Köşe Yazarları

Narsistler dünyaya hükümdar olamaz

Yunan mitolojisinde “Narkissos” adlı yakışıklı bir avcıdan söz edilir. Bu delikanlı sudaki yansımasına hayran kaldığı için sık sık su kenarında kendi yansımasını seyretmeye gidermiş. Giderek yansımasına aşık olmuş ve nehir kenarından ayrılamaz olmuş.

Narkissos’u seyreden Echo (Eko, Yunanca “İho”) adlı su perisi ona aşık olur. Ne var ki ona olan aşkını söyleyemez çünkü Tanrıça Hera (Yunanca “İra”) tarafından cezalandırılmıştır. Hera’nın ana bir, baba bir kardeşi ve aynı zamanda kocası olan Zeus ikide bir Olimpus dağından inip perilerle gönül eğlendirmeye gidermiş. Hera bunu öğrenince tavus kuşlarının çektiği arabasına binip kocasını suç üstü yakalamaya gitmiş. Eko, Zeus’a yardım ederek onu suçüstü yakalanmaktan kurtarmış. Hera da onu yaşadığı sürece doğru dürüst konuşamamakla cezalandırmış. Sadece söylenen sözlerin son birkaç kelimesini tekrarlayabiliyormuş. (“İho” Yunanca’da “yankı, aksiseda” demektir.)

Ebediyen kendi kendini nehir kenarında seyretsin diye tanrılar Narkissos’u beyaz bir çiçeğe, yani nergise dönüştürürler. (Böylece “nergis” ya da “nergiz” kelimesinin nereden kaynaklandığını öğrenmiş oluyoruz.) O gün bugündür, çiçekler gökyüzüne bakarken nergis çiçekleri çoğunlukla yere bakar. Etrafta su varsa kendi yansımalarını seyretmek isterler.

Narkissos Batı dillerine “Narcissus” diye geçmiş ve o kelimeden de “Narcissism” ve “Narcissist” kelimeleri türetildi ki Türkçe’ye  “Narsisizm” veya “Narsizm” ve “Narsist” olarak geçmiştir. Ben pek rastlamadım ama ansiklopedilere göre “Narkizm” şekli de kullanılırmış. (Bana kalırsa bu kelimeler “Nergisizm” ve “Nergisist” olarak kullanılmalıydı. Böylece nergis ile ilişkili olduğu aşikâr olurdu.)

Bu terimler çeşitli zamanlarda farklı anlamlarda kullanıldı. 1914 yılında Sigmund Freud’un konuyla ilgili olarak yayımladığı makaleyle bilim dünyası Narsizm’i “özseverlik” olarak benimsemiş oldu. Yani bir kişinin kendi kendine aşık olması. (Egoizm veya egosentrizmle karıştırılmamalı.)

Psikologlara göre, politikacıların özellikle de başarılı politikacıların hepsi de narsisttir. Narsizm fazla olmadığı zaman yararlı olabiliyormuş. Narsist bireyler, çoğunlukla özgüveni yüksek olan kişilerdir ve bu insanlar başarılı işler yapabilirler.

Ne var ki narsismin fazlası bir tür hastalıktır ve bu tür politikacılar felâkete yol açan tehlikeli işler yapabilirler. Narsizm sendromu olan politikacıları veya herhangi bir narsisti nasıl ayırt edebiliriz?

Bu tip insanlar, kendi kendileri ile doludur. Her sohbetin kendi etraflarında dönmesini isterler. Övülmeyi çok severler. Kendilerini övecek birini bulmazlarla kendileri övünmekten geri kalmazlar.

Örneğin, Türk Lirası’nın tepe taklak gittiği günlerde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın çıkıp ekonomist olmakla övünmesi ve bu işi de “ince ince İnce’ye öğreteceğim” demesi narsizm sendromuna işaret eder.

Narsist olan kişiler, her işin en iyisini, en doğrusunu kendilerinin yaptığına inanırlar. Etraflarındaki başarılı insanları küçümsemekten çekinmez; onları tahkir etmek fırsatını da kaçırmazlar. Onlara hakaretamiz sözler sarfetmekten sakınmazlar. Bunu yaparken de zerre kadar utanmazlar.

Örneğin, Amerika Başkanı Donald Trump’ın kaba davranmadığı, hatta hakaret etmediği dost ülke ileri nerdeyse kalmadı. Kanada, Avustralya, İngiltere Başbakanları, Meksika Cumhurbaşkanı, Almanya Şansölyesi paylarına düşeni aldılar.

Narsistler, çıtkırıldımdırlar. En küçük bir hareketten alınırlar ve gücenirler. Eleştiriye hiç tahammülleri yoktur. Tayyip Erdoğan’ın başbakanken garibanın birine “Ananı al da git” diye haykırması kulaklarımızda hala çınlıyor.

Narsistler empati yapma yeteniğine sahip değildirler. Fedakârlık yapmasını bilmezler. Üstelik gösteriş yapmayı da çok severler. Boyunun kısa oluşundan mı nedir, Bazan başbakan bazan da cumhurbaşkanı olan Vladimir Putin, bedeninin ne denli kaslı olduğunu sergilemekten adeta zevk alır. Bedeninin üst kısmının açık olduğu fotoğrafların medyaya dağıtılmasına bayılıyor. At üstünde pozlar verir. Üstelik at üstünde kalmayı başarıyor ve attan düşmüyor. 66 yaşında olmasına rağmen beyaz kimono içinde gençlerle jiu jitsu güreşi yapıyor. Ta Kıbrıs’ta biz bunları izleyebiliyoruz. Allah bilir, Ruslar daha neler izlemek zorunda kalıyorlar.

Narsistler birbirlerini iyi tanırlar. Dünyanın en seksi erkeği olmakla övünen baş narsist Trump’ın hakaret etmediği liderlere bir göz atın. Putin’e, Netenyahu’ya, Erdoğan’a ve ölünceye kadar başkan kalabilmek için anayasayı değiştiren Çin lideri Xi’ye hayran. Kim Jong-un ile önce sövüştüler ama şimdilerde aralarından su sızmıyor. Bu liderlerin tümü de hem narsist hem de otokrattır.

Bir ilişkinin başında sevimli, çekici ve cömert olabiliyorlar. Ama bu tamamen geçici bir durumdur. Balayında melektirler, balayından sonra da şeytan.

Narsistlerin en tehlikeli yanları da hayal aleminde yaşıyor olmalarıdır. Bu nedenle normal insanlar dost çevrelerine, politikacılar ise ülkelerine büyük zarar verbilirler. Buna en güzel örnek da Adolf Hitler’dir.

Aslına bakılacak olursa, dünyanın kaderi bu narsistlerin eline bırakılmamalı.




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı