Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ne olacak bu LYS’deki halimiz?

Türkiye’nin kurtulmak için uğraş verdiğive zorunlu olarak bizim de bulaştığımız YGS ve LYS sınavları gençlerin ömürlerinden ömür çalmaya devam ediyor. Türkiye farklı sınav çeşitleri için kafa yoruyor ama 13 Mart 2016 Pazar günü YGS sınavı yapılıyor. KKTC’den de bu sınavlara çok sayıda öğrenci giriyor. Her ne kadar da eski itibarı olmasa da geçen yıl 1342 KKTC vatandaşı bu sınava girmiş ve bunların da 782’si ikinci aşama olan LYS sınavına girmeyi hak kazanmıştı. Önümüzdeki Pazar yapılacak olan YGS sınavına kaç KKTC vatandaşının gireceğini Eğitim Bakanlığımız şu ana kadar açıklamış değil… Ancak ÖSYM’nin verilerine göre Türkiye ve KKTC genelinde 2 milyon 179 bin öğrenci YGS sınavına girecek.

ÖSYM, 2015’te yapılan YGS ve LYS ile ilgili istatistikleri her yıl olduğu gibi yaklaşık bir yıl sonra geçtiğimiz günlerde bir kitapçık halinde yayımladı.   Bu kitapçıktaki verilere göre liselerimiz Matematik-Fen puan türünde geçen yıla göre geriledi. Aslında bu eğilim birkaç yıldır devam ediyor. Tüm puan türlerinde geçtiğimiz yıl 6 lisemiz Türkiye’de ilk 1500 lise arasına girerken bu yıl sadece bir lisemiz bu başarıyı elde etti. Ancak buna karşın Türkçe-Matematik ve Türkçe-Sosyal puan türünde liselerimiz geçen yıla oranla derecelerini yükseltiler.
KKTC liseleri açısından en dikkat çekici üç noktaya parmak basmakta yarar var. KKTC’de sınavla öğrenci alan 20 Temmuz Fen Lisesi, Matematik-Fen puanı dahil olmak üzere, tüm puan türlerinde birçok genel lisenin gerisinde kaldı. Artık 20 Temmuz Fen Lisesi’nin masaya yatırılması gerektiği ve amacının da sorgulanmasının yararı vardır. Genel liselerin gerisinde kalacaksa, sınavla öğrenci almanın ve adına “fen lisesi” denmesinin bir anlamı yok bence… KKTC’deki kolejlerin ana hedefinin LYS sınavı olmadığı biliniyor. Buna rağmen A Level programları gibi LYS’de de kolejler ön sıralarda… Bu bakımdan kolejlerdeki LYS programlarının kaldırılmasını savunan biri olarak, yine de bu başarıyı taktir etmemek elde değil…
İkinci dikkat çekici nokta ise bazı okulların istikrarsız inişli çıkışlı durumları… Örneğin bir önceki yıl Türkçe-Sosyal puan türünde Türkiye’de ilk bin lise arasına giren ve KKTC birincisi olan Akdoğan Polatpaşa Lisesi bu yıl hiçbir puan türünde sıralandırmaya tabii tutulmadı. Son yılların en istikrarlı iki okulu olarak Erenköy Lisesi ve Bülent Ecevit Anadolu Lisesi dikkat çekiyor. Üçüncü önemli nokta da özel okullar. Zaten özel okulların önemli bir kısmı A Level koridorunu takip ediyor. Buna rağmen LYS koridorunu takip eden Yakın Doğu Koleji ve Doğa Koleji LYS’de beklenilen başarıya ulaşmış değil. Özellikle Doğa Koleji ÖSYM’nin sıralamasındahiç yok.
*******
Tüm bunlar bir yana, bizim gençlik yıllarımızda olduğu gibi bugünün gençleri arasında Türkiye’de öğrenim görmek önemli bir seçenek değil. Bizim dönemimizde İngiltere ve Amerika’ya gidebilen parmakla sayılabilecek kadar az zengin çocuğu vardı. Onun dışında Türkiye’deki üniversiteler önemli bir seçenekti. Şimdilerde lise son sınıfların önemli bir kısmı YGS sınavına girmiyor bile… Tercihini Kıbrıs’taki üniversitelerden yana kullanıyor. “Nasıl olsa bir üniversite ve bir bölüm bulur girerim” anlayışı hakim… Geçen yıl mezun olanlardan 180 civarında öğrenci A Level ile Avrupa’ya gitmiş, 80 civarında öğrenci de Türkiye’deki üniversitelere girdi. Eğitim Bakanlığı’nın verilerine göre 2015 YGS ve LYS aracılığı ile 555 kişi Türkiye üniversitelerine kayıt yapma hakkı kazanmıştır. Ancak bunların kaçının kayıt yaptığını bilmiyoruz. Kanaatimce bunların da önemli bir kısmı Türkiye’deki üniversiteleri tercih etmeyip, KKTC’de kalmayı seçmişlerdir.
Hal böyle iken, genel ortaöğretim yapılanmamızı yeniden gözden geçirmek ve değiştirmemiz kaçınılmaz olmuştur. Gerekli değişikliklerin yapılacağı yönünde hükümet programında da ibareler yer almaktadır. Bundan sonrası yapılacaklar için de ancak siyasi irade ve kararlılık gerekmektedir.