Etrafı bir heyecan sardı.
Yok, yok öyle vatandaşları falan değil.
Gazetecilerin sevdiği deyim ile “diplomatik çevreleri.”
Gidip kaybolup, uzun süre kendisini unutturan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide yine peydah oldu.
Çıkıp geldi ve her zamanki gibi klasik numarasını yürürlüğe koydu.
Hani var ya “ele ele tutuşalım, evrene sevgi mesajları gönderelim” türünden sevgi pıtırcığı halleri gibi “bu kez görüşmeler başlayacak” dedi.
Üstelik tarih de verdi.
“Nisanın ilk haftasında olabilir…”
Havadis’ten Esra Aygın’a bir de demeç patlattı ve “hızla çözüm mümkün” diye buyurdu.
Tam da “al da bozdur” durumu.
Nisanda başlayacak ve hızla çözülecek.
Yani örneğin eylülde referanduma gideceğiz.
1 Ekim’de de Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ilan edeceğiz.
Sevgi pıtırcığından ötesi bir durum.
Vallahi ben ellerimi tutuşturup evrenin ta derinliklerine çok derin sevgi mesajları gönderebilirim.
Eğer Eroğlu ve Anastasiadis hazırsalar.
Ama Davutoğlu ve Çipras da olmalı.
Öyle ya onlarsız (kambersiz) düğün olmaz…
***
Yapacağım benzetme için kimse kusura bakmasın.
Eskiler “teşbihte hata olmaz” derler.
Hata yok çünkü teşbih var.
Çok anlatılan bir fıkradır;
Kedinin elinden el aman çeken fareler kafa demlemeye otururlar.
Tek konuları var tabii ki kedinin yaptıkları.
Gecenin ilerleyen saatlerinde kedilerin şefi coşar.
Etrafa gaz verecek ya;
“O kedi bu masaya gelecek” diye haykırmaya başlar.
Fareler şok içinde şeflerine bakmaktadırlar.
İçki masasında kediye meze olacaklarını çok iyi bilmektedirler çünkü.
***
Şimdi yazacaklarım kesin bilgidir.
Türkiye 6 Nisan’da süresi bitecek olan Navtex’i uzatmayacak.
Barbaros’u da tartışmalı bölgeye göndermeyecek.
Buna karşılık Anastasiadis de “Türkiye Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenlik haklarını tanısın” ısrarından vazgeçecek.
Eğer her iki tarafın kamuoyu yerse böylesi bir uzlaşmayla görüşmeler yeniden başlayacak.
Rum tarafında bu uzlaşı hazırlığına karşı muhalefet eksenli ciddi bir direniş vardır.
Yapılan anketlerde Rum kamuoyunun da bu direnişe destek verdiği görülmektedir.
Anlayacağınız Anastasiadis’in işi zor.
Bizim tarafta kimsenin umurunda değil galiba.
Baksanıza seçimde bile konu olmaz.
Adaylar bile Kıbrıs sorununu yuvarlak laflarla geçiştiriyorlar.
Sadece bir tanesi hariç.
O da “Anastasiadis bu masaya gelecek” deyip duruyor.
Sanki de Navtex pazarlığını kendisiyle yapıyorlarmış gibi.
Kedi fıkrası da ondan aklıma geldi ya.
O kedi bu masaya gelecekkkkkk…
































