Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

New York sonrasına baktık

New York zirvesi öncesi yapılan açıklamalarla yorumlar umutlarla birlikte morallerin  yükseltilmesini amaçlıyordu. Zaten zirve de bu imajı yaratmaya yönelikti. Mesela New York’a gidilecek, kapının arkasında duran “hemen çözüm” konusunda büyük oranda uzlaşı sağlanacak, ve kapı açılıp “çözümün” eli sıkılacaktı!  Abartmış da olsak tabiî ki New York’a gitmek üçlü müzakere yapmak önemli ve olumluydu!

Zaten bu nedenle de  “kritik zirve” dendiydi! Oysa Ban Ki Moon, Sn. Akıncı ve Anastasiadis’in görüşmeleri  (değerlendirdiğim haberlere göre) “sonun başında” bir fikir teatisinden öteye geçmedi. Tutun ki bir buçuk saatlik toplantıda  (her halde) bugüne kadar üzerinde uzlaşıya varılan konularda Ban yeniden bilgilendirildi, uzlaşmazlık konularında karşılıklı görüşler serdedildi!

Doğrusu eğer bu üçlü toplantı   “tarafları cesaretlendirmek, müzakerecilerin liderliklerini övmek ve tebrik kabul ederken yeniden görüşmek dileklerini tazelemekten   ibaretseydi (dışarıdan öyle algılandığı için böyle yazıyorum) demek zirve çok abartıldıydı diyeceğim.

TOPRAK KONUSU: Bazan kendi görüşlerimizi “mutlak doğrularımız” sanırız. Kusurun vebali bizim olsun. Fakat o doğru olması gereken olayı yeniden sabit fikirle tekrarlıyorum.

Keşke Müzakereler başlarken önce “mülk sorunu ile toprak sorunu”  ele alınsaydı. Çünkü tüm öteki başlıklarda uzlaşmak mümkün de olsa, asıl sorun Kuzey’in Türk ve Rum halkları arasında yeniden paylaşımıdır! Bu da artık o kadar zordur ki bu müzakerelerde Annan planındaki  mülk ve toprak ayarlamaları  aynen kabul görseydi bile yine “uzlaşı sağlanamazdı!”

Neden uzlaşı sağlanamayacağı açık: 2004’den sonra kuzey’deki Rum mülkleri üzerinde büyük inkişaflar oldu! Biz bunu değerlendirirken “Rum’un satın alamayacağı kadar” diyoruz! Unutulmaması gerekir. Bu inkişafta sermaye, emek, akıtılan ter vardır. İnsanlara, çözümiçin tüm bu yatırımları unutun” diyemezsiniz!

Öte yandan “mülk ve toprak sorunu çözülmeden” ötesi konuların müzakeresi için harcanan süreye yazık.  Çünkü olay bir evin  inşaatı tamamlanmadan mobilyalarını satın almaya benzedi!

Kaldı ki “Güç ve Yönetim Paylaşımının” kıstasları bile toprak oranlarıyla ilgili olmalıdır.

Kısaca: Kırmızı çizgiler olmadan  müzakerelere  başlamak ne kadar rizikolu olmuşsa hani kurucu  devletlerin sınırları saptanmadan “üzerlerine federal sistemi giydirmek de o denli yanlış oldu”  diyoruz.

             **********                             

                “DENETİMSİZLİK” SORUNU SÜRGİT!

Pek çok sorunlarımız vardır. Ne var ki “denetimsizliğin tetiklediği pejmürdelik” kadarı yoktur! Mesela Kurumlar dökülüyorsa bu “denetimsizlik” nedeniyledir, alınamayan vergiler gibi!

Bu sorun ne zaman gündeme gelse “önce ve ivedilikle Kamu Görevlileri reformu yapılmalıdır” diyorduk. Çok bilmişliğimizden değil!  Devleti “kamu görevlileri” dolayısıyle “kurumlarının” yönettiğini bildiğimiz için!” Nitekim.

Uzunca süredir başımı hangi tarafa çevirsem ya inşaatlarında veya lokantalarla kiralık araba servislerinde, yol işlerinde, dükkânlarda…  Hep Afrika’dan gelen  üniversite öğrencilerinin çalıştırılmakta olduklarını görüyorum. Tabi sigortasız dolayısıyle kaçak olduklarını söylemeye gerek yok!

İŞSİZLİK ARTIYOR: Dün Havadis gazetesinin manşetinde haberi vardı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının en son güncellenen aylık raporlarına göre  Mart 2016 itibarı ile KKTC’de 779 işsiz bulunuyor. Rapora göre en çok işsizlik 20-29 yaş grubunda! Yani liseyi ve üniversiteyi  bitirmiş gençlerimiz resmen işsiz! Sonrası 20-39 yaş grubu! Yüzdelikle ifade ettiğimizde yüzde 10.8, tutun ki çift haneli!

Tabi “iş beğenmemekten”  kaynaklı işsizlikle, bir üniversite mezununu asgari ücrete çalıştırma olayını da iyi görüp sebebi ile doğru değerlendirmek gerekir! Çünkü özel sektör çoğunu boğaz tokluğuna çalıştırdığı gencecik insanların emeğini sömürürken, “kaçak işçi çalıştırmaktan”  dolayı da hem kanunlara göre suç işliyor hem de memlekette iş aş gözleyen  insanların nafakası ile oynuyor.

DEVLET DOKTORLARI! Geçtiğimiz günlerde Hastahanelerde çalışan doktorlar 2. iş yasağı nedeniyle Anayasa mahkemesine gitmeye karar verdilerdi.  Geç bile kaldılar! Çünkü!

Aynen özel sektörün asgari ücret bile vermeden genç insanları yanında bedava ve kaçak çalıştırması  örneğinde olduğu gibi devletin  de on yılda ancak mezun olup mesleğe başlayabilen bir doktora layık gördüğü maaş bazen üç bin lira bile değildir!                                        KALDI Kİ: Devletin kanun ve nizamları nedeniyle doktordan esirgenen 2. iş kamu görevinden yahut devletin her hangi bir kurumundan emekliye çıkanlar için tırnak kadar geçerli değildir! (İnanların 2. iş hakkına karşı olduğum için değil, 2. işin sömürü haline gelmesinden doğan sorunlardır anlatmak istediğim.)   Ki özel sektörde çalışan yüzlerce memur emeklisi, sigortalı emeklisi  vardır!”

Kısaca bir yanda “işsiz insanlar” öte yanda kaçak çalıştırılırlarken  emeği sömürülen insanlar!” Nereden baksanız kanunsuzluk ve insafsızlık!   Olayın nedeni ise  devletin kanunlardaki boşluğu değil, denetimsizliğidir!   Yıllardır bu sorunu çözemediler!

                           **********

KISACA TAKILDIĞIM:  (KIBRIS ÜRÜNLERİNİN TESCİLİ!)

Güney Rum yönetimi “tescil” hastası oldu! Kıbrıs’ta aklına gelen ne kadar “ürün”  varsa  sıraya koydu tescilini yaptıracak!  Mesela şimdi sırada kolokas, gül tatlısı,  sameralla, tarhana, sucuk, harup pekmezi, pastelli, Kıbrıs patatesi gibi ürünler var!

Bırakın tarhana, samarella gibi ürünleri. Ki Türkler bunları Orta Asya’dan taşıdılardı Anadolu’ya. (Ha TC darbe yapmakla iştigal ettiğinden artık bu basit tescil işleriyle uğraşmıyor nasip kısmet Güney’e doğuyor! Kuzey’in ise zaten eli kolu bağlı!)

Hatırımıza geldi. Yarın çözüm olursa bu “tescilli ürünler” kimin adına değişime uğrayacak? Tüm Kıbrıs Federal Devleti” adına mı yoksa “Güneydeki Rum kurucu devleti adına mı?”                                                                    İvedilikle  bu büyük sorunu (zaten başka işimiz kalmadı) Sn. Akıncı masaya getirmelidir! Çünkü sadece bu ürünlerin tescili bile tüm adanın Rumların hakkı olduğu gerçeğini çakacak!