Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Nereden başlamak gerek…

CTP-UBP hükümetinin ilk 6 aylık yol haritası oldukça önemli icraatlar içeriyor. Bunun içinde, kamu reformu, kayıt dışı eylem planı, genel sağlık sigortasının hayata geçirilmesi gibi önemli adımlar var. Gerçekten önemli dokunuşlar bu yapılması düşünülen değişiklikler ama sorun, bu hükümetin bunları yapma konusunda ciddi olup olmadıklarında. Çünkü geçmişte de bu tür sözleri çok duymuştuk da uygulamayı görememiştik. Gerekçe hep aynıydı; “kaynak yok”!!!!
Gazeteniz Havadis’in dünkü manşetiydi; Lefkoşa Devlet Hastanesi’nin artık eskidiğini ve tamirat kaldırmadığını yazıyordu. Yatılı bölümlerdeki sıkıntıyı biliyorduk. 40 yıllık her tarafı dökülen bina, makyaj tutmaz durumdaydı. Damın akması, bodrumu su basması, atıkların ortalığa saçılması falan.  Yine de esas sorunun, “yönetsel” olduğunu düşünüyorduk bugüne dek…
Örneğin, tuvaletlerin girilmez durumda olması, elektriklerin yanmaması, hastabakıcıların görevini orada hastane içinde iş tutan bir takım insanların para karşılığı yaptıkları, sabahın köründen girilen, ancak torpilliler nedeniyle bir türlü size gelmeyen sıra meselesi…
Ancak esas dehşet veren bölümden haberimiz yoktu.
Sevgili Duygu’nun haberinden, doktorların ameliyat için saatlerce sıra beklediklerini de öğrendik…
Bu insan canıyla kumar oynamak değil de nedir..? Ne kadar iyi yetişmiş doktorunuz, ne kadar gelişmiş teknolojiniz olursa olsun, binanın yetersizliği hepsine engel ne yazık ki…                                                                                                                                             Diğer yandan İçişleri Bakanı da Merkezi Cezaevi’nin artık eskidiğini, daha fazla suçluya yer olmadığını söylüyor. Bu da malumun ilanı. Her göreve gelen İçişleri Bakanı bir kez daha tekrarlar. Mahkumlar şikayet eder, sendikalar şikayet eder, ama mahkumların mevcudu da yıllar içinde katlanarak artmaya devam eder. Hani eskilerin deyimiyle, istihap haddi çoktan aşılmıştır…
Ya devlet dairelerine ne demeli..? Onların da birçoğunda hala daha insanlar konfordan uzak çalışmaktalar. Hala bazı dairelerde, 74’ten kalma masalar, bankolar, çubuklu sobalar var. Klimalar yetersiz, odalar yetersiz ve  bakımsız…
Yeni hükümet reform hükümeti… Program da, yasal değişikliklerle reform yapmayı öngörüyor.
Peki ama, sadece yasa değişiklikleri ile reform yapmak mümkün mü..? Değil tabii. Öncelikle altyapının da reforme edilmesi gerekir ki, bu çok daha önemli…
Bunun için de öncelikle kaynak lazım.
Kuru kuruya reform olmuyor…
Aynı şekilde doğru dürüst bir güvenlik sistemi için, Sosyal Sigortalar Dairesi’nin ayağa kaldırılması da gerekmiyor mu..? O zaman Sosyal Sigortalar için de, acil kaynak gerektiğini listeye ekleyebilirsiniz, daha birçok reform için de…
Sonuç olarak, yasaları değiştirerek maalesef istenen reformları gerçekleştirmek mümkün değil…
Bu değişimleri yapabilmek için, parasal kaynak da en az reformlar kadar önemlidir… Umarız hükümet bu parasal kaynakları da nereden bulacağını düşünmüştür…
Yoksa hastanesiz bir sağlık reformu,
Kaynaksız bir sosyal güvenlik reformu,
Yeni cezaevi olmadan bir sosyal adalet ve insan hakları reformu gerçekleştirmek pek mümkün görünmüyor…

YERİN KULAĞI VAR                                                                                                                                                      

  TALAT BOZDU:
Üçüncü Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun gönlünde yatan aslanın, CTP-UBP koalisyonu değil, UBP-DPUG olduğu konuşuluyor. Eroğlu’nun bu ikiliyi bir araya getirmek için çok uğraştığı ancak, Mehmet Ali Talat’ın CTP Genel Başkanlığı’na gelmesiyle birlikte bu planın bozulduğu iddia ediliyor. Birçok UBP’linin de, Talat’ın başkanlığındaki CTP ile kurulan ortaklıktan, şimdilik oldukça memnun olduğu görülüyor…

OLACAĞI BUYDU:
Cumhurbaşkanı Akıncı’nın görüşme masasıyla ilgili olarak ketum davranması ve vatandaşın sadece Rum gazetelerinin yazdıklarından bilgi sahibi olması, epey rahatsızlık yaratıyor… Baksanıza bazı gazeteler “verilecek köy isimleri” diyerek, boy boy listeler yayınlayıp, kafa karıştırmaya başladı bile. Keşke bu bilgilendirme toplantılarını biraz erkene alıp, masada olan biteni açık açık anlatsa diyoruz. Çünkü bu kez red cephesi, çözüm cephesinden önce, aleyhte bir kamuoyu yaratmaya başladı bile…

YÖNETİM KADROLARI DEĞİŞİYOR:
Milli Eğitim Bakanı Kemal Dürüst, LAÜ ve DAÜ mütevelli heyetlerindeki bazı isimleri değiştirmek için düğmeye bastı. DAÜ’de 3 isim, LAÜ’de de başkan dahil, bazı isimlerin yerine yenilerinin atanması bekleniyor. Ancak bu kez, buralara atanacak isimlerin özenle ve konularına vakıf isimlerden oluşmasına dikkat edileceği iddia ediliyor. Yıllardır ilgili, ilgisiz kişilerin yaptıkları ortada, inşallah bundan sonra atanacaklarda partizanlık değil de “o” kriterler dikkate alınır…
NE DEMEK İSTEDİ: Turizm Bakanı Sucuoğlu, Karpaz’daki kaçak yapılar için söyle diyor: “Bu aslında ihmal sonucu mağduriyettir. İşin başında gerekli tedbirler alınsaydı, belli sınırlamalar getirilseydi, olmazdı. Şimdi siz vatandaşa diyorsunuz ki ‘gidin ve yapın’. Ya da yapıyor ve ödemesini de yapıyor ve siz de alıyorsunuz… Gayri yasal bir duruma göz yumuyorsunuz ve ondan sonra deniyor ki, kaçaktır. Evet doğru kaçaktır da bu insanlar ne yapacak? Bu insanların şuna buna güvenerek yatırdığı paranın hesabını kimden soracaksınız?” Bunun anlamı ne? Bile bile kaçak yapı yapanları affetmeyi mi düşünüyor Sayın Bakan? Hem de Mahkeme kararına rağmen. Üstelik mahkeme kararında bazı politikacıların bu suça ortak olduğu açıkça vurgulandıktan sonra…
SICAKLAR ETKİLEDİ:
Son günlerde ülkemize etkili olan aşırı sıcaklar nedeniyle elektrik kullanımı tavan yaptı, santraller de dayanamadı. Böyle olunca da, elektrik kullanımı 290 MV’ye çıkıp bir rekora imza attı ve hemen ardından da arızaya neden oldu. Kıb-Tek yönetimi elektrik fiyatlarına zam isteyeceğine, keşke sürekli kesilen elektrik sorununa çare bulmaya kafa yorsalar çok daha iyi edecekler…
SARI UYARI:
Güney Kıbrıs Kıbrıs Meteoroloji Dairesi, adada yaşanan aşırı sıcaklardan dolayı “sarı” uyarı yayınladı. Sarı uyarı, havanın potansiyel olarak tehlikeli olduğu anlamına geliyor. Bizde de durum farklı değil ama, sağ olsun bizim yetkililerin uyarı yayınlama, vatandaşı uyarma gibi bir dertleri yok herhalde…

ZİRVEDEKİLER

Ahmet Uzun: “Ben gelinen noktada iyimserim. Ortaya atılan konular, iddialar çözümü engellemek içindir. Bugüne kadar müzakerelerde ciddi anlamda yakınlaşma sadece birkaç kez yaşandı. Bunlardan biri de bugün gelinen noktadır. İki kesimlilik, tek egemenlik, tek kimlik üzerinde mutabakat sağlandı. Derviş Eroğlu bu zeminde Şubat belgesini imzaladı. En zor konu mülkiyete gelindi. Ama ortada henüz bir şey yok. Rum basını bazı konuları eksik bırakıyor. Bildik yalanlar, ‘Türkiye’den gelenler gidecek, mallar Rumlara verilecek’. Böyle bir şey yok. Bazı bölgeler Rumlara verilecek. Bunları bilmiyor muyuz..?”.

DİPTEKİLER
Trafik: Yaz aylarında sıcaklarla birlikte artan trafik kazaları uyuşturucu ile birlikte ülke gündemindeki ilk sıradaki yerlerini korumaya devam ediyor. Yıllardır e trafik kazalarının, ne de uyuşturucu ile mücadelede kalıcı çare üretmekte konusunda pek de başarılı olduğumuzu söyleyemeyiz. Milli Eğitim Bakanı Kemal Dürüst’ün, öncelikli olarak bu iki konuya önem vermesi de, aslında hem trafik, hem de uyuşturucu konusunda eksikliklerimizin olduğunun somut bir göstergesi olsa gerek…