Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ne sağcıyız ne solcu, futbolcuyuz futbolcu

Gençliğinde hasbelkader biraz koşmuş, futbol oynamış siyasetçimiz, Başbakan olur olmaz Gençlik ve Spor Dairesi’ni Başbakanlığa bağlamış…

Şanslıyız yine de…

Maazallah çocukluğunda evinin arka bahçesine oyun için çukur kazmış olsa, Jeoloji ve Maden Dairesi’ni de Başbakanlığa bağlayabilirdi…

Tahtaya vuralım ki ucuz kurtulduk…

Ama artık hiçbir idari ilke ve kurala dayanmayan bu tür karakuşi uygulamalardan sizin de mideniz bulanmıyor mu..?

Hiç mi Anayasa’ya bakmıyor bizi yönetenler..?

Anayasa’nın 107. maddesi şöyle diyor: “Başbakan, bakanlıklar arası işbirliğini, Bakanlar Kurulunun genel siyasetinin yürütülmesini ve yasaların uygulanmasını sağlar”. Ne anlamak gerek bu hükümden? Başbakanlık, icracı bir bakanlık değildir. İcra, diğer bakanlıkların işidir. Başbakan sadece, bu bakanlıkların koordinasyonunu sağlayan mercidir. Her yeni hükümet döneminde başbakan ve bakanların keyfine göre bu türden, ne hukuka, ne de idari ilkelere uymayan uygulamalardan devlet çalışmaz hale geldi. Kamu görevlileri artık bir sonraki hükümet döneminde hangi bakanlığa bağlı olarak çalışacaklarını bilemez haldeler. Onları, gidenin ardından kurban kesmeye, geleni omuzlara almaya iten de bu zihniyet değil mi..?

Öyle görünüyor ki, Başbakanlığa bağladığı dairenin fonksiyonlarını şimdi de “daha üst” bir organa devretmeye niyetli…

Açık söyleyelim; Koordinasyon Ofisi, bu devletin yerine getirmesi gereken fonksiyonların, başka bir devletin eline verilmesidir. Bırakalım KKTC hukukunun çatır çatır çiğnenmesini, KKTC’de bu alandaki fonksiyonu yerine getiren dairelerin çalışanlarına ve yöneticilerine saygısızlıktır. Onların bu görevi hakkıyla yerine getiremediğini ima etmektir.

Buradaki derdimiz, Türkiye’nin eğitim, kültür, gençlik ve spor alanında KKTC’ye yapacağı yardımları yapmasına karşı çıkmak değildir.  Ancak bu yardımı yapmanın bir usul ve adabı vardır. Bu yardımlar da usul ve adab çerçevesinde yapılmalıdır. KKTC’nin “bağımsız bir devlet” iddiasına halel getirilmemelidir. Bu iddiaya halel gelmemesine en başta da KKTC’yi tanıyan tek devlet olan Türkiye’nin hassasiyet göstermesi gerekmektedir.

Anlaşma ile ilgili sorun, Türkiye Cumhuriyeti’nin Koordinasyon Ofisi aracılığıyla, eğitim, kültür, gençlik ve spor alanlarında KKTC’ye yapacağı yardımların reddedilmesiyle ilgili değil, Anlaşmada yer alan KKTC Hukuku’na uygun olmayan yetki devirleriyle ve hükümlerle ilgilidir…

Özgürgün, Havadis’e açıklama yapmış. Koordinasyon Ofisi açılması konusunda kamuoyunda yaşanan endişelerin yersiz ve gereksiz olduğunu söylemiş. İyi de, bu konuda imzaladıkları protokolün hükümleri öylesine muğlak ve yoruma açık ki, en iyi niyetli vatandaşın kafasında dahi soru işaretleri yaratıyor…

Tufan Erhürman’ın kendi sosyal medya hesabında yaptığı hukuki değerlendirme de endişelerimizin yersiz olmadığını gösteriyor. Erhürman, Anlaşmada yer alan bazı hükümlerin KKTC Hukuku’na uygun olmayan yetki devirleri içerdiğini söylüyor…

Üstelik, KKTC yasalarında değişiklik içeren bu türden protokollerin, Anayasamıza göre mutlaka Meclis’ten geçirilmesinin gerektiğini ifade ediyor…

Kamuoyunu bu kadar germeye ne gerek var?  Madem iki taraf da iyi niyetli ve ortada gizli bir ajandası yok, niye protokol bu alandaki endişeleri giderici şekilde daha da netleştirilip Meclis’ten geçirilmiyor?

Yoksa bir gizli ajanda var da bu yüzden mi..?

Futbolcu Başbakan acaba bu konudaki sorumuza, beylik suçlamalar dışında,  tatmin edici bir yanıt verir mi dersiniz..? 

YERİN KULAĞI VAR 

PROTOKOL ŞİMDİDEN ÇİĞNENİYOR: Ekonomik Protokol’un her konuda dikkat çektiği bir bütçe disiplini, kamuda küçülme vurgusu varken, hükümet göreve geldiği günden bugüne sadece atamalar ve görevden almalarla yeni müşavirler yaratarak, bütçeye ek yük getiriyor. Oysa protokolde, açıkların kapatılması var; Sosyal Sigortalar, İhtiyat Sandığı gibi batakların durumunun iyileştirilmesi var; hala yapılmayan milyonlarca ödeme var. Bunlar dururken, cevizcinin çuvalından oynuyorlar. Bu dere Dragon Çayı değil. Yakında kuruması da muhtemel…

BİZİMKİLER NE YAPAR?: Güney Kıbrıs’ta Meclis toplantılarına gelmeyen milletvekillerinin maaşlarından kesinti yapılacakmış. Darısı başımıza demek isterdim ama, aksine duyduklarımız zam hazırlığında oldukları yönünde… Üstelik de yakın bir geçmişte bir çok vekil, maaşlarının yetmediğinden söz etmekteydi.

TEK KONUŞAN ÖZGÜR: CTP, hükümetten gittikten sonra adete sus pus oldu. Ana muhalefet partisi ama, mevcut hükümeti bırakın eleştirmeyi, hala daha şaşkınlıklarını üzerlerinden atamadılar. Tek konuşan bir kaç eski bakan. Özellikle de Maliye eski Bakanı Birikim Özgür. Hani o da konuşmasa, vatandaş CTP’nin tatile çıktığını sanacak…

ÖZTOPRAK AVANTAJLI: DAÜ’de yeni rektör bugün belli oluyor. Son yoklamalar, eski rektör Prof. Abdullah Öztoprak’ın seçimi kazanacağı yönünde.  DAÜ çevrelerinden gelen duyumlar da, siyasi bir müdahale olmaması halinde, Öztoprak’ın ipi göğüsleyeceği ve DAÜ’nün  yeni rektörü olacağı şeklinde…

ONKOLOJİ SADECE BİNA MIDIR? Onkoloji Hastanesi iki aya kadar açılıyormuş. Bakan öncelikle hemşire ihtiyacı olduğundan söz ediyor. Peki ya uzman doktor? Şu anda insanüstü çabalarla görev yapan bir iki doktorun durumu? O konu nasıl halledildi? Ya da çocuk servisi? Hani eski hastanede kalmaya devam edeceği söylenen kanser hastası çocuklar? Bunlar halledilmedikçe, yüzlerce hemşire alsanız neye yarar…

TÜSİAD DÜMDÜZ: Türkiye’de her nedense, ekonominin içindeki insanların benimsediği dış politika hedefleriyle, siyasetçilerinki pek fazla uyuşmaz. Şu anda da TÜSİAD Uluslararası Koordinatörü ve AB Temsilcisi Bahadır Kaleağası, “Kıbrıs engeli kalktıktan sonra, hem AB ilişkilerimizde kazanacağımız ivme ve bunun getireceği siyasal ve ekonomik katma değer, hem de Kıbrıs adasının üzerindeki ekonomik etkimiz muazzam olacaktır. Kıbrıs’ta çözüm için ne gerekiyorsa yapmak gerekiyor. 1970’lerden kalma ulusal çıkar muhasebeleriyle 21. yüzyılda Kıbrıs sorununa yaklaşmak gericilik olur” diye konuşmuş. Olaya dümdüz baktıkları belli oluyor. Kıbrıs konusunda ağızlarıyla kuş da tutsalar, Türkiye’nin AB üyeliğinin, zor olduğunu görmek istemiyorlar…

[quote font=”helvetica” font_size=”14″ align=”justified” bgcolor=”#ffffff” color=”#444444″ bcolor=”#0065ad” arrow=”yes”]ZİRVEDEKİLER: KKTC A Milli Futbol Takımı: KKTC’ye uygulanan spor ambargosu nedeniyle uluslararası etkinliklere katılamayan millilerimiz, Abhazya’da düzenlenen CONIFA Dünya Kupası’nda üçüncü oldu. Bunca olumsuzluğa ve imkansızlığa rağmen alınan üçüncülük büyük bir başarı. Biliyoruz ki, imkan sağlansa bizim gençlerimiz de, daha büyük başarılara imza atacak bilgi ve beceriye sahipler. Hepsine de helal olsun…[/quote]

[quote font=”helvetica” font_size=”14″ align=”justified” bgcolor=”#ffffff” color=”#444444″ bcolor=”#0065ad” arrow=”yes”]DİPTEKİLER: Kutlay Erk: Köşe yazısında, Tufan Erhürman’ın CTP kurultayına tek aday olarak girmesini savunuyor. Gayet doğal, görüşünü savunacak… Ancak bu savumayı yaparken “Bu coğrafyanın en akıllı siyasi kadroları CTP’dedir” diye bir cümle kurmuş ki, bu gerçekten ayıp olmuş.  Tufan Erhürman’ın da böyle bir savunmayı benimseyeceğini sanmıyorum…[/quote]