Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

NEU Junior Cup ve Beyaz Gölge

Basketbol şöleni mi? Doruklarındaydık! Bi’defa Hakan Atamtürk Hoca (Yard. Doç. Dr.) ve ekibini kutlarım. Yakın Doğu Üniversitesi’nin Batı Yerleşkesi’ndeki spor salonundaydık az önce. Niye mi? NEU Junior Basketball Cup 2014’e takıldık dostlarla.

Yakın Doğu Üniversitesi, Akdeniz Spor Birliği, MAGEM ve  Türkiye Ata Spor’dan cıvıl cıvıl bi’sürü ‘beyaz gölge’ vardı maşallah.
Ülke basketbolu için bu tip organizasyonlar şart mı? E pek tabii.
Okullar, kulüplerin sporcu altyapısındaki nitelikli insan gücü sağlaması konusunda iddialı olmalı ve bu iddianın temelinde de bu tip kısa süreli organizasyonlar olmalı. İlgili maçları izlerken yıllar öncesine gittik.
Taa 1982’nin bahar aylarına ki o yıllarda Gelibolu İlkokulu olarak şampiyon olmuştuk sevgili ve de özlemli dostlarla. Zaman zaman buluşur ve o maçları anarız zevkle, şevkle ve de hasretle. O yıllardan günümüze çok sular aktı; Ortaköy Akar Gazinosu’ndaki alabalıklara çörek atardık. Tantin’in hamamı dolar taşardı o zamanlar. Pişmiş aşa su katılmazdı o dönemlerde.
Muz zengin meyvesiydi, birçoğumuz bahçelerdeki aşırma mandalinalara tâlim ederdik. Lahmacun ve çiğ köfte zevkimiz de yoktu o dönemin eski Girne Limanı’nda. Dondurma mı? Sadece Resa’da bulabilirdik, bir de Londra Pastanesi’nden.
Gato veya tramisu yerine şarlot tatlısı veya ekmek kadayıfı vardı daha o yıllarda. Çek ve senet kullanmazdı büyüklerimiz o dönemlerde sadece sözleri senetti.
Kapılar kilit kilit üzerine kapanmazdı. Komşuluk hat’rı tabii ki de vardı. Mustafa Özsoy Müdür ve takım arkadaşları “Oyna GG” şeklinde Kıbrıs Federasyon Kupası’nı henüz kaldırmışlardı. Sahillerimiz Bakanlar(!) Kurulu kararlarıyla daha peşkeş çekilmemişti o zamanlarda. Yoğurtlar süt tozondan değil saf sütten yapılırdı. Raleigh marka üç vitesli bisikletlermizle gezerdik ayağımızdaki Esem veya Mekap marka ayakkabılarla kırmızı başlı avlamaya çalışırdık.
Ailecek Arasta ve Ortaköy Halk Fırını arasına sıkışmış bi’gezi turumuz vardı o yıllarda. Daha ileriye geçilemezdi. Geçilse de ayda bir denize gidilirdi ma’aile. Muhteşem Yakın Doğu Üniversitesi yoktu o zamanlar. Koçero Tepeleri denirdi şu anda binlerce gencin eğitim, öğretim ve yönetim sürecine tabi tutulduğu bu bereketli bölgeye, Allah bereket versin.
İşte, o yıllarda bir sabah kalktık ve TRT ekranlarında Beyaz Gölge adlı dizinin fragmanını izledik. Ülkemizdeki basketbolun milâdı işte o diziydi.
Dizide başrolde Ken Howard; Ken Reeves adlı beyaz bir profesyonel basketbol oyuncusunu canlandırıyordu. Amerika Ulusal Basketbol Birleşimi (NBA) Ligi’nde oynayan Reeves dizindeki sakatlıktan dolayı basketbolu bırakmak zorunda kalır. Üniversitedeki sınıf arkadaşı ve aynı zamanda Los Angeles şehrindeki Carver Lisesi Müdürü Jim Willis tarafından çoğunlukla siyah ve İspanyol gençlerin okuduğu liseye, basketbol koçu olarak davet edilince, bu daveti kabul eder.
Senaryoya göre Reeves ile Willis Boston Üniversitesi’ndeki öğrencilik yıllarında oda arkadaşlarıdır. Reeves, basketbol oynamış ve daha sonra seçilerek NBA takımlarından Chicago Bulls‘ta oynamıştır. Dizinin adı ise ilk bölümün sonunda Reeves’in oyuncularının her zaman ve her yerde arkalarında olacağını söylemesinin ardından Thorpe’un verdiği cevaptan gelir; “Beyaz bir gölge gibi”.
İşte, bu dizi ile birçok ülkede basketbol sevildi ve halen çok seviliyor. İşte, Avrupa insanının Amerika Ulusal Basketbol Ligi’ni organize eden NBA merkezli basketbol serüveni bu süreçte başladı. İşte böyle başlamıştı bu basketbol aşkı.
İnanmayan şimdiki başkan Donangil Başkan’a sorsun. Sonuç mu? NEU Junior Basketball Cup 2014’e katkı koyan arkadaşlara bin selam…