzyıl becerilerini sergileyen bir toplum olmamanın neden eleştirildiğidir.



Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı