Böyle Arife günleriydi.
Bayram yeri Girne Kapısından çoktan alınmış,
Musalla Tabyası üzerine kurulmuştu.
O tabyanın üzerinde henüz ne Mücahitler Sitesi vardı ne de başka bir beton bina.
Sanırdınız ki Venedikliler o tabyaları savunma amaçlı değil,
Uçurtmalar için yapmışlardı…
…
Bayram esnafı yerini günler öncesinden alırdı ki ne kavga ne kalaba.
Şans arabacıkları sıra sıra dizilir,
Salıncaklar çocukları beklerdi…
…
Sabahleyin giyilmek üzere demir karyolalara bağlanan ayakkabılar çocuklar için dayanılmaz bir heyecandı…
…
Köylerden, kasabalardan akın akın insanlar inecekti şehere ama bugün Arifeydi…
…
Su sıkıntısı yine vardı lakin doğrusu bütün memlekete yeterdi.
Su satıcılarından alınan üç beş teneke su ile bu sıkıntı atlatılırdı.
Bugün su depolarına yedeklenen su,
O dönemlerde toprak küplerde yedeklenirdi.
Diyeceğim,
Yeterdi ve kavgaya kargaşaya, gelecek endişesine gerek yoktu…
…
Şimdi su yetmiyorsa, bunun nedeni adanın dört bir tarafının deniz olmasından kaynaklanır.
Çünkü bilimsel verilere göre,
Deniz olan yerde su olmaz…
…
Su demişken,
Bekir Paşa Su Kemerleri yapıldığında Babıali’den para yardımı istenmişti.
Bekir Paşa, Larnaka’da evlerine omuzlarında su testileri ile su taşıyan insanları gördüğünde çok üzülmüştü.
Bu yüzden su kemerlerini yaptırmayı,
Lefkoşa’dan Larnaka’ya su getirmeyi düşünmüştü.
Böyle güzel bir çabaya elbette Babıali de hazineden para sağlayabilirdi.
Ama umduğu gibi olmamış,
Osmanlı zırnık bile vermemiş,
Su kemerlerinin tüm masrafı da Derviş Paşa tarafından karşılanmıştı…
…
Doğrusu Babıali niye para vermiş olsundu?
O kemerlerden akacak sudan Osmanlıya geri dönecek herhangi bir vergi yani para olmayacaktı ki…
…
Arife günleri daha fazla su kullanılırdı.
Evler silinir süpürülür,
Hatta kapı önleri sulanırdı,
Rüzgarlar kalktığında serin serin essin diye…
…
Şimdi bisikleti yıkamaya birkaç maşrapa su bulunamıyor.
Çünkü hükümetlerimizin yaptırdığı bilimsel verilere göre,
Deniz olan yerde deniz suyu arıtılamaz.
Arıtılsa bile, bu su bisiklet yıkamak bir yana,
Bahçeler için de kullanılamaz,
Gülleri, karanfilleri tekmil bitkileri kuruttuğundan…
…
Diyeceğim,
Eskiden Arife günleri hep birlikte yaşanırdı.
Silahlar konuşsa da mutlu günlerdi.
Şimdiki gibi değildi.
Ama her dönemin sıkıntıları başkadır kuşkusuz…
…
Örnek olarak bugün,
Verilere göre “18 yaşın üzerinde 200 bin kişinin yaşadığı KKTC’nin bir yılda yasal yoldan ithal ettiği sakinleştirici ilaçların sayısı 83 bini, cinsel gücü artırıcılar ise 13 bini aştı.”
…
Kimse bu ahalinin üstüne yürümesin.
Ne yapacağı belli olmaz…
































