Müzikalle yankı uyandırıyorlar

10 Ağustos 2018 Cuma | 17:45

 

ALKIŞAR EDA KANDULU VE KEMAL BAŞAR’A:

Türkiye tiyatro ve dizi dünyasındaki gurur kaynağımız Eda Kandulu ve Türkiye’nin usta tiyatro yönetmeni Kemal Başar bir farkındalık projesi olarak takdir toplayan “Gözlerin Ardında Müzikal” heyecanını ve fazlasını bizlerle paylaştı

Teknolojiyle patlak veren dizi ve sinema dünyasının hayatımıza kattığı renge, hatta yeri geldiğinde ışığa diyecek sözümüz yoktur. Yine de tiyatro ve sinema&dizi karşılaştırmalarında başarılı ve usta oyunculardan hep o yegane sözü duyarız: “Tiyatro’nun yeri bir başka!”

Birçok usta, sahne tozu yutmayan oyuncuyu gerçek anlamda bir oyuncu kategorisine yüceltemez. Capcanlı bir performansla bütün bir sahneyi etki altına almanın verdiği haz ve heyecan ayrıdır nasıl olsa. Hele de bir tiyatro oyunu müzik performansıyla birlikte sunulunca ekibin de izleyicinin de aldığı hazza doyum olmaz.

İşte bizler de bugünkü sayfamızda İstanbul Tiyatro Keyfi’nin “Gözlerin Ardında Müzikal” adını taşıyan tiyatro oyununa ışık tutmak istedik. Kısa bir süre önce Havadis Ödül Töreni’nde ödüle layık görülen, Kıbrıslı olan, müzikalin kadın oyuncusu Eda Kandulu ve yönetmeni Kemal Başar ile görüştük.

Ünlü şarkıcılardan Özgün Uğurlu ile ülkemizin Türkiye oyunculuk dünyasındaki gururu Eda Kandulu’nun birlikte oynadığı, usta oyuncu ve yönetmen Kemal Başar’ın yönettiği “Gözlerin Ardında Müzikal” oyunu sadece sanatsal yönüyle değil, bir duyarlılık projesi oluşuyla da dikkat çekiyor.

Kemal Başar ve Eda Kandulu müzikalle ve sanata dair fazlasıyla ilgili bakın neler anlatıyor:

 

Down sendromuna dikkat çekiyorlar

Bizlere “Gözlerin Ardında Müzikal” oyununun içeriğinden biraz bahseder misiniz?

K.B.: Bu oyunumuzu aslında 21 yıl boyunca başta Romanya olmak üzere tek kişilik bir kadın oyunu olarak sahneledik. Sonrasında İstanbul Tiyatro Keyfi çatısı altında bir müzikale dönüştürdük. Oyun down sendromlu çocuğu olan bir kadının yalnızlaşmasına odaklanıyordu. Müzikale dönüştürülmesiyle birlikte konu aşk ilişkisiyle örülerek zenginleştirildi. Oyunun şarkılarını yorumlayan başarılı ve ünlü sanatçı Özgün Uğurlu, down sendromlu çocuk babası olarak projeye hem yeteneği hem de yüreğiyle büyük katkı koydu. Eda ise muazzam oyunculuk yeteneğiyle dramadaki başarısını gözler önüne serdi. Böylelikle ortaya yönettiğim 74 oyun arasından heyecanımı en çok tetikleyen bu güzel bir oyun çıktı.

 

Kıbrıslı bir yeteneği, Eda Kandulu’yu keşfetme serüvenini bizimle paylaşır mısınız?

K.B.: Doğrusunu söylemek gerekirse artık öğrenci yetiştirmek istemediğim bir dönemde oldu bu karşılaşma. Eda bana tavsiye edildiğinde yeni bir oyuncu yetiştirmeye pek de gönüllü değildim. Yine de Eda’nın hevesini kırmayıp onu görüşmeye kabul ettim. Onun İstanbul’da olduğunu sanıyordum. Meğer o dönemde Kıbrıs’ta ailesinin yanındaydı. Bir telefon görüşmesiyle çıkıp İstanbul’a geldi. İyi ki de geldi. Bunca yıllık meslek hayatımda birçok öğrenciyi yetiştirdim ancak verileni bu kadar kısa sürede öğrenip kendini geliştiren bir tek Eda’ya rastladım. Bu beni oldukça heyecanlandırdı ve müzikale kadın oyuncu olarak tereddütsüz bir şekilde Eda’yı uygun gördüm.

Yurtdışı temsilleri ve ödüller erken geldi

Müzikaliniz kısa sürede geniş bir kitlenin dikkatini çekti. Aldığınız dönütleri bize biraz anlatır mısınız?

K.B.: Müzikalimiz şubat ayında perde açmaya başlamasına rağmen sizin de dediğiniz gibi çok güzel dönütler aldı. Altı ayın içine yurtdışı temsilleri ve üç ödül sığdırdık. Temsillerimiz arasında Londra Tiyatro Festivali’ni ve İsrail’deki Yafa Portakal Tiyatro Festivali’ni sayabilirim. Bu bizim için gurur verici. Özellikle İsrail’e gideceğimiz zaman Türkiye’den hiç teşvik alamadık. Aksine “Biz sizi orada koruyamayız.” yorumlarıyla karşılaştık. Yine de bunlar bizi yıldıradı ve İsrail’de üç temsil birden verdik. Türkiye’ye geri döndüğümüzde ise takdirle karşılandık.

Müzikal olarak sırada hangi temsiller yer alacak?

K.B.: Türkiye’de kendi sahnemizdeki temsillerimiz bir yana elbette ülke içi turnelerimiz olacak. Bizleri şimdilik en çok heyecanlandıran ise Amsterdam ve New York temsilleri. Kısmetse 7-8 Aralık’ta Amsterdam’da perde açacağız. 15-17 Temmuz 2019’da ise New York’ta olacağız. Şimdilik Kıbrıs’ta eylül ayında yapacağımız temsille birlikte tam tarihi belli olanlar bunlar. Netleştik sonra diğerlerini de duyuracağız.

Kemal Bey, müzik kimliğiniz sanırım sadece müzikalle sınırlı değil. Bize biraz da müzik çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

“Kemal’in Şarkıları” adını taşıyan on şarkılık bir albüm çıkartmak için son hazırlıkları yapıyorum. Hatta stüdyo çalışmalarımı tamladım. Şarkıların sözü ve müziği bana ait. Sadece “Kapılar” adını taşıyan şarkımın sözlerini Eda Kandulu yazdı. Kısmetse albümü eylül ayına yetiştireceğiz.

 

Eylül’de Kıbrıs’ta perde açacaklar

Biraz da Eda’ya sözü verelim. Havadis Ödül Gecesi’nde aldığın ödülün size getirisi oldu mu?

E.K.: Elbette oldu. Havadis medya grubuna bana bu ödülü layık gördüğü için çok teşekkür ederim. Bu sayede “Gözlerin Ardında Müzikal” oyunuyla Kıbrıs’ta temsil şansını yakaladık. Ödül gecesine Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın teşrif etmesi bizim için büyük bir şans oldu. Törenden sonra Cumhurbaşkanlığından bizlere gösteri teklifi geldi. 10 ya da 11 Eylül tarihinde YDÜ-AKKM’de KKTC Cumhurbaşkanlığı himayesinde perde açmak üzere anlaşmaya vardık. Tüm tiyatro severleri gösterimize bekleriz.

 

Tiyatronun yeri sende bir başkadır elbette. Peki dizi oyunculuğuyla ilgili ne düşünüyordun?

E.K.: Bugüne kadar Muhteşem Yüzyıl” ve “Yeni Gelin” dizileriyle set tecrübesi yaşama şansı yakaladım. Benim için büyük bir keyifti. Hatta müzikalimizle aynı döneme çatışmasa “Yeni Gelin” serüvenim daha uzun gidecekti. Şimdilerde oyunumuz yoluna girdi. Dizi tekliflerine sıcak bakıyorum o nedenle. Eylülde yeni sezonla birlikte ekran karşısına çıkmak benim için çok güzel olur.

Tiyatro keyfi Kıbrıs’a uzanacak

Kıbrıslı bir yetenek olarak ülkemizde sanata gönül verenler için neler yapılmalı?

E.K.: Kemal Başar hocamın ülkemizdeki yeteneklerin önünü açmayı hedefleyen  bir projesi var. Tiyatro Keyfi’ni adamıza taşımayı ve ülkemizdeki yetenekleri önce yetiştirip sonra uygun projelerde yer almalarını sağlamayı misyon edinmeyi düşünüyor. Aslında projenin hem öğretmen hem de öğrenci açısından uluslararası bir boyutu olacak. Müziği, dansı ve dramasıyla iç içe bir eğitim anlayışıyla yetenekler yetiştirilecek.