Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

NİKOS PAPADOPULOS DÖNEMİ BAŞLADI

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ağzındaki baklayı çıkardı:

“Kesin bir dille söylüyorum; Akıncı’nın Gutteres Çerçevesi’ni stratejik bir anlaşma olarak imzalama önerisini kabul etmem söz konusu değil” dedi.

Anastasiadis Fileleftheros gazetesinin sorularını yanıtladı ve içindekileri döktü.

Örneğin muhabirin sorusunu şöyle yantladı;

 

Soru: AKEL, Kıbrıslı Türk lider çıkmazın aşılması için adım atarken, sizi adım atmamakla eleştirdi.

Anastasiadis: AKEL Genel Sekreterinin, garantileri, müdahale haklarını ve askerin varlığını kabul etmeyeceğini söylediğini duyuyorum. Eide tarafından sunulan, iki tarafın itirazlarının olduğu ve Genel Sekreterin, parametreleri içinde ortaya koyduklarını tam olarak yansıtmayan 30 Haziran tarihli gayrı resmi belgeyi ileri süren Akıncı’nın önerdiklerini nasıl kabul edebilirim? AKEL, Akıncı’nın önerdiği belgenin stratejik anlaşma olarak imzalanmasını kabul ediyor mu? Eğer onlar kabul ediyorsa, ben kesin bir şekilde ve lafı dolandırmadan, böyle bir şeyi kabul etmemin söz konusu olmadığını söylüyorum. Zira artık, Kıbrıs Helenizminin çok yoğun endişelerinin olduğu bir şeyi, yani güvenlik konularını müzakere etme marjım yoktur. Dahası şimdi Akıncı’nın ileri sürdüğü şeyler, bir tarafın güvenliğinin diğer taraf için tehdit oluşturmayacağına ilişkin üzerinde uzlaştığımız ilkeyi ihlal ediyor. Kalıcı ve yaşayabilir çözüm için müzakerelerin amacı, Türkiye’nin müdahalesi ve askeri varlığı olmadan, aramızda bir anlaşmaya varmaktır.

 

                                                                       ***

 

Daha da ötesi var.

Ve bence Kıbrıs sorununun kilit noktasıdır.

Anastasiadis Kıbrıslı Türkleri azınlık olarak görüyor ve Kıbrıslı Türklerin alacağı her hakkın çoğunluk (Rum tarafı) için kabul edilmez olduğunu açık bir dille belirtiyor.

Muhabir soruyor Anastasiadis yanıt veriyor;

Soru: Akıncı çıkmazdan sizin sorumlu olduğunuz konusunda sürekli olarak sizi suçluyor. Çok olumlu bir atmosferde başlamıştınız. Yanlış giden neydi ve aranızdaki kimyayı bozdu? Size karşı yaptığı tüm suçlamalara nasıl yanıt vereceksiniz?

Anastasiadis: Şunu ifade etmem gerekir ki, Kıbrıs Türk toplumu liderliğinde seçildikten sonra, çok yapıcı temaslarımız ve iyi bir diyalogumuz oldu. Ancak müzakerelerdeki ilerlemeler, kesintinin olduğu 2016 Mayıs’ından Ağustos’una kadar olan dönem öncesinde gerçekleşti. Masaya geri döndüğümüz zaman, sonuçlandırdığımız tezlerde bazı farklılıklar gözlemlenmeye başladı. Zaman geçtikçe, Türkiye’nin etkisi, ilk başta anlaştığımız şekilde Kıbrıslı Türklerin haklarını sağlama alacak ve Kıbrıslı Rumların da haklarını göz ardı etmeyecek bir planı müzakere marjını sınırladı.

Kıbrıs Türk tarafının revize ettiği görüşlerde, bizi, daha az nüfusa sahip toplumun ayrıcalıklı toplum olmasına ve çoğunlukta olan toplumu kontrol etmesine götürecek bir rejime itekleyecek bir eğilim içinde olduğunu gördüm. “Çoğunluk yönetir, azınlık güçlendirir” ilkesini “azınlık yönetir” ilkesine dönüştürecektik.

 

                                                                                  ***

 

Yaşı ve ömrü benzemesin ama Anastasiadis tam da Papadopulos’a benzedi.

Artık Nikos Papadopulos dersek çok da yanlış söylemiş olmayız.

Papadopulos’un sonu malumdur.

İnşallah Nikos’un da aynısı olmaz…