Ne Olacak Bu İnsanlığın Hali! - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Salı, Mayıs 28, 2024
Köşe Yazarları

Ne Olacak Bu İnsanlığın Hali!

Ece Uslu

Sorumluluk almak istemiyor günümüz insanı… Sevginin, saygının, insanın, hatta kendinin, kendi hayatının hiçbir şeyin sorumluluğunu almak istemiyor…

Yeni nesil bir türlü büyümüyor, 30lu yaşlara gelmişler hala anne-babalarının bebekleri. Evet hepimiz anne babamızın bebeğiyiz ama, gerek kendi davranışları gerekse ebeveynlerinin yaklaşımları da öyle. Önüne yemeğini, cebine parasını, evini, arabasını yani hayatını bekliyor ebeveynlerinden. Ama suçlamak ne kadar doğru bilemem. Öyle büyütülmüşler çünkü. Yani bunun sorumlusu bunları onlara sağlayamadıkları zaman kendilerini suçlayan ebeveynleri. Her şey o kadar kolay önlerine serilmiş ki büyürken, hayatın da tüm zorlukları üstlenip, tüm kilitli kapıları kendileri için açmalarını bekliyorlar.


İş beğenmiyor mesela, 2 gün zorlansa 3. gün işi bırakıyor. Hemen en yüksek konumdan en yüksek maaşla işe başlamak istiyor. Bu kendini bilmek değil aslında, nerde durması gerektiğini bilememek. Saygı denilen bir şeyden haberi yok pek çoğunun. El pençe divan olmaktan bahsetmiyorum. İnsana insan olduğu için duyulan saygı. Hayata saygı, en çok da kendine saygıyı bilmiyorlar aslında. Herkesin doğrusu farklıdır evet ama kendisine saygısı olan insanın, kendine hayat içinde savrulacak kadar sorumluluk almamasına olanak vermiyorum.

Kendi anne-babalarının annesi, babası, kardeşi gibi büyütülmüş bir nesilin kendi çektiklerini çocuklarına çektirmemek adına yaptıklarının bir sonucu bu. Ne denir ki? Belki de ne olacak bu gençliğin sonu demeyi bırakıp, artık olanlar üzerinde kendi sorumluluklarını görebilirler. Çünkü bir insana çocuk gibi davranmaya devam ettikçe, sağlıklı sınırlar çizmedikçe o insan hep çocuk kalmaya mahkumdur.

Evet sorumluluk almıyor bugünün insanı dedik. Ama artık toplum olarak giderek bu hale dönüştüğümüzü görüyorum. Dostluk, arkadaşlık, dürüstlük, erdem ve ahlak gibi kavramlar da bununla beraber yok olmaya yüz tutuyor. Herkes o kadar yoğun ki kimse kimseye verdiği sözü tutmak zorunda hissetmiyor. Herkes o kadar zorlanıyor ki hayatta ekstra bir insanın sorumluluğunu almak istemiyor. Seçenek bol ne de olsa. Biri olmazsa diğeri olur. Amaç anlık doyum sağlamak. Kimse kimseyi başına dert etmek (!) istemiyor. Herkes o kadar stresli ki iş dışında kurdukları tüm ilişkilerde sadece eğlenmek istiyorlar. Karşı taraf en ufak derdini açmaya görsün, etrafında tek bir kişi bile kalmıyor. Hayatı daha derinden yaşayan insanlar bu yalnızlaşmayı iliklerine kadar yaşarken, diğerleri sadece kendilerine nasıl zarar verdiklerinden bihaber bir şekilde savruluyorlar.

Sorunları oturup çözmek diye bir şey yok artık mesela, direk kestirip atmak var. Manipüle etmek var. Geçiştirmek var. Samimi ilişkiler, iyi günde kötü günde romantik ilişkiler ya da dostluklar yok. Alacağını alana kadar verilen sözler, kendine bile dürüst olunamayan birliktelikler, yarı yolda bırakılan insanlar var.

Etiketlemeler var. İşin ehli olmayan insanlar sayesinde ezberlenen yanlış bilgiler var. Tüm kişisel gelişim kitaplarında yazan şey; ‘Mutsuz birinin enerjinizi çalmasına izin vermeyin, uzaklaşın!’. Hadi ya! Köprüden de atalım ya da sınır dışı edelim mi? Evet hiç kimseyi kurtarmak bizim sorumluluğumuzda değil, ama bizle her acısını paylaşanı etiketlemek, dışlamak, ötekileştirmek neden? Mesafeni her zaman için senin zarar görmeyeceğin şekilde ayarlamak zaten senin sorumluluğunda ve yetişkin her insanın bunu biliyor olması gerek. Ama bu her mutsuz insandan koşarak kaçmak anlamı mı taşıyor? Tıpkı diğer her şeyden ve tüm sorumluluklardan kaçmak gibi burdan da kaçtık yani öyle mi?

Ne olacak bu insanlığın hali? Nasıl başladık nereye geldik. Konuştukça konuşulacak, düşündükçe üzerinde düşünülecek sorunlar büyüyor. O zaman napıyor insan konuşmuyor, düşünmüyor ve ezbere bir şekilde yaşıyor…

Yazdıkça fark ediliyor aslında, hayatı kaçarak yaşıyor insan. Hem de diğerlerinden de değil ha, en çok da kendinden kaçarak yaşıyor. Ne dersiniz?

Tepki göster
Bayıldım
2
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
2
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar