En Üst

21 Eylül 2017

Noel’e kadar biter mi?

Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

KIBRIS ÇARKI, dönmeye başladı.
Türkiye’nin, Mart ayına kadar, Kıbrıs sorunu, istenirse biter söyleminden sonra, Anastasiadis de süreyi daha da kısalttı.
Anastasiadis’e göre, Türkiye isterse, Kıbrıs sorunu NOEL’e kadar bitebilir.
Kıbrıs sorununda, dışta çok önemli pazarlıkların yapıldığı ve bu pazarlıklarda, belirli bir noktaya gelindiği kesin.
Her iki tarafın yaptığı açıklamalarda, Rum ve Türk halkını, gelişmelerden haberdar etme ve yeni çözüm sürecine hazırlama stratejisi görülmektedir.
2013 NOEL’i, Kıbrıs’taki bölünmenin 50. Yıl dönümü. 50 yıl önce, Kıbrıs Cumhuriyeti,  1963 NOEL’İNDE, iki toplumlu cumhuriyet yapısından, tek toplumlu Cumhuriyet yapısına dönüştürüldü.
Aralık 1963, Kıbrıs’ta Rumların ve Türklerin işbirliği yerine, çatışmayı seçtiği bir tarih olarak, tüm belleklerde yer etti. Bu tarihten tam 50 yıl sonra, her iki tarafın da, çözümden ve çözüm tarihinden bahsetmeye başlaması çok ironiktir.
Çözüm tarihleri ortada dolaşırken, her iki taraf da, kendi şartlarını ileri sürmeye başladı. Rum tarafı tek devletlilik, tek temsiliyet prensibine vurgu yaparken, Türk tarafı da, iki bölgeli, iki toplumlu federasyon söylemine daha fazla vurgu yapmaktadır.
Bu iki vurgu’nun ANNAN PLANI içerisinde birleştirildiği hatırlanmalıdır. Formül, dışta TEK TEMSİLİYET, içte ise iki federal kanat’ın çalıştırılması şeklindeydi.
Türklerin ve Rumların sık sık vurguladıkları, Garanti ve İttifak Antlaşmaları, Türkiye, Yunanistan ve İngiltere’nin de yer alacağı konferansta yeniden yazılacaktır.
Türk ve Rum tarafının açıklamalarında, mülkiyet ve toprak konusunun hiç de ön planda tutulmadığı tespitini mutlaka yapmalıyız.
Basit ve sıradan Kıbrıslılar için, bu konular çok önemli bir yer tutarken, yönetici kademesinde olanlar için, bu konular, dördüncü, beşinci dereceden konulardır.
BM’nin şimdiye kadar hazırlamış olduğu birçok planda ve özellikle son ANNAN PLANI’nda, toprak ve mülkiyet konularında çok önemli çalışmalar ve sonuçlar elde edilmişti.
Mal Tazmin Komisyonu’nun çalışmaları da, Rumlara, çözüm olmaması durumunda, Kuzey’deki tüm Rum mallarının, yasal olarak, Türkiye tarafından satın alınabileceğini gösterdi.
Anastasiadis’in geçen gün yaptığı çağrıda, Rumların Mal Tazmin Komisyonu’na başvurmalarının, kendilerini zora soktuğunu belirtmesi çok anlamlıdır.
Her iki tarafın ekonomik yıkım içerisinde olması, dış dayatmalara karşı dirençsiz olmalarını getirmektedir.
Kıbrıs’ın hem Kuzey’ine, hem de Güney’ine acilen sıcak para girmemesi durumunda, her iki tarafın da ekonomik olarak bir enkaza dönüşeceği kesindir.
Kıbrıs gazının dünya pazarına erken girebilmesi için de tek yol çözüm ve Kıbrıs- Türkiye gaz boru hattının döşenmesidir.
İsrail’in de son yıllarda ekonomisinin hızla çöküşe girdiği, tekrar yükselme yaşaması için, Doğu Akdeniz’deki LEVANTEN gaz yataklarından elde edilecek gaz’ın Türkiye üzerinden AB’ye satılması gerektiği ortaya çıkmıştır.
ABD’nin iki güçlü müttefiki İsrail ve Türkiye’nin yeniden barıştırılması ve Güney Kıbrıs’ta Anastasiadis’in seçimi, AB’nin enerji ihtiyacı politikaları için uygun bir ortam yaratmıştır.
Belki de Levanten ve Afrodit’teki gaz yataklarından çıkartılacak gaz, Türkiye üzerinde birleştirilerek AB’ye gönderilecektir. Bu da çok düşük bir maliyetle ve hızla yapılabilecek bir proje olarak tartışılmaktadır.
2013 NOEL’ine çok az bir zaman kaldı. Kıbrıs Çarkı çok hızlı bir şekilde döndürülecektir. Bu çarkın dişlileri yeni bir hayat mı yaratacaktır yoksa etrafı kırıp geçirecek midir. Önümüzdeki  4-5 ay içerisinde bunu yaşayacağız.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman