Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Nijeryalının gözünde bile ikinci sınıfmışız…

Uluslararası ödüller alan Nijeryalı yazar Chigozie Obioma, meğer KKTC’den mezunmuş. Üniversiteyi burada okumuş, Michigan’da lisans üstü yapmış. Ve bir de kitap yazmış, buradaki anılarını anlatıyor.

Ama ne anılar…

Başlığı okuduğumda, “ne güzel buradan mezun biri dünya çapında ünlü olmuş” dedim ama devamını okuyunca utandım, yerin dibine girdim, kızdım, nefret ettim…

 

Bir kere buralara ülkelerinden aracılarla geldiklerini, aracıların çocukların bir çoğunun paralarını alıp, kayıt yaptırmadığını, onları aldattıklarını yazmış. Tek bir uçaktan, tam 17 tane kandırılmış Nijeryalı çıkmış. Artık genelini siz hayal edin.

Sonra, buradaki koşulları görünce, ‘Avrupa’ya gideceksiniz’ diye kandırıldıklarını anlamışlar…

Diyor ki, “Burası Avrupa, Amerika, Asya değildi, hatta Türkiye bile değildi. ambargo altında boğuluyordu. Sokaklar harap, altyapı ise ikinci sınıftı. İş yoktu, olanak yoktu. Okul ücretlerini ödemek için çalışılabilecek bir yer yoktu, buradan vatandaşlık alma umudu da yoktu. Hayatta kalmak için iki seçenek vardı. Biri Kürt (Türkiye’de yaşayan Kürtler), Suriyeli, Lübnanlı ve diğer düşük gelirli göçmenler gibi vasıfsız işlere başvurmaktı”…

Anıların bir yerinde faili meçhul Nijeryalı öğrenci ölümlerinden, birbirlerine kurulan uyuşturucu komplolarından da bahsediyor…

Bizler yaptıkları kazalardan, kara para aklama, uyuşturucu ve cinayet işlerine bulaşmalarından, etrafa verdikleri rahatsızlıktan şikayet ediyoruz da, onların ne düşündüğünü hiç bilmiyoruz.

İşte bir ayna, bakın da görün…

Üstelik adam ünlü bir yazar, bu kitap dünyanın dört bir tarafında okunacak…

 


1960 ANAYASASI YOK ARTIK…

Güney Kıbrıs’ta tüm okullarda dağıtılan bir form…

Rum Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanmış.

Önce etnik ayırımcılığın daniskasını yapmışlar, çocuklara etnik kimliğini, dinini falan sormuşlar.

Daha da kötüsü, “Hangi etnik azınlıktan” olduğunu da sormuşlar. Sıkı durun, etnik azınlıkların başında “Kıbrıslı Türk” seçeneği geliyor.

Yahu biz şu anda işgal ettiğiniz, tepe tepe kullandığınız Kıbrıs Cumhuriyeti’nin eşit ortak vatandaşı değil miydik..?

Ne vakit azınlık olduk da haberimiz yok..?

Hala sahip çıktıklarını söyledikleri o Anayasaya göre, Maronitler, Ermenliler’di azınlıklar, biz değildik.

Anlaşılan artık 1960 Anayasası tamamen ortadan kalkmış. Hem de sessiz sedasız, sivil bir darbeyle. Açıklamaya dahi gerek duymamışlar.

Rezalete bakar mısınız…

Şu anda Güney Kıbrıs’ta 1960 sisteminin, yasalarının, anayasasının bir çok maddesi ihlal edilmekte.

İkametten, vatandaşlığa, mal mülk hukukundan, eğitime… Konu Kıbrıs Türleriyse, yasa falan yok. Günübirlik kurallar. İnsan hakları ihlalleri… Hepsi yasalara aykırı.

Şimdi de azınlık demiş çıkmışlar…

Bizim resmi politikamız, 60’dan doğan haklarımızın peşine düşmemektir. Bunu biliyoruz da, e kardeşim azınlık da değiliz yani. Hiç olmazsa buna ses çıkartsak hep birlikte…

 

 


 

YERİN KULAĞI VAR

ONLAR NEREDE YAŞIYORLAR:

Ülkenin Başbakanı çıkıp, ülkedeki tüm sıkıntıların hükümet olarak aldıkları ekonomik tedbirler sayesinde aşıldığından dem vururken, kabinenin bir bakanı KKTC’nin, ölçeğine göre çok hızlı kalkınan bir ülke olduğunu söylüyor. Vatandaşların sosyal medyadaki yorumları çok yaratıcıydı. Hepsi de bir başka boyutta yaşamaktan söz ediyorlardı.

 

BİZE MUSTAHAKTIR:

Doğru veya yanlış, eksik veya fazla önemli değil. Bu kadar yıkım, talan ve partizanlığa rağmen yapılan anketlerde ikitdarın büyük ortağı UBP, hala birinci parti olarak çıkıyorsa, ya anketlerde, ya da toplum olarak bizde bir sorun var demektir. En doğru anket sandıktan çıkan sonuçtur ama, gerçekten de durum böyle ise kimseye kızmaya hakkımız yok, çünkü toplum olarak bize müstahaktır. Demek ki yanlışı, haksızlığı, adaletsizliği talep ediyoruz, onlar da yapıyor…

 

İLK GÜN, İLK PROTESTO:

Bazı sivil toplum örgütleri ve sendikalar Meclis’in ilk gününde, yaz saat uygulamasını protesto ederek eylem yaptı. Hükümeti saat inadından vazgeçmeye çağıran örgütler, imza kampanyası başlattılar. İyi de yüzbinlerce imza toplasanız ne olacak, adamların dediği dedik ve geri adım atmaya da niyetleri yok. Emir büyük yerden geldi öyle imzayla korkup geri adım atamazlar. İyisi mi siz imza kampanyası yerine başka bir eylem biçimi deneyin…

 

YASAYI, TÜZÜĞE UYDURACAKLAR:

Meclisin ilk birleşiminde, plakalarla ilgili düzenlemenin ne işe yaradığını bir partinin genel başkanı olarak halen anlayamadığını söyleyen Tufan Erhürman’ın , “Yasaya aykırı olduğunu bilmiyor muydunuz?” sorusu üzerine Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Dürüst, “Tüzük ile yasa arasında tezat oluştu veya o dönem bu husus gözden kaçtı. Haziran ayında bu Meclis’e iletildi. Tezat varsa arkasındayız, giderilmesi için buradayız” demiş. Tamam, oradasınız da aylardır gereğini niye yapmıyorsunuz Sayın Bakan… Ha, anladım, yasayı Tüzüğünüze uyduracaksınız, öyle mi?

 

ASLANCIKLAR:

Güneydeki seçimlerde başkan adayı olan Papadopulos’un, “kazanırsam KKTC’deki bakan ve üst düzey yöneticilerin Kıbrıs Cumhuriyrti pasaportlarını iptal edeceğim” sözlerine bizdeki 4 bakan ( Berova, Ataoğlu, Sucuoğlu ve Dürüst) sert tepki göstererek, pasaportların 1960 anayasasından doğan bir hak olduğunu savundular. İş hamasete geldi mi demediklerini bırakmayanlar bunlar. Bakın da tanıyın.

 

KİRLETENLER YANDI!!!:

Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu, çevreyi kirletenlere ceza kesilmeye başlanacağını açıkladı. Gönüllü çevreciler, gördükleri çevre sorunlarını Çevre Koruma Dairesi’ne bildirecekler. Yani yıllardır memleketi pislik götürmesinin sebebi, “çevre gönüllülerinin” olmayışındanmış demek ki!!!  Yalnız bir sorun var, “çevre şikayet hattı” telefonları doğru dürüst çalışmıyor, önce onu bir tamir ettirseniz nasıl olur acaba.

 


 

ZİRVEDEKİLER

Kudret Özersay: “Kooperatif Merkez bankasına olan borcu yapılandırmadınız ve bir kuruş ödemediniz; İhtiyat sandığına olan borcu yapılandırmadınız ve ödemediniz; özel bankalardan alınan borçlar ortada; bütçede kamu borçlarının faizi için ayrılan ödemeyi de yapmıyorsunuz. Özetle devletin borcunun FAİZİNİ DAHİ ödemezken, işkembeden atıp ‘devletin borcu kalmadı’ diyorsunuz!  Memleketinden bu kadar bihaber bir başbakan daha var mı acaba bu dünyada!”…


DİPTEKİLER

İkiyüzlülük: Bu ülkede artık böyle. Bir ideoloji yok, bir bilinç, bir politika yok. Nasıl işine gelirse. Kıbrıs Cumhuriyeti’ni yok sayarlar, 1960’dan kalkan haklarımız var dediğinizde, Rum’a hizmet etmekle suçlarlar, ama o Cumhuriyetin kimliğini tepe tepe kullanırlar… Birisi çıkıp,  “elinizden alacağım” dediğinde de “alamaz” diye bağırırlar. Bu ne ikiyüzlülüktür….