Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
EğitimKöşe Yazarları

Okul, teknoloji, öğretmen

 

Ülke 6 Şubat’tan beridir deprem gündemi ile sarsıldı. Üzerinden üç hafta geçmesine rağmen acılar taptaze duruyor. Eğitimin gündeminde de yine deprem var. Bu kez de okulların depreme dayanıklılığı konuşuluyor. Bazı okullarda veliler çocukları okula göndermiyor. Geçen haftaki yazımızda okulların depreme dayanıklılığı konusunu gündeme getirmiştik. Vatandaş acil olarak okulların depreme dayanıklılığı konusunda devletten net bir cevap bekliyor. Bu belirsizlik vatandaşı içten içe kemiriyor. Umarım bu konuda hükümet yetkilileri en erken bir zamanda vatandaşın sorularına ve kaygılarına cevap verir.

******

Şu anda ülkede deprem tüm gündemi tutarken, depremden üç gün önce Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu Ankara’ya gitmişti. “Türkiye – KKTC El Ele Eğitimde Daha İleriye Projesi” kapsamında KKTC’ye verilecek olan 750 akıllı tahta ve materyallerinin Kıbrıs’a gönderilme törenine katılmıştı. 14 tır ile gönderilen akıllı tahtaların Kıbrıs’ta okullara montajları geçtiğimiz günlerde yapılmaya başlanmıştı. Belki de bugün artık tamamı okullara monte edilmiş durumda…

Eğitimde teknolojinin kullanımı elbette ki çok önemlidir. Öğrenmeye çok büyük bir katkısı olduğu bilinen bir gerçek… Ancak bizim bu konuda 3-4 tane sıkıntımız var. Bizim en önemli sıkıntılarımızdan biri biz bu teknolojilerin yenilemesini beceremiyoruz. Belki maddi imkansızlıktan, belki de vizyonsuzluktan olabilir.

Bir dönem çok iyi hatırlıyorum, AB’nin katkıları ile birçok okula akıllı tahta ve benzeri teknolojik araçların yerleştirildi. Bugün geçen bu sürede o araçların akıbetinin ne durumda olduğunu bilmiyoruz. Büyük bir olasılıkla çok sıklıkla kullanılmamaktadır. Umarım ülkeye gelen bu yeni akıllı tahtalar ile birlikte ilgili materyaller ve yazılımlar da beraber gelmiştir.

Her ders ile ilgili yazılımlar elimizde mevcut mu? Örneğin Kıbrıs’ta yazılmış kitaplar ile ilgili yazılım ve materyaller elimizde var mı?

Dolayısı ile böylesi bir yatırım yapılırken bunları da düşünmek gerekiyor. Bizim bu konudaki bir diğer sorunumuz; Gelişen teknoloji konusunda öğretmenin kendini zaman zaman yetersiz hissetmesi veya sürekli ilerleyen teknolojinin hızına yetişememe gibi bir durum söz konusudur. Yeterli donanımı olmayan öğretmenin eğitimde teknolojinin işe koşulması durumunda yetersizlikten dolayı bu teknolojiden tam randımanlı yararlanılamayacaktır.

Bunların yanında en önemli sorunlarımızdan biri de sürekli gelişen, hızlı bir şeklide değişen teknolojiyi maddi imkansızlıklardan dolayı yakından takip edemiyoruz. Şimdi Türkiye’nin sağladığı bu imkanlardan 3-5 yıl yararlanacağız. Bunlar da daha öncekiler gibi eskiyecek ve kullanımı azalacak. Önemli olan sürekli yenilenen teknolojiye ayak uyduracak bütçeyi bulmaktır. Bunu kalıcı hale getirmektir.

Her şeye rağmen bu yatırım çok önemlidir ve en etkin bir şekilde okullarda kullanımını sağlamak gerekiyor. Tabii şunu da duyar gibiyim. Bugün ülkede okulların duvarının sağlamlığını konuşurken, duvarına asacağımız akıllı tahtaya konuşmak ne derece doğrudur gerçekten ben de kendi kendime sormuyor değilim.

Eğitimde doğru teknolojileri kullanmak önemlidir ancak okulun ergonomisi ve sağlamlığı elbette ki çok daha önemlidir. Ne tek başına sağlam bir bina, ne de tek başına muhteşem bir teknolojik donanım işe yarar. Kaliteli bir eğitim öğretmen ile başlar. Donanımlı bir öğretmen olmadan istediğiniz yatırımı yapın. Öğretmenin kalitesi kadar başarılı olabilirsiniz. Eğitimde teknoloji kullanımına tam destek ancak öğretmene de yatırım yapmayı unutmamak gerekir.