Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Röportaj

Müzik hayatının hep vazgeçilmezi oldu

ALBÜM HAZIRLIĞINDA: Yıllarını müziğe adamış bir isim olan Kurultay Akbay, sonunda, ailesi, akrabaları ve dostlarının ısrarına dayanamayarak albüm çıkarma kararı aldı. Akbay iki yıl içinde tamamlamayı planladığı bu albümde eski ve yeni bestelerine yer verecek

KAÇAK MÜZİSYENLER VAR: Birçok alanda olduğu gibi müzisyenlerin de kaçaklarla başı dertte. Akbay’dan alınan bilgiye göre bazı mekanlar yerli müzisyenlerle çalışmak yerine Türkiye’de konservatuvar okuyan Türkiyeli öğrencilerle çalışıp daha az para ödemeyi tercih ediyor

Müziğe olan ilgisi küçük yaşta başlayan Kurultay Akbay, o gün bugündür müzikten hiç kopmadı. Akbay, “Köpükler”, “Titreşimler” ve “Davetsiz Misafirler” olmak üzere daha birçok müzik gurubu ile birlikte çalıştı.
Askerden çıktığı dönem Davetsiz Misafirler grubu ile ters düşen Akbay, bir dönem müzik hayatına piyanist şantör olarak devam etmek zorunda kaldı. 
Akbay o dönemin şartlarının onu gerektirdiğini ve mekan sahiplerinin ekonomik sıkıntılar nedeniyle orkestraya paraya ödemektense bir kişiye para ödemeyi tercih ettiğini anlattı.

Şüphesiz abisi Harber Akbay’ın rolü büyük…
Kurultay Akbay’ın bu kadar başarılı bir müzisyen olmasında şüphesiz kendisi gibi müzisyen olan abisi Harber Akbay’ın da önemli bir rolü var. Abisiyle arasında 10 yaş fark olan Akbay, abisi trompet çaldığı dönemde trompet, akordeon çaldığı dönemde akordeon, gitar çaldığı dönemde ise gitar çalmayı öğrendi. Abisinin o dönemlerde daimi bir grubu olduğundan söz eden Akbay, kendisinin de bu grup üyelerine müzik aletlerini taşmakta yardım ettiğin anlattı.

Grubun basçısının hasta olması fırsat oldu…
Kurultay Akbay ilk kez sahneye çıkma şansının abisinin bulunduğu grubun basçısının hasta olmasıyla buldu. Basçının hasta olması nedeniyle abisinin kendisine “Hadi sen bizimle çalacaksın” dediğini kaydeden Akbay o günü şöyle anlattı:
İlk kez orta üçte sahneye çıktım. Abimi çok severim ve abim hangi müzik aletini çalmayı öğreniyorsa bana da öğretiyordu. Daimi bir grupları da vardı. Ben onlara eşyaları taşımaları konusunda yardım ederdim. Bir gün grubun basçısı ya hasta oldu ya da grupla tartıştı tam hatırlamıyorum. Abim bana sen çıkacaksın dedi. Altın Tabya Otel’de bir balo vardı orada çaldım. Bunun ardından abimlere çalışmaya başladım.

Abisinin yanından ayrılarak kendi grubunu kurdu…
Bir süre abisiyle birlikte çalıştıktan sonra Gürsel Güngör ve Metin Peksoylu ile birlikte kendi gruplarını kurduklarını anlatan Akbay, bu grubu kurduklarında henüz lise 1 olduklarını ifade etti. Akbay, bu grupla istedikleri tarzda müzik yapmaya başladıklarını anlattı.

Önyargı hiç bitmedi…
Müzisyenlere karşı olan önyargının hiçbir zaman son bulmadığını kaydeden Akbay, müzisyenlerin özgür ruhlu olduğunu belirtti. Akbay, müzisyenlerin özgür ruhlu olması nedeniyle saç sakal, giyim tarzının biraz faklı olabildiğini ancak her işin adabına göre yapılması durumunda sıkıntı olmayacağını ifade etti.

Çok istemesine rağmen müzik bölümünü okuyamadı…
Yakın çevresi tarafından bile müzik öğretmeni olarak bilinen Kurultay Akbay aslında üniversitede İngilizce Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu.  Akbay kendi tercihinin müzik öğretmenliği olduğunu ancak puanının yetmemesi, İngilizce notunun da yüksek olması nedeniyle müzik bölümüne kabul edilmediğini belirtti.

“İyi ki İngiltere’ye gidememişim”
Üniversiteyi bitirmesinin ardından bir dönem İngiltere’ye gitmeyi düşündüğünü kaydeden Akbay, şimdi gitmediği için hiç pişman değil. Ülkesini ve Mağusa’yı çok sevdiğinden söz eden Akbay, üniversitenin bitmesinin ardından Kıbrıs’a döndüğünü ve sözleşmeli olarak bir dönem İngilizce öğretmenliği yaptığını anlattı. Akbay her ne kadar 6 yıl İngilizce öğretmenliği yapsa da bu dönemde müzikten hiç kopmadı ve Namık Kemal Lisesi Orkestrası’nı çalıştırdı. O yıllarda Namık Kelam Lisesi Orkestrası 3 kez birincilik aldı.

Piyanist şantörlükten sonra müzikten nefret ettim
Akbay, askerliğini bitirdiği dönemin ardından Davetsiz Misafirler grubu ile ters düşmesi nedeniyle piyanist şantörlük yapmaya başladığını ancak bu 6 yıl içinde müzikte nefret etmeye başladığını ifade etti. Piyanist şantörlükten vazgeçmesinin ardından bir süre sahnelerde yer almayan Akbay, bir bar sahibi arkadaşının daveti üzerine sahneye çıktığını ve yeniden gitara aşık olduğunu anlattı.

“Gruptaki arkadaşları toparladım”
Ardından gruptaki arkadaşlarını toparlamaya başladığını ifade eden Akbay, şimdi de Mağusa’da bulunan Kıbrıs Evi’nde cuma ve cumartesi akşamları sahne alıyor. Akbay şu şekilde konuştu:
“Bizde ayrım yok. Her türlü müziği çalıyoruz. Sevdiğimiz her şarkıyı çalıyoruz. Yeri geliyor arabesk, yeri geliyor blues yeri geliyor jazz çalıyoruz. Türkçe yabancı da bizim için fark etmiyor.”  

“İmkanlar çok değişti”
Müziğe yeni başladığı dönemle şimdiki dönemi kıyaslayan Akbay artık imkanların çok geliştiğini söyledi. Akbay geçmişte ülkede fakirlik oluğunu ve bu nedenle kitap ya da plak almanın çok zor olduğuna değindi. Ancak şimdi internet olduğunu ifade eden Akbay isteyenin internetten bakarak bir şarkının nasıl çalındığını öğrenebileceğini belirtti. Akbay ayrıca geçmişte ne ülkede ne müzik okulları ne dershaneler olduğunu söyleyerek, “Şimdi ülkedeki üniversitelerin müzik bölümü var, özel dersler veriliyor, Güzel Sanatlar Lisesi var” dedi.

“Ticaret adamı değil, müzisyenim”
Bir dönem müzik dershanesi ve stüdyo açtığını ancak bunun ticari bir şey olması nedeniyle devam edemediğini söyleyen Akbay, “Ben ticaret adamı değil, çalgıcıyım” dedi. Şimdi de isteyene müzik dersi verdiğini belirten Akbay, şu şekilde konuştu:
“İsteyene özel ders veriyorum isteyene yardımcı oluyorum. Özel dersler ücretli yardımcı olmamı isteyenler ise beni arayıp yanıma geldiklerinde yardımcı oluyorum. Tercih daha çok yardımcı olmamdan yana oluyor. Ama iyi ki yapmışım.”

GMTMK öğrencilerini çalıştırıyor…
Kurultay Akbay aynı zamanda şu anda Gazimağusa Türk Maarif Koleji Bandosu’nu da çalıştırıyor. Zaman zaman öğrencilerle birlikte sahne alan Akbay, öğrencilerine gururla bakıyor, onlarla sahne almaktan mutluluk duyuyor.

Yeni emekli oldu…
28 yıldır İngiliz üstlerinde polis çavuşluğu yapan Kurultay Akbay, 1 Nisan 2015 tarihinde bu görevinden emekliye ayrıldı. Bu görevin pek de müzikle alakası olmadığından söz eden Akbay, emekliye ayrılmasının ardından müziğe daha ağırlık verdi.

***

“Sanatçı” değil, “çalgıcı”
Pek çok müzisyen kendisi için sanatçı kelimesinin kullanılmasından daha çok hoşlansa da kendisinden “çalgıcı” diye söz etmeyi tercih ediyor Kurultay Akbay… Sanatçı olmanın çok ayrı bir şey olduğundan söz eden Akbay, Kıbrıs zaten çok küçük ve ikiye bölünmüş bir ada olduğuna dikkati çekerek, “Bu adadan ne çıkacak zaten. Küçük bir ada ve onunda zaten yarısında yaşıyoruz. Ne zaman Rodos’tan ya da Malta’dan ünlü bir müzisyen çıktığını duyduk. Duysak bile çok az” şeklinde konuştu.

***

Israrlara dayanamadı, CD çıkarmaya karar verdi
Ailesi, dostları, yakınları ve öğrencilerini kıramayan Kurultay Akbay sonunda bestelerini bir albümde toparlamaya karar verdi. Albümde yeni ve eski bestelerine yer vereceğini anlatan, Akbay’ın hedefi albüm çalışmalarını 2 yıla kadar tamamlamak. Akbay’dan alınan bilgiye göre Bülent Fevzioğlu, Arif Albayrak, Bedia Balses ve Candan Avunduk’un yazdığı sözlerde kullanılacak.

“Onlar sordu ben sordum”
Akbay yılardır kendine gelen “neden beste yapmıyorsun”, “neden albüm çıkarmıyorsun” sorularına “neden yapayım” diye cevap verdiğini anlattı. Artık Kurultay Akbay olarak bir CD çıkarmaya karar verdiğini ifade eden Akbay şu şekilde konuştu:
Radyoda kendi şarkını dinlemek çok güzel bir olay… Bazı arkadaşlarla görüştüm. Hedefimiz çalışmaların en geç 2 yıl içinde bitmesi.  Artık teknoloji ilerledi. Kendimi daha da geliştirip geniş kitlelere ulaşmak isterim.

***

Müzikte de kaçak işçilik
Birçok meslek grubunun olduğu gibi müzisyenlerin de başı kaçak müzisyenlerle dertte. Müzisyenlikten para kazanmanın zor olduğuna değinen Kurultay Akbay yaşana zorlukları şu ifadelerle anlattı:
“Bir mekana gidersin ve ne kadar istediğini söylersin. Sana çok para der ve ben Türkiye’den getireceğim. Türkiye’de konservatuar da okuyan yetenekli genlerden birini getirir. Hem burada tatil yaparlar ya da cüzi bir miktara çalışırlar. Böylece buradaki müzisyenler mekanlarda iş bulmakta zorlanır. Ancak ayni durum Türkiye’de yoktur. Çünkü Türkiye’de Müzik İşçileri Sendikası vardır.”