Bizde birçok şeyin yanlış gittiğini hepimiz biliyoruz. Biz birçok şeyi yanlış yaptığımızı biliyoruz fakat bu yanlışın önüne geçmiyoruz çünkü yanlış bize kazanç sağlıyor bu yanlışlardan nemalanıyoruz.
Enflasyon yükselirken hayat pahalı oluyor hayat pahalı olunca asgari ücret ve diğer maaşlara artış geliyor. Tüm bu fiyat artışları enflasyondaki yükselişten kaynaklanıyor.
Hepimiz fiyat artışlarına kızgınız ve de fiyat artışları konusunda fiyatları arttıran satıcılara kızıyoruz fakat onlarında yapabileceği bir şey yok. Çünkü yanlış ekonomi politikası sonucu enflasyon sürekli yükseliyor. Sonuçta satıcılarda ürünlerinin fiyatını artırmak zorunda kalıyorlar.
Sürekli fiyatları kontrol eden biz tüketiciler 6 ay önceki fiyatlarla şimdiki fiyatları karşılaştırıyoruz ve fiyatların ne kadar arttığına hayret ediyoruz. Oysa 6 ay önceki döviz sepet kuru ile şimdiki arasında %47 fark var. Yani döviz sepet kuru 6 ayda %47 artış gösterdi.
Peki enflasyona bakıyoruz resmi artış %33.32 gayri resmi %50 oranında. Haziran 2023 ayının yirmisinden sonraki artışlar resmi rakamlara yansıtılmamış bazı gıda ürünlerinde de eksi artış kaydı yapılmış bizimkiler tarafından bilerek fazla hayat pahalılığı verilmesin diye.
Döviz kuru %47 artmış enflasyon %33.32 peki fiyatlar ne kadar artmış 6 ayda? Birçok ürün bu süre zarfında 4-5 kez zamlanmış ve toplam zam artışı %65-70 civarlarına dayanmış.
Kurun daha fazla artmaması için baskılandığı bir ortamda kurun olası yükselme potansiyelini de dikkate alan satıcılar gelecek kur artışını ve enflasyon artışını da düşünerek ürünü olduğundan da pahalıya satıyorlar. Hal böyle olunca enflasyonun yükselmesine katkı sağlandığı gibi pahalılığa da sebebiyet veriliyor. Bütün bunların nedeni yükselen enflasyondur.
Gelecek enflasyonu dikkate alan satıcı fiyatlarını olduğundan fazla artırırken kar-marjı da olması gerektiğinden fazla artıyor. Fiyat artışlarının sonuç ilişkisini iyi kurmamız gerekiyor. Nedir bu sonuç ilişkisi?
- Türk lirasının önlenemez değer kaybı ve bunun için TCMB’ nın önlem almaması
- Enflasyonu önleyemeyen yetkili mercileri değil de başka sebep aranması
- KKTC hükümet yetkililerinin yüksek kar-marjlarını denetlememesi ve tüketici haklarını korumamaları 1977 Mal ve Hizmetler yasasını çalıştırmamaları
Bugün birçok AB ülkesinde olan ve hatta AB’den yeni çıkan İngiltere’de de uygulanan fiyat denetimleri ve kar-marj denetimlerinin en fazla ihtiyaç duyulan ülke eminim ki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetidir.
Neden-sonuç ilişkilerini doğru kurmamız gerekiyor.
Yerli gıda üünlerinde Katma Değer Vergisi sıfır oldu. Peki bu etiketlere yansıdı mı? Hep bir bahane var.
“Geceden sabaha sterlin ne kadar arttı görmüyor musunuz?”
Türk lirası hepimizi fakirleştirdi doğru denetimsizlik ve guduruluk.
Ama yüksek enflasyonda da sermaye varlığına varlık ekler bu da doğru ve sermayeden beslenen mevcut iktidar denetimi yapamaz o zaman besin kaynağı kesilir.
Neden-sonuç ilişkisini düzgün kuralım.
































