ZEHİR SOFRAYA ULAŞIYOR: Devlet Laboratuvarı Müdürü Mehmet Tatar, Pestisit (zirai ilaç kalıntısı) olan ithal sebze ve meyvelerin kolaylıkla tüketicinin sofrasına ulaşabileceğini söyledi. Tatar: Devlet Laboratuvarı yalnızca numune alınan kasalara kefildir. Bir kasadan alınan numune bir tırdaki diğer kasaları temsil etmez
NUMUNE YÖNTEMİ DEĞİŞMELİ: Tatar: Tırın kapısı açılıyor ve numuneler tırın kapısına en yakın kasalardan alınıyor. Peki zehirli sebzenin veya meyvenin arka kasalara gizlenmediğine kim garanti verebilir. Numune alma yöntemi değiştirilmeli. Mal tamamen boşaltılarak rastlantısal numune alınmalı
KKTC Devlet Laboratuvarı Müdürü Mehmet Tatar, mevcut yöntemle ithal edilen sebze ve meyvelerden sağlıklı numune alınamadığını belirtti.
Tek bir kasadan alınan numunenin tırdaki ürünün tamamını temsil etmeyeceğine dikkat çeken Tatar, numune alımında doğru olan yöntemi anlattı.
“Zehir sofranıza kolayca ulaşabilir”
Mehmet Tatar, “Numune alınırken önce tırdaki ürünün tümü bir soğuk hava deposuna indirilmelidir. İlgili memurlar da soğuk hava deposunda farklı kasalardan numunelerini almalıdır. Bu şekilde hem TIR’daki ürünlerin ne olduğu görülür hem de olası bir üç kağıt önlenir” diye konuştu.
Adaya getirilen her ürüne güvenilmemesi konusunda tüketiciyi uyaran Mehmet Tatar, mevcut numune alımı yöntemi ile tüketicinin her an zehir ile temas halinde olabileceğine dikkat çekti.
Cennet hurması tipik bir örnek…
Hafta başında meydana gelen cennet hurması olayını örnek gösteren Tatar, “İthal cennet hurmasını taşıyan tır, Girne Limanı’nda Tarım Dairesi ekiplerince açıldı ve konteynerdaki ilk kasadan bir numune alındı. Numune analiz edildi, ürün kirli çıktı. TIR mühürlendi. Bu olayın tam tersini düşünelim. TIR açıldı ve ilk kasadan bir numune alındı. Ürün analizi yapıldı, sonuçlar temiz çıktı. Oysa kirli cennet hurmaları arka kasalardaydı. Ne olacaktı? Şu an o hurmaların bir kısmı piyasada, birçoğumuzun da sofrasındaydı” dedi.
İthal yaş sebze ve meyveler ile zehrin sofralarımıza ulaşımının çok da zor olmadığını söyleyen Tatar, “Devlet Laboratuvarı, analizini yaptığı ürünün kime ait olduğunu bilemez. Ürün numunesi Tarım Dairesi ekiplerince alınır ve kodlu olarak laboratuara getirilir. Biz bize getirilen numunenin sonuçlarına garanti verebiliriz. O ürünü taşıyan tırdaki tüm kasalara değil” dedi.
“Limanlarda laboratuvar kurulması fuzuli”
“KKTC’de limanlarda laboratuvar kurulsun” tartışmalarına da değinen Devlet Laboratuvarı Müdürü Mehmet Tatar, mevcut şartlarda bunun fuzuli bir masraf olacağını kaydetti.
Halihazırda faaliyette olan Devlet Laboratuvarı’nın gerek insan gücü bakımından gerekse teknik açıdan oldukça gelişmiş olduğunu kaydeden Mehmet Tatar, Devlet Laboratuvarı’nın ihtiyaca rahatlıkla cevap verebileceğini söyledi.
Tatar, “Devlet Laboratuvarı her açıdan yeterli kapasitededir. Analizi yapılacak ürünün sonuçları 24 saat içerisinde verilebilmektedir. Eğer, laboratuvar üzerinde süre baskısı olmaz, yeterli süre tanınır ise mevcut sistem ve donanım ile çok daha fazla numune analiz edilebilir” dedi.
Mehmet Tatar, “Limanlarda laboratuvar kurmak, yepyeni bir bina, yeni makineler ve insan gücü demektir. Şu aşamada böyle bir uygulama fuzuli bir masraf olur. Gümrüklerde laboratuvar kurulması için harcanacak paranın, soğuk hava depolarının yapımı için harcanması çok daha akıllıca bir yatırım olacaktır” diye konuştu.
“Kalıntı limitleri AB standartlarında”
Türkiye ve KKTC arasında yaş sebze ve meyvelerde kabul edilen kalıntı limitleri arasında fark olduğu iddialarına da açıklık getiren Mehmet Tatar, KKTC’de kabul edilen yaş sebze ve meyvedeki kalıntı limitleri ile Türkiye’de kabul edilen yaş sebze ve meyvelerdeki kalıntı limitlerinin aynı olduğunu kaydetti. Tatar, Her iki ülkede de kabul edilen kalıntı limitlerinin aynı zamanda Avrupa Birliği ile uyumlu olduğunu söyledi.
“Tam güvenlik için Hal Yasası geçirilmeli”
Devlet Laboratuarı Müdürü Mehmet Tatar, ithal ürünlerde zehir tartışmalarına nokta koymanın en etkin yolunun Hal Yasası olduğunu ifade etti.
Tatar, “Eğer Hal Yasası geçirilirse ithal ürün direkt devlet kontrolündeki soğuk hava depolarına aktarılır. Tarım dairesi ekipleri de numuneyi depodan alır. Bu şekilde hem TIR içerisindeki ürünün bütünü görülür hem de numune alımı yöntemi daha sağlıklı olur” dedi.
Öte yandan üreticilere düzenli olarak eğitim verilmesi ve zirai ilaçların kullanım şekli ile kullanım zamanları ile ilgili bilinçlendirilmeleri gerektiğini söyledi. İthalatçı da artık, gıda maddelerinin insan sağlığı ile direkt ilişkin olduğu anlamalıdır” diye konuştu.
































