Köşe Yazarları

Öğretmenler neden uçurumun kenarında?


Toplumsal olarak kötüye gidişin resmi ne yazık ki okullarda da kendini gösteriyor. 21. yüzyılda hala daha okullarımızda her türlü şiddet mevcut. Öğretmenler neden şiddete başvurur? Anlamak kolay değil ancak toplumsal olarak refah düzeyinin düşmesinin bunda etkisinin olduğu açıktır. Toplumsal olarak, ekonomik, sosyal ve politik bağlamda fakirleşmeye doğru bir gidiş sözkonusu. Kötü gidişin sonu öğretmenleri belki de daha fazla etkiliyor.

Her zaman ama her zaman öğretmenlere saygım oldu. Eğitim bilimi ile uğraş vermeye başladıktan sonra da bu saygı artarak devam ediyor. Öğretmenlik en zor mesleklerden birisidir çünkü. Kimsenin  de bunun aksini düşünmemesi gerekir. Sadece buralarda ‘öğretmenlerin de son noktaya nasıl geldiğini’ oturup düşünmek gerekir. Neden öğretmenlerin de ‘çıldırmaya az kaldı’ moduna girdiğini tartışmak gerekir.

En zor meslektir öğretmenlik çünkü; toplumun kültürünü bir tamam aktarma, iyi vatandaş yetiştirme, TC’ye uyumlu insanlar yetiştirme, tarihsel geçmişini bilen bireyler yetiştirme, dersinin bütün davranışlarını öğrencilerinin tamamına kazandırma, gibi görev ve sorumlulukları yerine getirmeleri bekleniyor. Ama öğretmenlere sorulmuyor:

  • Hasta olsan bile sınıfta ders anlatırken bu durumu nasıl örtüyorsun?
  • Ailenden birisini kaybetsen bile, yine de öğrencilerine karşı sevecen olmak nasıl bir duygu?
  • Öğrencilerine materyal, kaynak araç-gereç hazırlarken, maddi olarak sıkıntı çekiyor musun?
  • Aileler bir veya iki çocukla bazen sıkıntı yaşarken, sen 30 öğrenciyle hiç mi sıkıntı yaşamıyorsun?
  • Diğer meslekler, doktorlar başta olmak üzere, hizmet verdiği tek kişiye bile yarım ağızla cevap verirken, sen 30 öğrenciye nasıl yetişiyorsun?
  • Maaşına en son kaç 10 yıl önce artış oldu ki maddi giderlerinde rahatlama hissettin?
  • Dışarıdan yönlendirilen eğitim programlarına razı mısın?
  • Seni kullanarak, yaratılmak istenen ‘insan tipi’ne itirazın var mı?
  • Öğretim programlarının bu kadar yoğun oluşu, senin üzerinde stres yaratmıyor mu?
  • Sınıfında yeterli ısı olmadığı için öğrencilerine bir şeyler öğretmek, sende sıkıntı oluşturmuyor mu?
  • Düşük gelir nedeniyle kendi çocuklarını istediğin gibi eğitemediğin için rahatsızlık duymuyor musun?
  • Eğitim bakanlığının problemlerine ilgi duymamasının sende yarattığı fırtınayı nasıl örtüyorsun?
  • Öğretmenlik mesleğindeki adam kayırmacılılığı nasıl görmezden gelip, ders vermeye devam ediyorsun?
  • Öğretmenlik mesleğinin saygınlığının yerle bir edilmesi, senin performansını etkilemiyor mu?
  • Nasıl oluyor da bütün bu stres ortamında hala daha sınıfta bir tamam, ayakta ve dimdik duruyorsun? Ve daha bir çok soru…

Tüm öğretmenlere saygımız sonsuz. Şimdi onları da uçurumun sınırına getirenler oturup düşünsün. Öğretmenler diğer mesleklerdeki çalışanlardan farklı hizmet veriyor. Sınıfa girince tüm sıkıntıları bir yana bırakıp ‘öğretim’ gömleğini giyerek, kurallı cümleler kurarak ders anlatmaya başlıyorlar. Yani özne başta yüklem sonda cümlelerle; işleri hiç de kolay değil aslında. Ve kültürü aktarmaya devam ediyorlar. Buralarda öğretmenleri kutlamak gerekir. Bütün ekonomik, sosyla, politik ve daha nice problere rağmen dimdik ayaktalar; bravo doğrusu. Ancak okullarda yaşanan olguların nedenlerini düşünüp ortadan kaldırmak, onların değil yöneticilerin sorumluluğu.




Etiketler

Benzer Haberler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı