Köşe Yazarları

Nedir hayatı anlamlı kılan?


Henüz koranavirüs yokken   en az onun kadar ölümcül Kanser vardı.  Ve KKTC’de bugün de olduğu gibi yine yaygınlığınca canlar almaya devam ediyordu, elan almakta…

Ben böylesi ölümcül ve yaygın hastalıklara,  “yoksa hayatı anlamsızlaştırıyorlar” mı düşüncemle bakarım..  “Yoksa hayata daha çok mu anlam katarlar?”

O “hayat” ki doğumdan ölüme kadar  bir kör dövüşü olarak geçer.. Bazılarımız buna “yaşam savaşı” der.. Bazılarımız “hayat  mücadelesi. Çok farklı olmamalılar.. Çünkü  insanlar doğarken alınlarına çakılı ve taahhütnameli beyanlarıyla gelmezler dünyaya ki  nasıl yaşayıp nasıl öleceklerini bilsinler..   Bu nedenle “kader” derler. “Alında neyse yazılı olan çekilir” dediklerince…

BU nedenle kimse “kanser” olacağını bilmez.  Kimse nasıl öleceğini bilmediği gibi.. Nitekim hangi ileri tıp yada teknoloji bilebilirdi ki bir gün koranavirüs diye adlandırılan “Colid 19” virüsü milyonlarca insan öldürecek!

Böylesi bir kaderde gelin de “insan yaşamına anlam katın!”

Bedeni altınlar elmaslarla kaplı olsa da bir gün bakar ki  gözle görülmeyen bir virüs kadar bile değeri yoktur!  Ki günü geldiğinde bir ateş, bir öksürük derken, soluksuz kalıp gidivermekte…

O zaman bir daha düşünürsünüz: Nedir hayatı anlamlı kılan?

…YUKARIDA sonunda “kaderciliğe” kadar varan düşünceler zannederim pek çok insanı  acıyla titretir.

Bu acılardan biridir Kanser hastalığı..       Geçen hafta Kanser Hastalarına Yardım Derneği Başkanı Recai Karaismail “Kanserle” ilgili bazı açıklamalar yaptı, medyada da yayımlandıydı. Mutlaka okumuşsunuzdur çünkü KKTC kanserden kırılıyor, olay hepimizi ilgilendiriyor.

Nitekim  KKTC’deki Kanser vaklarıyla ilgili bakın Kocaismail ne diyor:

“KKTC’de her gün 2 yeni kanser vakası kaydediliyor. Bu da bir yılda 700 vaka olarak kayıtlara geçiyor.”

“1993’den beri Derneğe kayıtlı vaka sayısı 21 bin kişi.”

“Yaklaşık 7 bin kişinin ölüm nedeni ise kanser!”

 

Karaismail 1993’den bu yana 21 bin kanser vakasından 7 bininin ölümle sonuçlandığını söylüyor ve ekliyor:

Nüfusu 350 bin olarak kabul edersek her 100 bin kişiye düşen kanser vaka sayısı 200 olmakta…

…ÇOK kısaca  “Kanserden” ölüyoruz. Allah acıdı Koronavirüs’ü atlattık. Fakat her yönden büyük maddi ve manevi zararlara uğradık ki bazı insanlar için ölümden beter oldu..

Pekala, adeta yaşamları anlamlaştıran böylesi hastalıkların ölümcül etkileri söz konusuyken, öte yandan neden  kendimizi intihar eder gibi öldürüyoruz?..

TRAFİK  kazalarından söz ediyorum. İnsanların ölümüne araba sürdüklerine değiniyorum. Kaza yapıp ölürlerken başkalarını da öldürdüklerine yanıyorum.. Ve “neden” diyorum?

“Neden Trafik Kazaları en az kanser kadar, koronavirüs kadar ölümcül oluyor?”         …Aslında insanlarımıza bir haller oldu! Ki kendimi de o “hallerden” tenzih etmiyorum. “Çılgınlar gibi araba sürmek!”

BİLİR  misiniz? Kendimden biliyorum: Can sıkıntısı yada bazı sorunlarız varken… Hele kafanızda helezonlar çizerek ve sinekler gibi vızıldayarak dönüp duruyorlarsa..  Artık arabayı siz değil.. Akılları olmayan Pedallardaki ayaklarınızla  direksiyondaki elleriniz  kullanır.. Oysa arabayı doğru kullanabilmek için  makinesine, süratine, trafiğin yoğunluğuna ve çok aptal sürücülerin de olduğuna  dikkat edecek akıl gerekir..

Trafik polisleri “insanların bu ruh hallerini tespit edemezler, sürekli alkol yada dikkatsiz sürüş, sürat ararlar…

…HER neyse Kanser’den koronavirüs’ten girdik bir başka ölümcül vaka olan trafikten çıktık..

İnsanlarımız ölüyorlar ama.. Buna karşın ne kanseri yenebildik ne trafik kazalarını en aza indirebildik.. Şu halde ölmeye devam..


Etiketler

Benzer Haberler

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı